Son Dakika Haberler

El-Kaide ve PKK Birbirine Karıştı. Bülent ESİNOĞLU

El-Kaide ve PKK Birbirine Karıştı. Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 118 views Yorum Yap

Suriye’de, Suriye devletine karşı savaşan, Amerikan El-Kaidesi ve Müslüman Kardeşlerin, Türkiye’deki karargâhlarından lojistik destek aldığını artık tüm dünya biliyor.

Türkiye, Suriye sınırında savaşçılara kolaylık sağladığı için, askerimize, neden bunların giriş çıkışına izin veriyorsun diye sorulduğunda, “hükümet izin verdi, biz ne yapalım” diyorlar.

Girip çıkanların PKK’lı mı, yoksa El-Kaide mi olduğunu nasıl ayıracaksınız?

Suriye’de izlenen mezhepçi ve Amerikancı siyaset, Ordu içerisinde bürokrasinin de artmasına sebep oldu.

Çünkü PKK ile savaşırken, PKK’ya yardım ve yataklık edeni vurduğunuzda, vurduran komutandan hesap soruluyor. Ya terfi edemiyor, ya da Hasdal ve Silivri’yi boyluyor.

Böyle olunca, cephedeki sorumlu kişi, bir üstünden yazılı emir almadan iş yapamıyor. Alttaki yazılı emir isteyince, bir üstüde, kendi üstünden yazılı emir istiyor. Derken konu gelip, hükümet yetkilisine dayanıyor.

Emir kumanda sistemi içinde bu bürokrasi Ergenekon Tertibinin sonuçlarıdır.

Hem bürokrasi, hem savaş bir arada olmaz.

Savaş’ın siyasetten farkı; hemen karar vermeyi gerektiren bir olgu olmasıdır.

Savaş düşmandan çok, zamanla yapılan bir savaştır.

Gerilla savaşının polisle ve paralı asker ile yapılamaması bundandır.

Buradan akıl yürüterek şu sonuca varabiliriz.

Bir ordunun savaş kabiliyetini elinden almak istiyorsanız; komuta kademesindeki kişiler arasındaki, güven, saygı ve inancı ortadan kaldırmanız yeterlidir.

Ergenekon ve Balyoz tertiplerinin yürütüldüğü dönemlerde, deneyimli subaylar, ordunun moralini bozarsanız ordu savaşamaz diyorlardı.

Moral bozulması demek; savaşan birimlerinin, komuta kademelerinde bürokrasinin çoğalması demektir.

Moral ve inanç yoksa bürokrasi çoktur.

Yaratılan böyle bir bürokrasi, aşağıdaki erinden, Genelkurmaya kadar dayanabilir.

Hükümet sınırları ardına kadar açacak, Suriye’den gelen çapulculara karargâh kuracak, sonra da, ordu iç cephede güvenliği sağlayacak. Milletvekili kaçırılmasını engelleyecek.

Amerikan talimatları ile sürdürülen, Suriye politikaları, Türk Ulusunun güvenliğini yok etmektedir.

Bir sözümüz de, PKK’ya yardım ve yataklık edenlere olacaktır.

Milli hükümetler döneminde, yardım ve yataklık edenler de, bedel ödemek durumundaydı. Onun için, terör ile mücadele daha başarılıydı.

Türk halkı nasıl bedel ödüyorsa, yardım ve yataklık edenlerde bedel ödemek zorundadır.

Yani yardım ve yataklık edenlere de, bedel ödetiliyordu. Şimdi o bedeli Hasdal’dakiler ödüyor.

Yardım ve yataklık edenler korunduğu sürece, vali iç savaşın generali olduğu müddetçe, bu savaş kazanılamaz.

Türk halkının karar verme yetisi bu noktada ortaya çıkacaktır.

13.8.2012,bulentesinoglu@gmail.com