Son Dakika Haberler

SARIYER ZORU SEVER!

SARIYER ZORU SEVER!
Okunma : 76 views Yorum Yap

İbrahim BALCI
İbrahim BALCI

Sarıyer, şampiyonlukta iddialı dost Fethiyespor’u saf dışı bırakırken gerçekten zor bir mücadele verdi ve kazandı. Her zaman “Sarıyer Zoru Sever” denir, işte bunu kanıtladı.
İlk devrenin sonlarında on kişi kalan Sarıyer yılmadı, küsmedi, korkmadı ve maça asıldıkça asılarak mutlu sona ulaştı. Yönetim tedirgin, taraftar yılgın, futbolcular gözden ırakta bulunalım havası içindeydiler… Ama hangi koşullarda olursa olsun maça çıkacaklardı. İşte bunun bilinci içindeydiler.
İlk kez forma giyen Osman “Ben de varım” deyince; Emre Karaman ve Serhat istikrarlı oyunlarını devam ettirince; Emre Bayraktarbaşı ben işime bakarım anlayışı ile hareket edince ve takımın zayıf noktasını oluşturan orta alanda Semih, savaşçılığını biraz daha fazlalaştırınca; M. Akif, oyuna bilhassa ikinci yarıda ilk defa akılını koyunca, Menderes yeteneğini topu rakip alana taşıma için kullanınca; Uğur aklını becerisi çok olan ayaklarına indirince; Cemre boylu rakiplerine karşı direnince ve nihayet kaptan Sinan adeta “ben hayat doluyum, hayat veririm” diye haykırınca;  Mehmet Birinci Hoca da isabetli eleman değişikliği yapınca olan oldu ve on kişi kalan Sarıyer maçı bileğinin hakkı ile 2-0 kazanmayı bildi.
Ulaç’ın topsuz alanda rakibini tekmelemesi ve takımını 10 kişi bırakması kabul edilemez bir hareketti. Rakip kalecinin yalan yere feveranı garipsendi… Sonradan oyuna alınan Görkem’in ben sağbekte oynayamam havasını vermesi, yerine giren Egemen’in oyuna çabuk intibakı ve genç Melih’in hışım gibi sahaya girmesi ve oyuna kendini vermesi dikkat çeken taraflardı.
Maçın hakemleri doğudan gelmişlerdi. Orta hakem Erzincan’dan iki yan hakem Iğdır’dan sanki kırk yıldan beri birlikte maç yönetiyorlarmış gibi ahenkliydiler. Orta hakem Erhan Hallaç’ın çok sık düdük çalması muhtemelen maçın sertleşmemesi için olmalı. Bence hataları pozisyonlarda avantaj hakkını kullanmamasıydı.
Bir parantez de seyirciye açmalı… Tek kelime ile bravo! Bu kadar ahenkli olabilir. Maçın başından sonuna kadar takımlarını destekleyerek galibiyetin alınmasına ortak oldular. Rakip takım taraftarı ile Sarıyer taraftarı dost iki kulübün simgeleri gibiydiler… Devam etmesini dileriz.
Sarıyer çok zor bir sınavı geride bırakırken 3 altın puan aldı. Bu maçı kaybetseydi gerçekten tehlikenin tam içine girecekti. Zira alt sıradaki takımların puan almaları, sıralamanın sadece bir iki puanlık fark bulunması işin zor tarafını gösterir.
Sarıyer için zor bir dönem var… Yani demek isterim ki Sarıyer’in tehlikeli bölgeden sıyrılabilmesi için puanını 40’a çıkarmalıdır.  Sarıyer kendi alanındaki maçları yenilgisiz atlatsaydı, yada kendi alanındaki maçları kazansaydı bugün hiç de ince hesaplar içinde olmayacaktı… Hatta ince hesapları bu kez belki de şampiyonluk için yapacaktı. Ama işte bu olmadı, futbolun iyi tarafı da bu!
Ne olursa olsun Sarıyer çok zor bir maçı hem de on kişi ile kazanmayı bildi. Bu önemli galibiyetle bilhassa Yönetim olarak, taraftar olarak moral buldu, kendilerine güven geldi.
Elbette ki kazanılan maça sevindim, alınan puana şapka çıkardım ama Başkan Saffet Akkoyun’nun takımın orta alandaki nazım adamı Hasan’ın sağlığı ile ilgili hareketine, maddi ve manevi sorumluluğu severek üstlenmesine daha çok sevindim ve takdir ettim. Takdir bizden, tebrik bizden, başarı onlardan! İyi niyetle yapılan her şeyin karşılığı başarıdır. Allah yardımcı olanın yanında ve yardımcısıdır.
 
Yazan İbrahim Balcı