Son Dakika Haberler

Gladyonun Medyası ile Yandaş Medya Arasındaki Fark.Bülent ESİNOĞLU

Gladyonun Medyası ile Yandaş Medya Arasındaki Fark.Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 71 views Yorum Yap

Bu iki medya gurubunun aralarında, nihai amaç bakımından bir fark yoktur. Ulus devleti yıkmak, Türk ulusunu, parçalara bölmek, bölünmüş parçaları, kayıtsız şartsız, köle olarak, emperyalizme sunmaktır.

Türk ulusunun köleleştirilmesine karşılık, küçük bir azınlığın zengin edilip ödüllendirilmesidir.

Sistem bu eksende ilerlerken, her şey o kadar da güllük gülistanlık değildir. Çünkü bu amaca karşı olan halk güçleri vardır. Çoğunluk da onlardır. Tek kusurları örgütlü olmamalarıdır.

Dolayısı ile emperyalizm ile işbirliği yapan örgütlenmelerin dikkatli olmaları gerekir. Acelecilik veya yanlış bir adım, tüm kazançlarını berhava edebilir. Bu riskin varlığından haberdar olan emperyalizm, birçok kanaldan halkın damarlarına girmeye çalışır.

Damarlara doğru yol alış da, öyle pek kolay değildir. Çünkü hem dinci kesimden işbirlikçileriniz olacak hem de aydın ve entel sermaye takımından işbirlikçileriniz olacaktır. Bunlar ise düşünce düzleminde birbirlerine karşıdır. Ama menfaat düzleminde birdirler.

Dinci örgütlenmelerin tabanı, Suriye savaşına Haçlı Seferi olması dolayısı ile karşıdır. Her ne kadar üst örgütlenmesi ona Suriye’ye seferinin doğru olduğunu anlatmaya çalışsa da, taban önceki bilgilenmelerinden ötürü bu işe bir türlü aklı yatmaz.

Dolayısı ile dinci medyanın yeni bir strateji ile tabanına yaklaşma mecburiyeti doğar. Amerika’nın BOP stratejisi ile bu stratejiyi uyumlu hale getirmekte, oldukça müşkildir…

Hâlbuki emperyalizm ile işbirliği yapan laik ve entel gurubun böyle bir strateji değişikliğine ihtiyacı olmaz.

Bu anlam da medyaya baktığımızda, Milliyet Vatan, Sabah, Radikal gibi gladyonun yayın organlarında, doğrudan Amerikan çıkarlarını savunma yönünde hareketlenmeler varken, yandaş medya daha ürkek ve korkak yaklaşmaktadır.

Suriye konusundaki, taktik yaklaşımların farklılığının bir başka nedeni de, işin içine Amerika dışındaki güçlerin de, devreye girmesi olmuştur.

Devreye başka güçlerin girmesi, halkın yakın tehlikeyi kendi çıplak gözü ile görmesi, bunların işlerini zora soktu. Halkı manipüle etmede medya yetersiz kalmaktadır.

Suriye meselesi, emperyalizme direnen İslam ile emperyalizmle işbirliği yapan İslam-ı karşı karşıya getirmiştir. Gülen Cemaatinin İran düşmanlığı, bunun en güzel örneğidir. İran’ı hedef göstererek, İsrail’i koruma içgüdüsü, dinci medyanın başındaki gladyonun işini de, zorlaştırmaktadır.

Cenevre toplantısında, Rusya’nın geri adım atmayacağının anlaşılması, hem dinci medyada, hem de gladyo medyasında Rusya ve İran düşmanlığını tavan yaptıracaktır.

Önümüzdeki günler,İran ve Rusya düşmanlığı günleridir.

1.7.2012, bulentesinoglu@gmail.com