Son Dakika Haberler

Borçlandırılanlar. Bülent ESİNOĞLU .

Borçlandırılanlar. Bülent ESİNOĞLU .
Okunma : 87 views Yorum Yap

Bir başka yazımda, biz borçlandıkça, finans kapitalin, yani %1’in, nasıl para basma ve satma olanağı kazandığını yazmıştım.
Borçlanmak günümüzün temel yaşam tarzı haline geldi. Ev için uzun vadeli kredi, araba için kredi, ameliyat için kredi v.s.
Borç alarak hayatta kalıyoruz, borç karşısındaki sorumluluğumuzun altında eziliyoruz.
Borç sizi kontrol ediyor. Borç sizi kemer sıkmaya yönlendiriyor. Borç size, bir takım tercihler dayatıyor. İlk ücretli işi kabul etmeyi zorluyor. Burnunuzun her an sürtülmesini gerektiriyor.
Köle efendi diyalektiği burada yeniden kendini dayatıyor.
Eskiden, fabrikada ve işyerinde sömürülenler, emeğini veriyor, ücretini alıyordu. Eşit bir değiş tokuş miti altında sömürü maskeleniyordu.
Şimdi ki ilişkinin hâkim öğesi, artık eşit değiş tokuş değildir. Borç veren ile borç alan arasındaki hiyerarşik ilişki olarak yapılandırılmıştır.
Kapitalist ilişkinin ağırlık merkezi, fabrika duvarlarının dışına çıkmıştır. Toplum bir fabrika haline gelmiştir.
Hayatta kalmak için borçlandırılan, tüm yaşam zamanını satmak zorunda. Bu şekilde üretim ilişkisinin içinde olanlar, kendilerini üretici gözü ile bile bakamıyorlar. Tükettikleri için kendilerini suçlu görüyorlar. (Siyasi eylemsizlik buradan çıkıyor)
Sömürü bugün, asıl olarak, mübadele değil borç temelinde, yani %99’un, %1’e tabi oluşuna dayanıyor.
Özetle eskiden, sömürü fabrika patronu ve iş yeri sahibi tarafından sağlanırken, şimdi borçlanma yolu ile finans kapital tarafından gerçekleştiriliyor.
Özetin özeti; şimdi hem artı değer üzerinden fabrikada ve işyerinde, buna ilaveten, borçlandırıldığı için, faiz yolu ile finans kapitale bedel ödemektedir.
Bu günün yeni yoksulları, borçları yüzünden, bir kere daha efendilerinin mülkü haline gelmişlerdir.
Finans kapital (%1), nasıl ki bireylerin burnunu sürtüp köleleştiriyorsa, aynısını devletler için yapıyor. Borçlanan devletler, %1’in kölesine dönüşüyorlar.
Türkiye’ye diyor ki, Suriye’de örtülü savaşa önderlik edeceksin, İran’a saldıracaksın diyor.
Yapamam dersen, sıcak parayı (borçlandırmayı) keserim diyor. El Kaideyi Suriye’ye karşı kullandığım gibi, sana karşı da kullanırım diyor.
Atlantik ittifakı içinde kalarak, birey olarak borçlandırılıyoruz, devlet olarak borçlandırılıyoruz.
Daha adil olan ittifaklara dönelim dediğinizde, içerideki, %1’in işbirlikçileri hemen olmaz diyor.
Borçlandırılmaktan kurtulmak için içerideki işbirlikçilerden kurtulmaktır ilk görevimiz.
Borçlandırılanlarla bu işi yapabilir miyiz?
Evet.
Biz borçlanamayınca, %1’in sahipleri, dolar basamaz hale geldi.
Her iki tarafta bitti.
18.2012, bulentesinoglu@gmail.com