Son Dakika Haberler

Kremlin’de Erdoğan, Suriye’de MOSAD. Bülent ESİNOĞLU

Kremlin’de Erdoğan, Suriye’de MOSAD. Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 52 views Yorum Yap

Öncelikle şunu ifade edelim. İrtica hiçbir devlet geleneği bırakmamıştır.

Suriye bir ulus devlettir. Bir ordusu, bir hükümeti ve bir rejimi vardır. Hükümetin iki bakanı, devletin üst düzey yetkilisi bir terör saldırısı sonucu öldürülmüştür.

Böyle durumlarda, teröre maruz kalan bir ülkeye taziyet bildirilir. A.Gül, taziyet bildirmek yerine, oh iyi oldu dercesine, bir açıklama yapmış, adeta Suriye’deki terör saldırısını alkışlamıştır.

Devlet nedir, devlet yetkilisi ne yapar, bu tür durumlarda karşımızda düşman bile olsa nasıl davranılırı, anlatmaya çalışıyorum. Esad, uçağımızı düşürdü ama en azından özür diledi.

Varsayalım ki, PKK ülkemizin iki bakanını, bir üst düzey devlet yetkilisine suikast yapsa, bir başka devlet baş sağlığı dilenmek yerine, oh oldu dese, biz ne yaparız?

Olayın bir başka cephesi daha var.

Erdoğan Kremlin’de, yaptığı görüşmelerde, Suriye meselesinin, Rusya Türkiye ilişkilerini bozmaması yönünde politikalar izlerken, Gül adeta, Erdoğan’ı yalanlar şekilde beyanat vermiştir.

Çünkü Erdoğan, “Esad’dan sonrasının kararını Suriye dışında başka ülkeler karar vermesin. Diyerek, bir bakıma Rusya’nın Suriye politikasını benimsediği belirtmiştir.

Putin Kremlin’de, Erdoğan’ın önüne faturayı koydu ve buna göre düşünün dedi. Faturada, enerji, müteahhitlik hizmetleri, tekstil, turizm ve yaş sebze ithalatı vardı.

Putin’in faturayı göstermek için, Davutoğlu’nu yanına çağırması da çok güzeldi. Gel kucağıma gel der gibi bir hali vardı. Çünkü Davutoğlu’nun Rusya konusunda, H.Clington gibi konuşması Rusya’yı epey kızdırmıştı. Lavrof, Hilary Clington için “edepsiz kadın” yakıştırması yapmıştı.

Zaten Davutoğlu’nu devlet başkanları çağırırken ya parmakla gel,(Obama), ya da, gel gel kucağıma, (Putin) işareti ile yapıyorlar.

Bir yerlere çok fazla angaje olursanız, itibarınız da kaybolur. Putin’in bu hareketi bilinçli yaptığından eminim.

Erdoğan ile Gül’ün arasının iyi olmadığı, Erdoğan’ın Kremlin’de yaptığı açıklamaya ters açıklamasından, iyice su yüzüne çıktı.

Erdoğan’ın Partiye N.Kurtulmuş’u çağırması, “Gül’e bu partide sana yer yok” işaretiydi.

Suriye’deki son MOSAD saldırısı, bir dönüm noktası olduğunu gösteriyor. Çok kan akacak.

Amerikan bağımlısı medya, sanki Esad gitti, Esad’ın son günleri gibi yayın yapıyorlar. Hem doğru değil, hem de insanlıktan uzak bir yayın anlayışı. Liberallerde irticaa benzemeye çalışıyor.

Erdoğan’ın Kremlin konuşmaları, hiç de, “Suriye’nin iç meselesi bizim meselemizdir” konuşmasına benzemeyen bir konuşmadır. Suriye’nin iç meselesi Suriye halkının meselesidir noktasına gelmiş görünüyor.

Nereden nereye geldik.

19.7.2012, bulentesinoglu@gmail.com