Son Dakika Haberler

Facia faciayı haber verir! Bülent Esinoğlu

Facia faciayı haber verir! Bülent Esinoğlu
Okunma : 76 views Yorum Yap

bl_1Ağır sanayi işletmelerinde, bir arıza, daha büyük bir arızanın olacağının habercisidir. Tıpkı, insan vücudunda, bir yerde bir ağrı hissedildiği zaman, nasıl ki tüm vücudun dengesinin bozulacağına işaretse, işletmelerde de öyledir.

Bir ölümsüz kaza kalay atlatıldı diye sevinilir ve gerekli tedbirler alınmazsa, arkadan ölümlü kaza gelir.

Bu durum bir işletme ölçeğinde böyle olduğu gibi, ülke ölçeğinde de aynıdır.

Soma faciası başka büyük bir facianın habercisidir.

İşletme ismi vermek istemiyorum.

Bu özelleştirmenin özelleştirmesi ve taşeronlaşmanın taşeronlaşması böyle devam ederse, faciaların önü alınamayacaktır.

Her işletmenin kendine özgü, teknik ve kültürel geleneği vardır. Bu gelenek, görgü ve bilgi tüm işçilere mal oluncaya kadar, işletme epey bocalar ve sonunda rutini yakalar.

Siz bu bilgi birikimini, teknik görgüyü, kültürü özelleştirerek, yeni işçi ve yeni mühendis alarak yok etmiş olursunuz.

Somada yaşanan budur.

Satılmadan önce kazanılmış tüm özel bilgiler ortadan kalkmış olur.

Yeni gelenler, eski bilgileri oturtana kadar, kaza kaçınılmazdır.

Geçen yazımda söyledim.

Bakımların zamanında yapılması hayati önemdedir. Patron bakımları erteleyerek, üretimi artıracağını sanır. Oysa bakımı yapılmayan teçhizat ya durur, ya patlar.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım hususlar iyi niyet çerçevesinde alınabilir.

Üretimi artırma baskısı, her şeyi düzeninden çıkarır. Emniyet tedbirlerini ihmal etmeye götürür.

Bu ihmal kurumsal bir ihmal haline geldiği için, kazalardan kurumun yöneticileri sorumludur.

Soma’da zaten birçok teknik yönetici ve usta canlarını kaybettiğinden, onların bu kazada sorumluluğunu düşünmek, sucu onların üzerine atmak demektir.

Özelleştirilerek, eski deneyimli çalışanların çıkarılmış olması özelleştirmenin sonucudur.

Yani siyasidir.

Sorumluları hükümettir, Mecliste o hükümeti destekleyenlerdir.

Ekranlarda, başka bir aymazlığı ve bir sonraki facianın hazırlıklarını görüyoruz.

Hükümet yanlısı televizyon amigoları, hep bir ağızdan, istismar diye bağırıyorlar.

Yani faciadan bir ders çıkarmak gibi bir niyetleri yok.

Onlar için bu sıkıntılı günleri laf kalabalığı ve istismar suçlamaları ile geçirmek kazanç sayılıyor.

İstismar diye, tüm Türkiye çapındaki tepkileri şiddet ile bastırabilirsiniz.

Ancak, olanların eleştirilmesi ve incelenmesini istismar diye kendinizi kandırırsanız, yeni faciaları önleyemezsiniz. Nitekim Zonguldak’ta yakın zamanda olan faciaları da böyle “istismar diye” karşılamıştınız.

Büyük başka bir facia ile karşılaşmamak için; taşeronlaşmadan vaz geçmek ve daimi işçi ile üretim yapmanın yollarını bulmak.

İhmali bulunan siyasi ve yönetici konumda olanların, derhal istifasını sağlamak, sonra da yargılamak.

Bu husus soruşturmanın selameti bakımından da önemlidir.

Ama biz biliyoruz ki, bu iktidar çözüm yerine suçlamayıyeğleyecektir. Birkaç günah keçisi ile durumu geçiştirmeye çalışacaklarıdır.

İşverenlerle birlik olan bir siyasi iktidarın, işverenlerin aleyhine bir karar alma iradesi olamaz.

Artık üretim siyasi iktidara ve sisteme tokat atmaya başladı.

Oraya giden ve sistemle bütünleşen herkesi Soma işçisi ve halkı yuhaladı.

İktidar muhalefet ayırımı yapmaksızın.

Times Gazetesi “cehenneme git Erdoğan” manşetini attı.

Soma işçisi ve halkı Gül’e, “Soma’dan defol” diye bağırdı.

16.5.2014, bulentesinoglu@gmail.com