Son Dakika Haberler

Tam da Emperyalist Bir Devlet Oluyorduk ki. Bülent Esinoğlu

Tam da Emperyalist Bir Devlet Oluyorduk ki. Bülent Esinoğlu
Okunma : 13 views Yorum Yap

Irak, Afganistan, Lübnan, Yugoslavya, Libya ve Suriye’de Amerika’nın açık ve örtülü savaşlarına, yardım ve yataklık edince, bazıları sandı ki, biz de emperyal bir devlet olabiliriz.

Bunu dillendiren işbirlikçi sermayenin siyasal temsilcileri, ya da kendini yeni bir fikir üretiyorum sanan, tarih ve siyaset temelinden yoksun aydınlar oldu.

Amerika’ya uşaklık yaparak, devletler işgal etmek, iktidarlar dağıtmak, örtülü savaşlar yapmak emperyalist devlet olmak değildir. Hatta o yolda yürüyor olmak da değildir.

Amerika’nın ya da başka bir emperyal devletin, siyasi ve askeri örüntüsünün parçası olmak başka, emperyal devlet olmak başka şeydir.

Emperyal devlet olmak için,

1-    Öncelikle, başka bir emperyal güce bağımlı olmamak gerekir.

2-    O devletin, kendi tarihinde emperyalist bir dönem yaşamış olması gerekir. ABD bile bu deneyimi İngiltere’den alır.

3-    Emperyalist ülkeler kadar, uçak, füze, uydu, uzay sanayisine sahip olmak gerekir. Başbakan yerli oto yapalım diyor da, emperyalist tekeller buna bile müsaade etmiyor.

4-    Kültürün, dinin, hayat tarzının emperyal mekanizmalar üretmeye uygun olmalıdır.

5-    Ordu ve siyasi iktidar tam uyum içinde olmalı, etnik ve mezhepsel ayrılıklar olmamalıdır.

6-    Buna uygun bir bağımsız burjuva sınıfı olması gerekir.

Bu maddeler çoğaltılabilir ve ayrıntılı bir şekilde ortaya konabilir. Bu kısa yazıda, sadece bunun mümkün olamayacağının başlıkları verilmiştir.

Bir başka emperyal güce dayanarak, emperyal devlet olunamayacağına en güzel örnek, Avrupa’dır.

Avrupa Amerika’ya dayandıkça, ona yardım ve yataklık yaptıkça, kaybeden hep kendisi oluyor.

Şu İspanya, İtalya hatta Fransa’nın durumuna bakın.

Almanya durumu gördü. Amerika’ya dayanarak tam bir emperyal bir güç olamayacağını anladı. Şimdi başka ittifaklar aramaktadır.

Bu teorik alt yapıyı, bu gün Suriye özelinde yaşadıklarımıza uygularsak…

Kendini büyüyen ve emperyalist bir güç olarak gören iktidar, başka bir devletten talimat alarak, istila, örtülü savaş ve benzeri işlere kalkışamaz.

Rusya ve Çin “dur” demeseydi, bizimkiler Amerika’nın talimatı ile çoktan paldır küldür Suriye’ye girmişlerdi.

Saçları jöleli gazeteci diyordu ki, artık biz de, emperyal devlet oluyoruz.

Bizim işbirlikçi sermaye, Suriye gibi hazır bir ticaret alanını, Büyük Birader İsrail’in güvenliğini sağlayacağız deyince, başladılar Esad’a saldırmaya…

Bırakınız emperyal genişleme hikâyelerini, Direnen Suriye, Türkiye için de direnmiş oluyor.

Bizi kullanarak, Suriye ve İran’ın işini bitiren bir Amerika, sonunda Türkiye’yi bölmeyecek mi?

O gün geldiğinde, RTE ve Gül’ün gözünün yaşına mı bakacak?

Sorun emperyal bir devlet olup olamama değil. Sorun bölge ülkeleri ile birlik olup, emperyalizme kaşı direnmektir.

Bölgeye karşı olan bu tehdidi, ancak bölge ülkeleri ile birlik olarak başa çıkabiliriz.

Öyle anlaşılmaktadır ki, Suriye’nin örtülü savaşa karşı direnişi ve sonunda ortaya çıkacak bozgun, Türkiye’nin içinde de iktidar değişikliğine sebep olacaktır.

Meşruiyeti, Amerika’dan menkul, bu siyasi iktidardan da böylece kurtulmuş olacağız.

25.2.2012, bulentesinoglu@gmail.com