Son Dakika Haberler

Özerklikten sonra? ÖRNEK OLARAK İYİ ANLAŞILMALI…

Özerklikten sonra? ÖRNEK OLARAK İYİ ANLAŞILMALI…
Okunma : 117 views Yorum Yap

Özellikle eğitim boyutu dikkat çekmeye çalıştığım husustur. M.M.
Konu: Özerklikten sonra İspanya.
Kime:
Düşünür Fernando Savater: ‘Özerklikle Milliyetçilik Yumuşamadı, Bilendi’
‘Fernando Savater’i Vikipedi; “İspanya’nın yaşayan en popüler filozofu
ve deneme yazarı” olarak tanımlıyor.
Ayrılıkçılık sorunları ile özerklik meselesine harcadığı özel mesai
ile tanınan Savater’i, Cumhuriyet için Madrid’de bulduk. Ayrılıkçılık,
bölgecilik ve bölgesel milliyetçilik konularını “fırsatçı bir
hastalık” olarak tanımlayan tanınmış yazar; bu hastalığın “zayıflayan
organizmalara saldırdığını”, İspanyol devletinin de “zayıflayan bir
organizma olarak şu anda saldırı altında” olduğunu söylüyor.
Ülkesi İspanya’da kitapları satış rekorları kıran, Türkçeye de “Oğluma
Ahlak Üzerine Öğütler” isimli bir eseri ile çevrilen İspanyol solunun
ünlü düşünürüyle Madrid’de kitapları ile çevrili evinde
gerçekleştirdiğimiz söyleşi şöyle:
– Geçen 30 yılın sonunda, demokrasiye geçiş sürecinde kurulan özerklik
sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Özerklikler yenilgi mi oldu,
başarı mı?
“Bir bilanço yapmak mümkün ama bu siyah-beyaz bir bilanço değil.
Özerklikler her şeyden önce milliyetçilik ateşini söndüremedi. Bir
‘özerklikler devleti’ oluşacağına, ortaya çıkan devlet;
‘milliyetçilikler devleti’ oldu. Murcia ile (Portekiz sınırındaki)
Ekstramadura gibi milliyetçiliğin esamesinin olmadığı yerlere bile
milliyeçilik bulaştı. Bask, Katalonya gibi özerk bölgelerin,
‘milliyetçilik tehdidi’ ile ayrıcalıklar aldığını gören öteki bölgeler
de; ‘Bizim de özelliklerimiz var. Biz de ayrıcalık isteriz’ demeye
başladılar. Etkin olmayan merkezi devleti, özerklikler, ademi
merkeziyetçileştirdi. Yerel hükümetlerin devreye girmesiyle unutulan
köşelerin de ilerlemesini sağladı. Ancak bu çok pahalı bir sistem oldu
ve krizde bize ağır bilanço çıkardı. Almanya dahi ‘eyalet/lander’leri
sorgularsa, gerisini siz düşünün.”
Özerklikler problem oldu
– Almanya’da böyle bir tartışma mı var?
“Eski Alman Cumhurbaşkanlarından Johannes Rau, son konuşmalardan
birine, ‘lander’leri idame ettirmenin güçlüğünden söz etmişti.
Sistemin ekonomik yükü ve federal yasaların farklı eyaletlerce sürekli
veto edilmesinden yakınmıştı. Almanya ki zengin ve çok örgütlü bir
ülke, yakınırsa; İspanya gibi kötü örgütlenmiş ve etkin olmayan bir
ülkeyi varın siz düşünün. Özerklikler problem haline geldi.”
Resmi dil ‘out’, tedrisat bölündü
– Nasıl problem?
“Örneğin eğitim sistemi problem oldu. Bugün İspanya’nın 17 özerk
bölgesinde 17 tedrisat var. Her bölgenin tedrisatı ayrı. Bazı
bölgelerde ‘resmi dil İspanyolca’ ile eğitim yapılamıyor. Avrupa’da
başka böyle bir ülke yok.”
– Katalonya’da İspanyolca tedrisat yapılamıyor galiba!
“Katalonya’da yapılamıyor. Bask’ta, (Portekiz’in kuzeyi) Galisya’da,
(Akdeniz adaları) Balear’da zorlukla yapılıyor. Çocuklarının
İspanyolca öğrenmesi isteyen velinin, bu hizmeti alabilmesi için
paralı okul seçmesi lazım. İngilizceyi orada çocuk nasıl öğreniyorsa;
İspanyolcayı da öyle öğreniyor. (Özerk) Kamu okulları bu hizmeti
vermiyor.”
– İspanyolcayı çocuk nerede öğreniyor bu durumda?
“TV ve sokakta! Aynı şey değil tabii. Ama ‘İspanyolca nasılsa hâkim
dil. Okulda yerel dili öğrenecek!’ diye diretiyorlar. O zaman
aritmetiği de öğretmeyelim. Alışveriş yaparken nasıl olsa aritmetik
öğrenilmiyor mu? Böyle mantık olur mu? Ama işte oluyor.”
Yetkiyi geri almak mücadelesi
– Geriye dönseniz, özerklikte nereye dek giderdiniz?
“(Sosyalistlerden kopan) İlerleme ve Demokrasi Birliği adlı partiyi
(2007’de) kurduğumuzda, isteklerimizden biri devletin, özerkliklere
devrettiği yetkilerin bazılarını geri almasıydı. Özerk bölgeler,
devletin ademi merkeziyetçilikle daha iyi çalışması için kurulmamış
mıydı? Bu neticeye ulaşılmadığına göre mantıklı olan eğitim gibi bazı
yetkilerin geri alınması…”
Geri dönüş zor
“Ne var ki milliyetçilik tüm özerk bölgelere yayıldığında, geri dönüş
olanaksız oluyor. Tavizler, alanın yanında kalıyor. Üstüne hep daha
çok isteniyor. Bunun geri dönüşü yok. Hiçbir yolcunun olmadığı, kervan
geçmez yerlere hızlı tren istasyonu yapıyorlar. Uçakların inmediği kuş
uçmaz yerlere havaalanı konduruyorlar. Profesör ya da öğrencinin
bulunmadığı, beş bin nüfuslu kente üniversite yapıyorlar. Milyarlar
havaya gidiyor. Niye? ‘O özerk bölgede var. Bende de olacak!’ deniyor.
Mantık bu.”
– Merkezi devlet etkin olmadığı için özerklik yeğlendi, dediniz başta.
Ama ademi merkeziyetçilikte de benzer şekilde etkinlik sorunu çıkıyor
demek…
“Evet değişmeyen tek gerçek, etkin olmamak… Bazılarının rüyası
özerkliklerle bu sorunu aşmaktı. Ama ‘İspanya devletini’ de korumak
istiyorlardı. Hedef 17 devlet yaratmak değildi. Biz yalnızca daha iyi
bir yönetim istiyorduk. Özerklikten çıkarılan dersle bugün söylenecek
şey, bazı yetkilerin geri alınmasıdır.”
(Sürecek.)
Nilgün Cerrahoğlu