Son Dakika Haberler

Çift Dipli Resesyon.Bülent ESİNOĞLU

Çift Dipli Resesyon.Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 65 views Yorum Yap

İfadeyi hep bu şekilde duyduğumuz için başlığı değiştirmeden öylece aldım. Yani iki defa gerileme desek daha doğru olurdu. Bu üst üste gelen krizlere çift dipli durgunluk diyorlar. W’ye benziyor.

Aslında bu değişle, kriz adedini sanki iki ile sınırlamış oluyorlar. Hâlbuki krizlerin biri bitiyor, ötekisi devreye giriyor. Çift dipli resesyon denilince, sanki kriz iki defa olacak da, ondan sonra olmayacak gibi algılanıyor.

Amerika ve Avrupa’da 2008 yılında başlayan krizlere, şimdi yeniden girildi.

Anlayabileceğimiz basitlikte, nedir bu çift dip ve neden sonunda dipleyecek onu anlamaya çalışalım.

Önce kriz geliyor. Krize girilmenin uyduruk ve akla uygun olmayan sebepleri anlatılıyor. Sonra çözüm arama aşamasına geçiliyor.

Bu aşamada iki görüş peyda oluyor. Birinci görüş, tasarruf edelim, kemerleri sıkalım, biriktirdiklerimizle yolumuza devam edelim.

Bu görüşe, parayı basıp para satanlar, para satamayacakları için olmaz diyorlar. Hâlbuki tasarruf edelim, biriktirdiklerimizle yolumuza devam edelim diyenler de kapitalist. Olmaz diyenler de kapitalist.

Uzatmayalım. Para basıp para satanların dediği oluyor.

Başlıyorlar para basmaya, krediler ucuzluyor, faizler düşüyor. Türkeliciler, yatırımcılar, üreticiler başlıyor geleceği düşünmeden plansız bir şekilde borçlanmaya.

Parayı basanlar, bu gidişattan enflasyon baskısı oluşmaya başlayınca vazgeçiyorlar. Çünkü devam etseler, sattıkları kâğıtlar tuvalet kâğıdına dönecek. Para basanlar içinde para basmak borçlanmak demek olduğundan kâğıt satışı duruyor.

Yatırımlar ya yarım kalıyor, ya da borçlu kalıyor. Plansız üretilen fazla ürün değerinden satılamıyor. Çünkü gerçekte tüketicinin gerçek geliri artmamış olduğundan talep de daralıyor. Borçlananlar, borçlarını ödeyebilmek için gerçek varlıklarını ya da emekleri ile kazandıklarını bir yukarı sermaye devretmiş oluyorlar.

Borçlar baskısı geliyor. Piyasadan fazla parayı geri çekmek için faizler artıyor. Vergiler artıyor.

Tekrar krize giriliyor. Tekrar aynı tartışmalar geliyor. Geliyor gelmesine de, yeniden para basacak olanlar, bir öncekinde olduğundan, daha az para basmak zorunda kalıyorlar. Çünkü her defasında para pazarı da daralıyor.

Bu süreç devam ederken, öte yandan dünya para pazarına başka paralar ve başka ticari değişim usulleri girmeye başlıyor.

Planlı olmayan her şeyin, planlı olan tarafından alt edileceği düşüncesinden hareket edersek, emperyalizmin bu plansız para basma yoluyla, alt sermaye guruplarını da yok edinceye kadar, devam etmeyeceği aşikârdır.

Evet, emperyalizm krizleri çift çift sayıyor, ama her (W) geldiğinde bir öncekinden daha küçülmüş olarak geliyor. Sönümlü W grafiğini göz önüne getirirsek, anlamak kolaylaşır.

Anladığımız kadarı ile İngiltere’nin en önce gümleyeceği görünmektedir. Gerçi İspanya’da işsizlik %24,4 yani 25 olmuş. Bu ülke borçlansa ne olur, borçlanmasa ne olur.

İngiltere Londra Borsasından sattığı paraların %4 komisyonu ile idare ediyordu. Dünyada, Dolar kullanımının iyice düştüğü bir durumda, Sterlin kullanımı hemen hemen sıfırlandığı için Sterlin de basamıyor. Londra Borsasından dolar satımı da azaldığı için komisyon da azalıyor.

Tüm bunlar neden oluyor? Çok basit; sömürü artıkça sömürülenlerin talebi azalıyor, sadece üst gelir gurupları için yaşanan bir dünya oluşuyor. Bunların da sayısı çok az olduğu için mutlu olanların ve tüketenlerin sayısı da azalıyor.

Bize gelince, sıcak para ile borçlanmaya devam ederek, borçlarımızı da Mehmetçiğin kanını vaat ederek devam ediyoruz. İçerdeki tüm mal varlığı yabancıların elinde, eğer onlar bir krize girerse Türkiye’de krize girer.

Bu gelmekte olan krizler ve ileri de gelecek krizler dünyanın ne kadar da çok planlı bir yaşama ihtiyacının olduğunu göstermektedir.

29.4.2012, bulentesinoglu@gmail.com