Son Dakika Haberler

AH BİZİM SOKAKLAR VE BİZLER

AH BİZİM SOKAKLAR VE BİZLER
Okunma : 2.715 views 10 Yorum

Şehirleşme, toplum ilişkilerini etkilemesi sebebiyle değişimlerde de önemli etkenlerden birisidir. Günümüzdeki yabancılaşma, ilişkilerdeki mesafe, komşuların birbirlerini tanımaması veya iyi tanıyamamasına neden olan bir süreçtir aslında şehirleşirken bazı şeyleri kaybetmemiz. Şehirlerdeki sosyal ilişkiler ev önlerinde dolayısıyla sokaklarda başlar. Yani sosyal ilişkile mekânlarda başlar. Bu bakımdan mekânlar toplum hayatına anlam kazandırır. Mekânlar farklı zamanlarda farklı ilişkiler yaşanır. Toplumdaki gelişmeler ve değişmelerde de mekânların gözlenmesi açısından da önemi vardır. Tolum hayatı mekânlarla var olduğuna göre, aile ve komşuluk ilişkilerinden başlayan ilişkiler mekânlarla, sokaklarla sahipleniş başlar.

Fertler, toplum içinde çevrelerini benimser, onlara anlam atfeder ve etkileşim başlar. Yaşam tarzı ve kültürü de mekânlara taşınır. Bir mekânda yaşamak,orada izler bırakır. Eski evlere, avlulara, binalara bakıldığında eski binalar bizlere çok şeyler anlatır.

Mekânlar, sosyal yaşamın, toplum hayatın bir göstergesidir. Bugün toplum hayatının değişikliğinden söz ediliyorsa bu değişiklik ev içlerinde başlayıp sokağa taşan yansımalarıdır.

Geçmişten bugüne bakıldığında ne o sokaklar eski sokaktır ne de o caddeler eski caddelerdir ne de o meydanlar… Mekânlarda da öyledir. Bugünkü değişim mekânlarla başlayan bir değişim süreci haline gelmiş bulunuyor. Konfor, rahatlık ve zevklerle başlayan bir değişim. Ancak bu yaşayış tarzı yeni değildir. Bu anlayış dünde vardır bugünde var yarında olacaktır.

Peki, bu farklılık nedir, Ne ile izah edilebilir?

Toplumu aile birimleri oluşturur. Aile içinde başlayan geleneksel aile yapısının değişmesi, farklılaşması bazı problemleri artırmaktadır. Bunun sebepleri birkaç unsura bağlanamaz. Sebepler çok ve farklı olmakla birlikte benzerlikler taşımaktadır. Küresel değişim, teknoloji, sosyal medya, sanallaşma bunlardan bazılarıdır.

Gerçek olan şu ki fert olarak sürekli meydana gelen teknolojik gelişmeler olumsuz etkilemektedir. Her şeyi sindiremeden yeni anlar yaşamak insanlarda bazen olumsuz bazende olumlu etkilemektedir. Adeta moda halini alan bir hayat tarzı genç kuşaklara vücut buluyor. Nesiller arası çatışmalar her zaman vardır ve daimada olacaktır, ancak günümüzde bu anlayış farklılıkları daha hızlı bir şekilde yaşanıyor ve karşılıklı duyguları tüketiyor. Kültür değişimi, gevşeyen, kopmaya başlayan aile bağları ile genel yaşam ve görgü kurallarının zayıflığı ve günlük hayat bu olumsuzlukları hızlandırmaktadır.
Bugün sokaklardan hiç de iyi sesler gelmiyor.Her bir şeyin rengi solmuş, kokusu gitmiş, tazeliği kaybolmuş, güzelliği heder olmuştur. İnsanı insan yapan bütün hasletlerin ana mekânı evlerdir. Eski evleri ve mahalleleri tasavvur ettiğinizde karşınıza nasıl bir ailenin çıkabileceğini; o evlerin kapısından, penceresinden, duvarından, çatısından, bahçeliyse bahçesinden geçerken anlamanız mümkündür. Pek tabi bugün de evlere baktığınızda sizlere bazı fikirler verecektir. Zamanla müstakil evler azalmakta ve yok olan, yıkılan evlerin yerine apartmanlar inşa edilmektedir. İnsanların hayatı ve evlerin ruhunun yansıdığı yerlerin başında da o eski sokaklar gelir. Eski sokaklar sürekli değişime uğramaktadır. Mizacı değişmeyen ama bakış açısı değişen insanlar gibi…yada her devrin yarattığını sandığı insan kılıklı ama insan olamayacak kadar ruhsuzlar gibi…

