Son Dakika Haberler

Kazançları özelleştirme, Kayıpları Sosyalize Etme…Bülent ESİNOĞLU

Kazançları özelleştirme, Kayıpları Sosyalize Etme…Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 49 views Yorum Yap

Kazançları özelleştirme, kayıpları sosyalize etme, yani halkın üzerine yıkma işine liberalizm denir. Daha açarak söylersek, tekelci sermayenin kayıplarını ve zararlarını sosyalize etmek, yani halka bölüştürmektir liberalizm. Karlar tekellere, zararlar halka, sisteminin adı liberalizmdir.

Kazançları özelleştirmek, kayıpları sosyalize etmenin anlamı; bir sınıfın öteki sınıfı yağmalaması, soymasıdır.

Mesela, tefecilerin (finans sistemi) borcunun, halkın borcu haline dönüştürülmesinin adı, vergi artırımıdır.

Ulusalcılık ve liberalizm çatışması buradan ortaya çıkar. Karlar elit bir sınıfa, zararlar halka sistemi, bir noktaya gelince tıkanır. Buna da kriz denir.

Her kriz dönemi, ulusalcılıkla liberalizmin yeni bir hesaplaşma dönemidir. Liberalizm, ticareti çoğaltmak için kuralsızlaştırmanın genişletilmesini ister. Ulusalcılık, halktan hareketle, ahlaki değerlerin kuralsızlaştırmasına karşı koyar.

Liberalizm, bilgi inşa süreçlerinde, ahlâk-ı  rasyonalite adına dışlarken, milliyetçilik/ulusalcılık ahlakı dışlamadan bunu yapmaya çalışır.

Liberalizm, sermayenin daha rahat hareket etmesi için, kuralsızlaştırmayı savunurken, ulusalcılık genelin çıkarlarını kurallar içinde korumaya çalışır. Liberalizm sermayenin önündeki engelleri, genelin aleyhine olmasına rağmen kaldırmaya çalışırken, milliyetçilik/ulusalcılık kurallarla geneli korumaya çalışır.

Özetle, liberalizm, büyük sermayenin daha güçlü hükmetmesini sağlamaya çalışırken, ulusalcılık genelin çıkarlarını savunmaya çalışır.

Anlattığımızın özeti; liberalizm rasyonalite adına, ahlakı, hakkı, hukuku dışlar.

Ahlakı, sözde rasyonalite adına dışlayan, liberalizm ahlaksızdır.

Ulusalcılık/milliyetçilik ahlakı da savunur.

Bilgi inşa süreçlerine ahlaki açıdan baktığımızda; sınıf mücadelesi bir ahlak mücadelesidir. Hak ve hukuk mücadelesi, bu anlamda;  bir sınıf mücadelesidir.

Gelirin adil dağılması mücadelesi, bir ahlak mücadelesi olduğu kadar, bir sınıf mücadelesidir de…

Özgürlüklerin eşit dağıtılması mücadelesi bir ahlak mücadelesidir.

Aman yanlış anlaşılmasın, sermaye kuralsızlaştırmayı savunurken sanki özgürlükleri savunuyormuş gibi yapar. Liberalizm özgürlükler derken, sermayenin önündeki engellerin kaldırılmasını kast eder. Yoksa sokaktaki halkın özgürlüklerini savunmaz. Sermaye güçlendikçe, sokaktaki halkın özgürlükleri daralır.

Liberalizm, sözde rasyonalite adına ahlaki dağılmadır, tiksintilerin nihai nesnesidir.

20.5.2012, bulentesinoglu@gmail.com