Son Dakika Haberler

SKLETRİNAS KRALİÇESİ “Kralın Soytarısı” (5)

SKLETRİNAS KRALİÇESİ   “Kralın Soytarısı” (5)
Okunma : 234 views Yorum Yap

“Kralın Soytarısı gitti diye saray yıkılmaz.”

Skletrinas ilçesinde Kral olur, Kraliçe olur da, Kralın soytarısı olmaz mı?

Kral, seyyahate çıkar, ilçesinin topraklarında ticareti geliştirmek, yeni iş olanakları hazırlamak, yeni insanlar tanımak ister, uzun bir yolculuktur, halkına yeni kazanç kapıları açmak için kervanını yanına alır, yanında Kraliçe ve en sevdiği Prens vardır.

Skltrinas boş kalmaya yüz tutmuş, ülkenin en büyük sorunları ile yüzleşmesi gereken ahali uyumakta, nefes aldığı topraklarda bir tutam can damarı kalmamış, tüm yönetim şekli değişmek üzeredir.

Kralın dönüşü uzun sürebilir,

Ülkesinde yasalar değişmiş. Düzen oldukça yersiz uygulamaların esiri olmuş bir şekilde karamsar halkın umutları tükenmiş. Halk çaresiz, Yasalar talan edilmiş. Bütçeler yok denecek kadar az, Yolsuzluk hak edenin olmuş, Kral ilçesinde mutlu bir yaşam sürerken, ülke yok olmuş. Halk kralın rahatlığına şaşırmaktadır.

Skletrinas Kraliçesi seyahate çıkmadan önce önlemlerini almış, yetkilerini devretmemiştir.

Lakin tedirgindir.

Gidişini değil, dönüşünü merak etmektedir. Aklı sarayda kalmıştır.

“Bir yanda Dalkavuklar kol gezerken, Soytarıları merak etmektedir.”

Saraylarda Dalkavukluk Doğu kültürüdür, Soytarılık ise Batı kültürü.

Her ikisi de eski çağlardan beri kurumsallaşmışlardır,

Skletrinas sarayında soytarı, Sarayda özel yeri olan bir kişiliktir, tahtın yamacına konmuştur,” protokolün hem içindedir, hem dışında…”

Bir bakarsın ki, soylu törenlerin en görkemli dakikasında soytarı yerde yatıp yuvarlanmaya başlamış Prenslerin, Düklerin, Baronların, Kontların, Kardinallerin kırmızı bayram balonu gibi şişirilmiş ciddiyetlerini sivri yergileriyle delerek ortalığı birbirine katmış öfkeleri, kahkahaları, fısıltıları, kaygıları soytarılığın sarmalına dolayıp saray halısı gibi salona yayıvermiş.

Soytarı “evet efendimci” değildir.

Zamanı geldiğinde efendisini bile gereğinde mizahla iğneleyerek, hoşgörü içerisinde yergilerini Kralın yüzüne söyleyebilir.

Böyle durumlarda Kralın suratı asılır bir an, ama aldırmaz görünür.

 “Canım bir soytarının söylediğinin soytarılıktan gayrı ne anlamı olabilir ki?..”

Soytarı, zanaatının koşullarında, kişilere ve olaylara yönelik yergileri gülmeceye dönüştürüp taşı gediğine koymasını bilen kişidir.

Egemenlik güçleri halktan değil Tanrıdan kaynaklanan Kralların saraylarında cins ev köpekleri gibi cins soytarıların bulunduğunu tarihler yazarlar. Öyle bir av köpeğidir ki soytarı, Kralın çevresindeki soyluları kokularından tanıyıp gülünç yanlarını ortaya çıkarır, alayla karışık, şakayla barışık biçimde vurgular.

“Soytarı ile dalkavuk arasında en büyük fark, Dalkavuk balonları şişir, Soytarı balonları iğneler.”

“Bu yüzdendir ki. Zaman içinde Skletrinas ta nice dalkavukların olayları nasıl şişirdiği bilindiğinden soytarı her dönem balonları patlatır ve her yeni bir dönemde daha fazla yetki alarak Kralın en güvendiği adamlardan birisi olmaktadır.”

Skletrinas halkı, Modern, Çağdaş, Entelektüel, Aydın kitleden oluştuğundan, kendi toplumu içerisinde örgütlü eylemlere tepkileri farklı olmaktadır.

Halk bilinçlidir.

Soytarının görevi Kralı memnun etmektir.

Memnuniyetini halka anlatmaktır. Halk ta dileklerini ve isteklerini sunar. En zor ileri bile soytarı şaka yoluyla Kral’a söyler.

Skletrinas KraliçesiAlmanya İmparatoru I. William torunlarından Aachen Dük’ü Prens Karl-Heinz Lambertz ile görüşmeleri oldukça uzun sürmektedir.

Bunu fırsat bilen Soytarı “Yetkisiz- yetkisini “ farklı bir misyon için kullanmıştır.

Soytarı bir ihtişamla hazineden aldığı fazla bütçeyi, sarayın içinde kendisine soytarılık yapacak olanları sevindirmek için kullanmaya başlar.

Kral ve Kraliçe yoktur. Artık soytarı kendini Kral yerine koyar!

 Soytarının, Soytarısını oluşturmaya başlar.

Altınlar, sikkeler elindedir artık, Skletrinas da Eli kalem tutan, resim yapmayı bilen kim varsa yanına toplar, her biri Soytarı için methiyeler yazacaklardır. Resimler basacaklardır.