Ruhumuzun konakladığı veya arındığı sokaklar da artık o eski hoş, nazik, sevecen sesler yoktur! Sokak kültürü de bir nevi popüler kültür karşısında günümüz hengamesinde sırra kadem basmıştır. Ancak pek nadir olmak üzere hayatın o eski kokusunu andıran sokakların sayısı da yok denecek kadar azda olsa vardır. Sokak ve caddelerde çağın çocuklarının elinde aygıtlar, gençlerin de kulaklarında o aygıtların kabloları vardır. “Gerçi şimdilerde kablosuzlar revaşta imiş” Düşünmekten bihaber maade bağımlıları gibi uyurgezer bir halde bambaşka bir hayal dünyasında yaşadıklarını sanarak gezinmektedirler.

Komşuluk ilişkilerinden koparılan her mekân, zamanla yaşam ve mekân özelliklerini yitirmektedir. Şehirlerdeki mekânlar, farklı yaşam tarzlarının gelişmesini sağlar. Fertlerin hayatlarının, ilişkilerinin belirginleştiği, yaşamının varlık kazandığı bir alandır sokaklar. Şahsımca iyi irdelemesi gerekir. Bugün sadece sokaklarda başlayan komşuluk ilişkilerimizi değil insani değerlerimizi de kaybediyoruz!

Bir zamanlar sokaklarda başlayan coşku, sevgi, saygı, değer verme, kabul görme, yardımlaşma, iyilik yapma gibi hissiyatlarımız tekrar duyulmalı ve görülmelidir. Zaman içinde değişen aile yapıları insanları çok farklı yerlere doğru götürmektedir. Corananın salgınlaşan etkileri de sosyal hayatı daha da olumsuz hale getirmektedir. Sosyal hayat adeta bitme durumuna doğru yol almaktadır. Sağlık için sosyal mesafe, maske ve hijyen nasıl olmazsa olmazlardan ise Türk aile yapısı için de yapılması gerekenler vardır.

Aksi halde önlem alınmadığı takdirde eski sokak seslerine hasret gideriz! Hep geçmişle avunuruz!
Ya sizce…..?

Bilal Başpınar
24.04.2021

YORUMLAR (10)

  1. Hüseyin ceber diyorki:

    Sevgili dostum merhaba
    Kalemine sağlık çok güzel ve çok önemli bir konu işlemişsin yüreğine sağlık

  2. TC 61 diyorki:

    Tüm yazdiklarınıza katılmakla beraber, eklemek isterim. Zamanımız gençlerinin hepsi çok bencil ve hepsinin kendi hayatları var. Bu gençleri yetiştiren anne babalarımız ise bu eserin sahipleri. Lakin bu tamda hayatın süregelen akışına uyar bir durum. Hatta bir sonraki kuşağa bugünden bakabilecek olursak daha da kötülerini görecek olmamız kuvvetle muhtemel. Bu akışı kendi çekirdek ailemizde kırabilmemizin, elimizdeki tek geçerli ve yetersiz silahımız olduğunu düşünüyorum.

  3. Zülal diyorki:

    Sorun aslında sadece mahalle ve aile yapısı değişimi değil. Universal bir durum .dünyayı tek düze bir tüketim toplumu haline getirmek. Aynı yiyecekler giyecekler danslar düğünler vs.dolayisi ile standart tüketim seri üretim demek.bu da büyük sömürü düzeni demektir.

  4. Yasin diyorki:

    Merhaba,
    Düşüncelerinize katılmamak mümkün değil.
    Nerede o eski ramazanlar deriz ya, aslına bakarsak pandemiden önce de pek kalmamıştı komşuluk ilişkileri,eski sokaklar,mahalleler.mekanlar elbet değişmeye mahkum ancak komşuluk ilişkileri insanlar isterse devam edebilecek bir durum.
    Bize kalan güzel anılar ancak.

  5. Önder Çakır diyorki:

    Canım abim yazında ki duyarlılığın,ancak ülkemizde okuma oranı arttıkça sağlanacağını düşünüyorum.selam ve sevgi ile…