Son Dakika Haberler

SKLETRİNAS KRALİÇESİ , “Faytonu Kim Çaldı” (6)

SKLETRİNAS  KRALİÇESİ , “Faytonu Kim Çaldı” (6)
Okunma : 109 views Yorum Yap

Masal prenslerini kandırmak için kurulan tuzaklardan biriydi yaşanılanlar, prensler, dükler, lordlar, kontesler, kırmızı bulutlar dolaşıyordu etrafta, bazen gökyüzünde güneş gözüküyordu, parçalı bulutlu bir yaşam vardı, Gök gürültüsü bastırdı birden,

Fırtınalar kopuyordu Skletrinasta..

Skletrinas Kraliçesi saraydan çıkmak üzereydi, Faytonumu hazırlayın dedi. Skletrinas ta yer gök bir daha inledi, şimşekler çaktı, gök gürledi, hayat bir tuhaftı.

Fayton kaybolmuş, faytoncu yok olmuştu bunları kraliçeye anlatmak zordu,

Yalakalar devreye girdi, dalkavuklar yağcılık yaptılar, Soytarılar her türlü imkanları seferber ettiler, nafile. Bir tutam güneş parıldar gibi oldu, insanlar gökyüzüne baktılar.

Bulutlar üzerinde FAYTON yükseliyor, lakin Skletrinas Kraliçesi faytonu bekliyordu..

Aşk tanrıçası Atemaus, bir elma getirmiş, içinde kurt vardı..

İbrahim Müteferrika uzaktan sarayı seyrediyor, Skletrinas Kraliçesinin yolunu gözlüyordu!

Halk isyandadır, memur maaşları için ülke genelinde direniş yapılmakta,  3+3,5 lar konuşulmakta, Kraliçe de bundan faydalanmakta dır.

Anlaşma yapılamamış.. halk saraya karşı ayaklanmış.

Halk kitleleri sarayı basmak üzeredir, Ahali ayaklanmış,  sınır tanımayan özgürlükçüler olarak savaşmaktadırlar, sarayın duvarlarına çıkarlar,

Brütüs bir hamle ile kalenin en uzak duvarına çıkar, karşısında soytarı vardır, soytarı bir hamle ile Brütüs’ün karşında  belirir, halk önderi yakın arkadaşıdır,

Soytarı kapıda belirir, sende mi Brütüs!

Tarihte bunu Kral söyler! Siz öyle sanıyorsunuz!

Soytarı krallığını ilan etmemişmiydi?

İşte sarayda “yetkisiz yetkileri” kullanan soytarı, amacına ulaşmak için Brütüs’ü kandırmaya koyulur,

Soytarı ile Brütüs masada pazarlığa başlar, 3+3,5 maaşlar unutulmuş, Konu Skletrinas Kraliçesinin faytonudur.

Soytarı FAYTONU KİM ÇALDI DER.

Brütüs havaya bakar! Fayton uçuyor der, Lakin Faytonun içi boştur…

Olaylardan haberdar olan Skletrinas Kraliçesi bozuntuya vermez, halkın arasına karışır, halk panayır yerinde toplanmıştır.

Günlerden Pazartesidir, Paskalya Yortusundan Bakla Hurani yapılır, renk çümbüşü  içinde yumurtalar, kesinkinden biraz uzak dinlendirilmiş şaraplar, Bir yanda Ayia Paraskevi Rum Kilisesi bahçesinden geçerken Skletrinas Kraliçesi panayırda halkı seyreder,

 

Satıcılar, Ayakçılar, “Beş koy yirmibeş al diyen iki ayaklı hokkabazlar”, Şekerciler, Lokumcular, Macuncular, Niyet çeken “günahkar tavşanlar”, Salıncaklar, sallanan “şeytan kayıkları,”

İskelede faytoncular.

Fadalya  mahallesinde (Balta limanı) Mişel, faytonu ile Kraliçeyi almaya gidecektir,  Skletrinas a gelecektir. Lakin sorun vardır.

Mişel  Fadalya da atları çaldırır.

At yerine faytona kendini takar, yol boyunca hızla koşmakta, bir beygir gibi haykırmaktadır, Bir yandan üzülür, yetişememe korkusuna kapılır, bir yandan Faytonu çeker, bir yandan daha hızlı koşmak için at olmadığından kendini kamçılar, kamçılar, yorulur kan ter içindedir. Gene kamçılar.

Kan ter içinde, acılar, vücudunda kamçı izleri, yaralar, delinmiş gömlek, kan izleri, ayaklarda yarılmış çarılar,

Atlar yoktur, Skletrinas Kraliçesi için kendi at olmuştur.

