Son Dakika Haberler

SKLETRİNAS KRALİÇESİ – “Um, Dois, Três, Dort” (4)

SKLETRİNAS KRALİÇESİ – “Um, Dois, Três, Dort” (4)
Okunma : 76 views Yorum Yap

Yeryüzünde kutsal topraklar olarak Mekke, Medine, Kudüs şehirleri kabul edilmiş tarih biçimlenmiştir, tarih din doğruları üzerine toprakların kutsallığını belirlemiştir.

Ticari kutsal topraklar neresidir?

Hiç değişmeyen, Hong kong, Tokyo, Londra, New york, yakın tarihte daha değişken şehirler çıkmakta, Dünya ticareti uluslar arası stratejiler geliştikçe, yeni ülkeler yaratılacak, her on yılda bir Dünya üzerinde yeni ülkeler kurulmaktadır.

Kutsal şehirler değişecek, gelişecek, farklı özelliklerde değerlendirilecektir,

Şehirlerin kutsallığı üzerinde etkiler ülkemizde yaygın olmakla birlikte, belirginleşmesi ve kabul edilme hakkı zor koşullarda oluşmuş, uzun deneyimler, gelişmeler sonucunda iki il kabul görmüş, Kutsal şehirler kervanına yakın tarihimizde ülkemizden Rize ve Sivas eklenmiştir.

“Rize topraklarının kutsallığı, yeryüzünün en eski medeniyetlerinden oluşu, toplumu, kendilerine özgü üstün ırkı, bedensel fiziki durumları Dünya insanları arasında farklılıklar göstermektedir, Yüz yapıları, din ve ahlak anlayışlarındaki katı – sert- affetmez tutumları, akrabalık ilişkileri, toplum önderi olma özellikleri, dilleri ve folklorik zenginlikleri dünya üzerinde farklı insan modelini oluşturmaktadır.”

DNA ları karışmamış, melez ilişkiden doğan çocuk dahi mutlaka yüzde 90 Laz damarı almıştır.

Topraklarının verimli oluşu, halkın ölülerini bu verimli toprağa gömdüklerinden, yeni doğan filizler üstün ırktan gelen DNA ları sayesinde,” İş adamları, Millet vekilleri, Başbakan çıkarmakta olduğundan ( en çok Millet Vekili, en çok Başbakan, Tüccar, Müteahhit) çıkaran kutsal topraklar olarak kabul edilmiştir.”

Anadolu medeniyeti tarihte çok farklı gelişmeler sonucu oluşmuştur,

Bizans’tan, Selçuklulara, Meryem anadan Artemis’e, Selçuklulardan ipek yoluna, Hititlerden Osmanlıya kadar uzanan bir tarihi içinde barındırmaktadır,

Maalesef bu uygarlık, Bizans’tan başlayıp, Osmanlı’ya, sonra Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’ten tekrar Yeni Osmanlı’ya olmak üzere beş dönemdir Anadolu’yu şekillendirmektedir,

“Kutsal Anadolu topraklarından biri de SİVAS tır.”

Antik çağdan Selçuklulara kadar durağan bir tarih izleyen yakın tarihin aşıklar diyarı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan aşk ateşi ile yananlardan bugün insanların benzinle yakıldığı şehirdir.

Kutsal topraklardan Rize toprak zenginliği, iktidar, ekonomik güç olarak bahsedilir.

Sivas ise, Cumhuriyet, özgürlükler, şiir, edebiyat, aşk, sanatkarlar diyarı iken, bugün siyaset, düşün adamı, entrika, adam kullanma ve satma ile ünlü olmuştur.

“Gılgameş destanında Ana Tanrıça İştar veren, yetiştiren ve yönetendir.”

“Mısır tanrıçası Ramses ise gücünü yönetime ve bağışlamaya adamıştır.”

Kutsal şehirlerden Rize de tanrıça çıkmaması, hükmedenin zalim, hamsinin gücü, bereketli topraklardan yetişen çay ile hükümdarlar çıkmıştır. Yer altı Uranyum madenlerinin üstünde yetişen radyasyonlu çaylar içenleri halüsinasyonlar görmeye, bunun etkisinde kendilerini dev aynasında görerek İmparator olarak kabul etmişler.

Kutsal şehirlerden Sivaslı olup kutsal ilçe Skletrinas’a hizmet etmek için gelen, Ana kraliçe olmaya aday Skletrinas Kraliçesi kim olacaktır?