Zaman hızla ilerlemektedir. Oysa geçmiş zaman içerisinde Kral ve Kraliçe her seyahate çıktığında soytarı aynı işleri yapmaktadır.

“Kendine yakın adamları toplar, alim kesim yaratır ve yazarlar ve çizerler boy boy resimlerini Skletrinas’ta yayınlarlar. Artık iş o kadar büyümüştür ki, Kralın yaptığı hizmetleri ben yaptım diyecek kadar ileri gitmektedir.”

Kral bilmez. Skletrinas Kraliçesi durumun farkında lakin uzun vade planlarından dolayı ses çıkarmamaktadır.

Soytarı her dönem fırsat eline geçtiğinde keseden bolca yazar ve çizer takımına dağıtmakta, sevdiklerinin eserlerini Krala çaktırmadan yayınlamaktadır.

Skletrnas halkı o kadarda aptal değildir.

Soytarı sarayda nasıl yer bulmuştur?

Halk merak etmektedir.

Skletrinas ilçesinin sakin deniz kenarında lambalarla süslenmiş, Ülkenin Büyük Kurucusunun heykelinin orda, İbrahim Mütteferika ya giderler. İbrahim Mütteferika olaylardan an ve an haberdardır.

“Yüksek Kardinallerin”  icra kurulunda Kralı mutlu edecek, onu neşelendirecek ve her daim yanında bulunsun diye adam aranırken. Soytarı akıllarına gelir, Kardinallerin birinin önerisi ile soytarı Kralın yanında yer bulur.

Kral her zaman, ilçenin Yüksek Kardinalleri ile dost olduğundan hiçbir zaman hatırlarını kırmaz. Soytarıyı yanına alır.

Soytarıya güvenir ama, “ Ciddiye almaz.”

“Ne zararı olacak canım alt tarafı bir soytarı der!

“Soytarının üst tarafı hazırladığının farkında değildir.”

İbrahim Müteferrikanın hemen yanında bulunduğu Büyük Kurucun Doğum Günü vardır,

Tesadüf bu işte. Kral ve Kraliçe aynı gün dönmüşlerdir.

Kral ilçesinde hazırlıkların çok güzel olduğunu, eksiksiz ve renkli bir kutlama tören olacağını düşünür. Çünkü Bütçe, Hazine yetkileri sonsuz olarak hizmete sunulduğunu zanneder.

Kutlama günü gelip çatar.

Halk meydana, sabahın erken saatlerinde, ellerinde bayraklarla beklemektedirler. Halk şaşırmış bir Kral’a bakar. Bir soytarı ya.

Soytarı etrafa gülücükler yaymaktadır.

Kral üzgün.!!

Diğer ilçelere bakar, Büyük Kurtarıcının doğum günü için ülkenin her tarafında halk çoşkuyla törenlere katılmakta. En yakın ilçelerinin bütün meydanları sokakları bayraklarla ve resimlerle süslenmiş. Kendi ilçesinde hazırlık hiç yapılmamıştır.

Halk mırın kırın eder. Mütteferrika uzaktan seyreder.

Soytarı, bunu neden yapmıştır?

Kral güvendiği için bunu bilemez.

Ne olacak canım alt tarafı bir soytarı der. Mİ?

Soytarı, Tören yerinde Kral ıslanmasın diye çadırlar kurmuş, iyi niyetli ve uzaktan seyreden tatlı bir entelektüel halk, sağnak yağmur altında erimesin diye iyi niyetle hareket edildiğini zanneder.

Gerçekler hiçte öyle değildir. Soytarının başka marifetleri de vardır.

Bir gün sonra asıl plan meydana çıkar.

Soytarı Kardinallerden gizli olarak, Derin Cemaat le ilişkiler kurmuştur. Derin cemaat, bugün halk pazarı dedikleri, Cemaat için Kermes düzenlenmektedir.

Soytarı. Sklenrinas sarayının tüm imkanlarını bu cemaat  “Dindar Kardeşler”  için kullanır, aynı çadırları seferber eder. Hazineden kese vermiş mi? bilinmemektedir.

Soytarı bunu niçin yapmıştır?

Artık kendisine imkan sağlayan “Yüksek Kardinaller” icra kuruluna güvenmemekte mi?

Derin cemaatin gücü, Kralın yanındaki soytarıları etkisi altına almış, kuyusunu mu kazmaktadırlar.

Soytarı ve soytarılar kendi bağlı oldukları camiadan bir umut beklemediklerinden olacak Cemaate yaranmak için hizmet mi ediyorlar.

Meslek Soytarılık olunca Cemaat. Kardinal, Camia, Parti dinlemiyor,

SOYTARI, SOYTARIDIR.

Kral artık Soytarısını kontrol edememektedir. Soytarı kontrolden çıkmıştır.

Halk tepkilidir. Olayları yadırgamakta, İbrahim Müteferrika ya dert yanmaktadır.

Müteferrika yazar.

İnsanoğlunun erişebileceği en üst rütbe, yaşamla da ölümle de dalga geçebilen bir soytarı olmaktır. Gülme, tarihi alaşağı ederek gerçeği açığa çıkarır; Halkı iktidara taşır. Takılın soytarıların arkasına… Dünyanın bütün soytarıları birleşiniz. Yediklerinizden başka kaybedecek neyiniz var?

Devamı. SKLETRİNAS KRALİÇESİ -6  “Faytonu Kim Çaldı”

Mustafa BALCI.