Son Dakika Haberler

Silivri ve Suriye.Bülent ESİNOĞLU

Silivri ve Suriye.Bülent ESİNOĞLU
Okunma : 70 views Yorum Yap
Bülent Esinoğlu
Bülent Esinoğlu

Silivri ile Suriye dolaylı değil, doğrudan ilişkili iki kardeş yer olmuşlardır.

İkisi de, Haçlı saldırılarının sonucu ortaya çıkan ve hayatımızın içine giren acılı yerlerdir.

Suriye’de Suriye halkı, Haçlıya karşı direniyor. Silivri’de de, yurtseverler BOP iktidarının gladyosuna karşı direniyor.

Suriye’de Suriye devleti Batı destekli teröre karşı devletini, yanı varlığını savunuyor. Türkiye’de halk, Batı destekli BOP iktidarına, yani Haçlının gladyosuna karşı direniyor.

Suriye’de teröristlerin elinde haçlının silahları var.

Bizde de üsleri var. Patriotları geliyor.

Yani iki tarafta da BATI’nın silahları var. Bu silahlarla Türkiye’yi bölerek, hem Ankara’da hem Şam’da tam iktidar olmak istiyorlar.

Suriye’den başlayalım.

İki yıldır süren Suriye halkının direnişi, Batının hızlı işleyen takvimine uymadı. Yeni tedbirler almayı kararlaştırdılar.

1-    Muhalifler diye tanımlanan, terör gruplarını bir çatı altında toplayıp, onlara bir kimlik verip, terörü meşru kılmaya çaba gösterdiler.

2-    Daha etkili silah ve mühimmatla muhalifleri destekleme kararı aldılar. Mali ve teçhizat desteği, Türkiye üzerinden gönderiliyor.

3-    Esad’ı halkı ve mücadele eden ordusundan koparmak için, Rusya’da Esad’ı terk etti propagandasına hız verdiler.

4-    Rusya’ya da, bırak Esad’ı gel ganimetten sana da pay verelim, çağrısı yaptılar. Rusya buna sert cevap verdi. Suriye politikamız değişmedi dedi.

5-    Esad’ı teslime zorlamak için, Suriye’ye müdahale etme görüntüleri çizdiler. Doğu Akdeniz’e Eisonhover Uçak gemisi ve 17 savaş gemisi getirdiler.

6-    Türkiye’deki gladyonun medyası, Suriye’deki direnmeyi gayri meşru göstererek, BOP Eş Başkanlığının Suriye’deki terörü desteklemesini meşrulaştırma gayretini yoğunlaştırdı.

7-    Artık o kadar zavallılaştılar ki, Gazze’deki yıkıntı ve cinayet görüntülerini sanki Halep’te olmuş gibi göstermekten geri durmadılar.

8-    NATO ve İsrail çevreleri kimyasal silah korkusunu dolaşıma soktular.

9-    Komplo Üretim Merkezleri tüm gayreti ile çalışmaktadır.

Aynı propaganda düğmeye basılmışçasına tüm Batıda tekrarlandı.

Peki, neden Suriye rejimini değiştirme ve bölme işine hız verdiler?

Temel soru budur.

Çünkü asıl mesele Suriye değil, İran’dır.

Kendi takvimlerine göre İran işi gecikmektedir. İran tüm ambargo ve baskılara rağmen Batı’ya telim olmamaktadır.

Batılılar için, bu iş böyle ilânihaye gidemez. Bu işe bir nihayet vermezsek, krizlerle boğuşurken, İran başını alıp giderse, sonra bu işi bitirmek imkânsızlaşır. Diye düşünüyorlar.

Batının İran sorunu, Batının hayatı sorununa dönüşmüştür.

Suriye ve İran sorununu çözemeyen Batı, uzak doğuya hiç gidemez.

Batı çabaladıkça batan bir batıdır.

*13Aralık Silivri’de Özgürlük Savaşçılarının direnişi, görmeyenleri kıskandıracak, görenleri yüreklendirecek bir kırılma noktasıydı.

14.12.2012, bulentesinoglu@gmail.com