Güç, Kudret, İhtiraslı güzellikleri üzerinde barındıran,        İlçede Ana Kraliçe zamanın güçlü tanrıçası Çiller olmuş, Güç ve iktidarını fazla sürdürememiştir   .” Tarih iktidarını zulüm içerisinde kullanan Kraliçe’ye yeterli payeyi vermiş, Tarihte önemli izler bırakamadan gitmiştir.

Kutsal ilçe Skleniras’ın kraliçesi kimdir?

Kutsal topraklarda yaşayan Skletrinas Kraliçesi, İhtiraslı görünüşü, dik ve yalın yürüyüşü, hükmedici özelliğini ön plana çıkarak keskin zekası, Yönetim kabiliyeti, entrikaları ile kutsal ilçenin nasıl yönetileceğini cümle aleme göstermektedir.

Kraliçe , Her kim? hangi dönem! Yönetime geçmiş olsa da, Kraliçe onların yönetim başlangıcını ve bitiminde mazbatayı veren kişi olmaktadır.

*             *                 *

Skletrinas halkı toplanmış,  yeşillikler ve lalelerle süslenmiş büyük bahçe de pembe kaftanı ile Kraliçe halkın huzuruna gelir, parmağında kocaman kamberim taşlı yüzüğünü dudaklarına getirir, ıslak ve kalın dudakları ile yüzüğünü öper ve topluluğa karşı sarayın balkonundan yüzüklü elini halka doğru uzatarak, topluluğun göreceği şekilde bir yıldız gibi parlayan büyülü yüzük karşısında Skletrinas halkı ayağa kalkar ve bir alkış tufanı kopmaktadır.

Kürsü de Skletrinas kraliçesi,  karşısında birbirlerine kenetlenmiş bir halk. Hayranlıklar içerisinde, Kraliçenin nadide ve büyülü güzelliğini seyretmektedir, Her köle halkın hayali kraliçeye dokunmaktır, ulaşmaktır, sorunların halledilmesine çalışmaktır. Halk fakir, mağdur ve yorgun bitkindir, bir mucize beklemektedir, bir dokunuş, bir af dileyiş, bir hizmet, haykırış, yalvarış, yardım, kucaklama,.

Aslında halka bir dokunan bin ah işitecektir.

Gözler merakla, nadide güzelliği balkonda gösteren. Pırıltılar içinde elleri olan, bir kelimesi ile her şeyi değiştirebilecek olan kraliçeden bir nefes alabilmek için merakla beklemektedir, meydanlar dolmuş. Halk huzurunda…

Kraliçe parmağın da büyülü yüzük bulunan elini indirir ve başında tacı ile halkını selamlar.

Kürsü! Hazırdır.

Sadece Senatörlerin konuşabileceği halk meclisinde istediği zaman konuşabilecek kişi Kraliçe  dir. Halk beklemektedir.

Kraliçe, Kralına selam vererek halkın karşısına geçer…

Değerli Skletrinas halkı..

Alkışlar.. heyaa sesleri,, sevinç nidaları yükselmekte, halk konfetiler atmakta, binlerce havai fişekler patlamaktadır. Halk çoşmuş ve yıllar sonra ilk defa Kraliçesini görmektedir.

Tanrının verdi lütufla, tüm doğal güzellikleri barındıran doğası, Çevresel güzellikleri, tabii ve tarihi kaynakları, “Tanrı tarafından kutsanmış Costantinapol şehrinin Kutsal Skletrinas ilçesinde,” doğanın vermiş olduğu nimetlerden sınırsız yararlanan halkıma, siz güzide insanlarıma merhaba diyorum..

Sorunlardan arınmış bir ilçede yaşıyoruz,

Sizlerin güzelliği, bilgeliği, sevecenliği, aydınlığı, cesur ve yürekli davranışınız, çilekeş ülkemin kuzey bölgesinde, uzak bir köşede bakirliği bozulmamış bu topraklarda sizlerle birlikte olmaktan, aynı havayı solumaktan şeref duymaktayım.

Halk ayaklanmış, çılgınca alkışlamaktadır..

Heyaaoo, heyaaoo, heyaaoo,

Çağdaş kadının yasalarla, şiddetin makul kabul edildiği, ticari meta olarak kullanılan bedenleriniz, direnen beyinleriniz, Çocuklarınız karşısında bükülmeyen direnişiniz, yaşamın her koşulunda dik duruşunuz. Onurunuz. Gururunuz. Yaşam hakkınız ve yaşatma hakkınızdan ödün vermeden mücadelenin içinde oluşunuz siz Skletrinas kadınlarının ne denli güçlü insanlar olduğunu göstermiştir.