Bir yorgunlukla ah çekerek, bitkin bir halde, nefes alacak bir tutam, direniş gücünden yoksun. Skletrinas a varmıştır.

Faytonu yol kenarına bırakır, deniz kenarına geçer vapur iskelesinde, yüzünü yıkar, iskelenin kenarına uzanır, yatar uyur.

İskeleye vapur yanaşmaktadır. Biraz sert yanaşır, Sarsıntıdan kenarda uyuyan Mişel denize düşer, kaptan farkında değildir,

Denize düşen Mişel, geminin tornistan yapmasıyla pervanelere kapılır, kaptan farkında değil, bır kıymık tanesi kadar, vucudu lime lime her bir parçası hamsi boyunda ayıklanmış parça dilimler halinde. Deniz kan kırmızısı, köpürmektedir,

 Rum güzeli Rodi haberi alır almaz, iskeleye koşar, agıtlar yakmaktadır.

Rüyalardaki fayton bulutlar arasında uçar gider, bir daha kimse sihirli faytonu göremez.

“Senato toplanmıştır.”

Tüm personel odalarda hazır, Midilli Meto masasından zarfları çıkarır, elinde onlarca zarf, her bir zarfı ayrı ayrı masalara bırakır,

Kapıda Alex belirir,

Heramlos kapı aralığında Senatoyu seyreden Alex le karşılaşır,

 

Alex ne oldu der,

Postacı geldi Heramlos, Midilili Meto ya zarfları bıraktı, lakin bana mektup gelmemiş!

Zarfları açarlarken seyrediyordum Heramlos, senin rahmetli büyükbabanı gördüm, zarfların içinde resimleri vardı “Benjamin” dedenin,

Heramlos inanır. Alex’e çaktırmaz. Masasına oturmadan önce Alex’i göndermeyi dener, Ama inanmaz görünür!

Gördüm onu bana bakıyordu yeşil yeşil. bir yüzü semiz otu, diğer yüzü fesliyen gibiydi,

Rodi’nin ablası Clara, zarfın içinden yeşil demetleri alınca bizim tarladaki karalahanalara benziyordu.

İnanamazsın Heramlos senin büyük baban Benjamin çok ulu bir insan olmuş,

Alex dayanaz!

“Heramlos bana da büyükbabanın resminden birkaç tane verirmisin?”

Sana da bir gün gelir, acele etme Alex.

Alex eve gider,

Yoldan biraz hamsi almıştır, Biraz koç yumurtası, 3 şişe şarap,  morali bozuk, yorgun, üzüntülü,  kahır çeker, yarın cenaze vardır. Mişel yolcu olacaktır.

Gece kararmıştır, küçük yağdanlığı olan camları temizlenmiş duvar da fener vardır. Onu yakar, masasını hazırlar, Bir şişe şarap, derinden nefes alır kafaya diker içer, biraz zaman geçer, bir yudum daha alır,

Kapı çalar

Heramlos gelir, Alex masada bir şişe şarap daha açar, bir diker, içer babam içer,

Heramlos bu nedir Alex.

Hamsi kuşu der, yanındakiler koç yumurtası der,

Ah Alex Ah ..

Bu yediğin Mişel in kuşu, yanındakilerde taşakları der.

Alex iyice sarhoş olmuştur. Olduğu yere gömülür, derin bir uyku çeker.

Vakit epey geçmiştir!

Alex uyanmaz,

Kapı çalar.

Tik tak, tik Tak.

Alex sarhoşluktan geç uyanır!

Yataktan kalkar,

Kapıya koşar.

“Faytonların rüzgarından esen toz bulutları arasında hafif göbekli bir karaltı görür kim olduğunu seçemez.”

Alex’in kalktığını duyan Heramlos aşağıya iner,

Geldi mi?

Geldi ama yetişemedim der.

Kapıyı iki kere çaldı ama ben uyanamadım!

Heramlos tarihi lafını söyler!

Ah Alex Ahh.  “Postacı kapıyı iki kere çalar!!”

 

Devamı.. SKLETRİNAS -7 “Postacı Kapıyı İki Kere Çalar”

Gökte Dolunay Vardır! Çekmecede Stoklar Bitmiş. İbrahim Mütteferrika Nöbetçi Eczaneye aramaktadır..

İbrahim Müteferrika yetişemez, Skletrinas Kraliçesinin odasında Postacı …………

 

Mustafa BALCI