Son Dakika Haberler

Cephe Gerisi Düştü mü? Bülent ESİNOĞLU

Cephe Gerisi Düştü mü? Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 62 views Yorum Yap

Her şey, eski Genelkurmay Başkanlarından Kıvrıkoğlu’na Kıbrıs’ta yapılan, bir başarısız suikast ile başladı. CIA, yapmak istediği bu suikast de, Kıvrıkoğlu’nu vuramadı ama onu siper olan, bir albayımızı katletmişti.

Yıllar sonra, Kıvrıkoğlu’nu, vur emrini verenin, o tarihlerde, Bakan yardımcısı olan, Wolkowitch olduğu ortaya çıktı.

Aslında Amerika’nın Türk ordusunun, üst kademesi ile olan hesaplaşmasını gösteren tek işaret, Kıvrıkoğlu’na yapılan suikast girişimi değildi.

Amerikan yönetiminden “Türk Generaller hizadan çıktı” şeklinde uyarıların sıkça geldiğine şahit oluyorduk.

Bir taraftan, Türk ordusunun üst kademesine operasyon hazırlıkları yapılırken, öte yandan, kendilerine tam itaat edecek bir iktidar hazırlığı içindeydiler. Bunun için gereken “ sıcak para diktasının” parayı çekmesi ve ekonomik olarak çökertmesi, dolayısı ile yeni iktidarın yolunu açması pek de zor olmadı.

Amerika’ya bağlı siyasi iktidar, Amerika ile birlikte, ordunun komuta kademesini Kemalistlerden ayıklama operasyonunu, ancak on yılda tamamlayabildi. Ve Amerika’ya topuk selamı veren bir genelkurmay başkanını ancak tedarik edebildi.

Bunları şunun için hatırlatıyorum; Türkiye’nin iç cepheden çökertilmesinin ardından, Ortadoğu bataklığına sokularak parçalanması planının işlemesi gerekiyordu.

İç cephenin çökertilmesi içerdeki ayırımcı güçleri tam olarak harekete geçirmeye bağıydı.

Bunun için etnik ayırımcılık, Alevi/Sünni ayırımcılığı devreye sokuldu. Etnik ayırımcılık, tam bir cephe gerisi faaliyeti olarak işletildi.

Siyasi iktidar, hem etnik ayırımcılıkta, hem de mezhep ayırımcılığında elinden geleni ardına koymadı.

Türk Ordusunun tam olarak tuzağa düşürülmesi, Ortadoğu bataklığına sokulması ile mümkün olacağından, iç savaş güneydoğu illerimizde cereyan ederken, ordumuz Suriye cephesine konumlandırıldı. Tam da etnik ayırımcılık vur kaç taktiğini bir tarafa bırakıp, cephe savaşına girdiği bir sırada.

Kendi güvenliği yerine İsrail’in güveliğini daha önemseyen Komuta kademesi, PKK ile topyekûn savaşmak yerine, Suriye’ye girme hazırlıkları yapıyor.

Tam bu sırada, Kerkük Barzani’ye veriliyor. Irak devleti ile karşı karşıya geliniyordu. Tabi Kerkük’ün Barzani’ye verilmesi de bir Amerikan talimatından başka bir şey değildi.

Yığınakta hata diye işte buna derler. Savaş başka yerde, siz başka yerdesiniz. Çünkü Siz kendi iradeniz yerine, Amerikan iradesini, irade olarak alıyorsunuz.

Amerika ve İsrail’in güvenliği Türk halkının güvenliğinden daha öncelikli oldu.

Amerika’nın siyasi iktidara verdiği emir; Türkiye’yi bölmedir.

Yaşadığımız süreç; cephe gerisi ile cephe dışı birbirinin içine girdi.

Bölme görevini yerine getirmeyi başaramayacaklar.

8.8.2012,bulentesinoglu@gmail.com