Sklterinas’da kadın hakları, son zamanların en büyük sorunları dır. Halk devlete karşı savaşım vermekte, yasalar karşısında direnmektedir.

“Her şeyden önce bir kadın olduğunu unutmayan kraliçe , dönemin en büyük kadın hakları savunucusudur.. bir kahramandır…”

Seslenir…

“Sizler gibi bende bir kadınım..”

Özgürlüklerimiz. Yaşam hakkımız. Birlikte oluşturduğumuz sırlarımız. Paydaş ve sırdaşlığımız üzerine laf söyleme cesareti olabilecek her türlü davranmışa karşıyız..

“Skletrinas  halkı, Güzel ile özeli karıştırmayınız…”

“Güzellikler yaşam biçimimizdir. Özel’ler ise sırlarımızdır.”

Benliğimizdir. Kimliğimizdir. Sizler güzellikleri paylaşmakta ve yaşamakta haklısınız. Unutmayınız ki, Özel’ler paylaşılmak için değil yaşanmak içindir..

Skletrinas halkı, ellerinde kepçeler, tencerelerin dibine vurmakta, bir isyan ateşi başlatmışlardır. Hep birlikte haykırmaktadırlar

Okey, Durex, Amour. Buzzex

Okey. Durex. Amour. Buzzex

Meydanda farklı bir kıvılcım oluşmuştur, “ erkekler, ellerinde peçetelerle cevap vermektediler”

Um, Dois, Três, Dort

Bir, İki, Üç, Dört

Skletrinas Kraliçesi, özel’e girdiğinde, halkın erkek egemen topluluğu oluğunu bilmekte ve erkeklerin tepkilerini bir güç gösterisi altında 4+4 tepkilerini ezbere bilmektedir. Lakin Kraliçe egemen toplumu şeytani zeka ile yaradılıştan gelen kurnazlığını kullanarak susturmayı dener!

“Skletrinas’ta kentsel dönüşümler, 2-B yasaları, ilçenin Kamu arazileri, Tapuları, Çevre ve arazi sorunları, Dönüşümsel sağlık, Global gelişim, Avrupa Birliği anlaşmaları ve Statüsü, Yerel yönetim yasaları, Kat mülkiyeti, Yerinde dönüşüm, Çatı ve duvar sorunları, Duble yollar, Parklar, Parkçılar, Asfaltlar, Asfaltçılar, Orman yasaları ve Ormancılar, İhaleler ve ihale takipçileri, Komisyonlar ve Komisyon’a cevap vermekten sakınan, Skletrinas halkı. “

Sorunlarınız? Sorunlarımdır!

Artık sizleri dinlemek istiyorum..

Skletrinas halkının egemen gücü erkekler suspussss….

“Götüm, götüm kaçışıyorlar! Meydan da, markaya karşı, rakkam söyleyenlerin dili kurumuş cevap yok.”

O bir Kraliçeydi!

Her şeyden önce bir kadındı!

Erkekleri yönetmek üzere kurgulanmış. Donatılmış, yeni bir ürün dü, Lastikotan dı. Esnekti, zor yetiştirilmiş, 21 yüzyıl yönetimsel ekibin kurgusal kahramanıydı!

Sadece insanları yönetmek için proğramlanmıştı!

Özel di?

“Fazla güzel oluşu, toplum tarafından itici olarak karşılanmış hafif bir program hatasıydı. Söylemi yumuşak, davranış ve operasyon kabiliyeti acımasızdı,”

İştar’ın yetiştiriciliği ve koruyuculuğu, Ramses’in insaniyeti ve affedici özelliği yoktu.

Skletrinas Kraliçesi, mayhoş, durağan bir vucut’da “Gölgeler Prensini” kandıramayacak kadar içinde birikmiş çılgınlıklar vardı! Yanına bir metre ateşle yaklaşamayan insanların cesaretsizliği. Korkudan değil!

Dalgalı sarı saçları, petrol rengi bedenin her an parlayacak olmasından korkuyordu.

Alev alev yanıyordu…

Costantinapol kentinin Skletrinas ilçesinde dedikodu beleşti,

Komisyonlar keşti,

Devamı, SKLETRİNAS KRALİÇESİ, 5 ti…” Kralın Soytarısı”

Mustafa BALCI.