Son Dakika Haberler

EHLİYETİ OLAN KİM? İrfan Kaban

EHLİYETİ OLAN KİM? İrfan Kaban
Okunma : 96 views Yorum Yap

irfankabanAz gittim uz gittim.Vardım Yeşilçam filmlerine…Cüneyt’in ağzıyla ülen dedim:Aha…

Sen de oha!

 

Antraktta, açacakla  gazoz şişesinin gayri meşru ilişkisinden  peydahlanmış o ses:”tak-tak-tak” gidip uyarıyor koltuğuna gömülmüş seyircilerin kulağına çarparak…

-Gelmiştir abur cubur atıştırma zamanı…

savrularak oradan oraya yetişen terli satıcı otomatiğe bağlamış bağırıyor:

-Alaska frigo buz-çamlıca gazozu…

sesinden anlıyorsun yan koltuktaki  satın almış:

-hüüüüürrrpppp

 

Kimi matine,bazen suare abonesi olmuşuz taşınıyoruz Yeşilçam filmlerine,çokça da ailece ama ne? Örneğin 1976 senesinde bir film:”Hababam sınıfı sınıfta kaldı” diye…Ahmet Hocayla tanışırken adı Lütfü olan felsefe hocası ilerleyen bölümde  Akil Hoca oluyor.Yok öyle “akil adam” diye değil! Tamamen keyfi yada sehven adı Lütfü den Akil’e döndürülüp seyirciye aynen yediriliyor.

 

Bu Yeşilçam filmleri büyük itinayla çevrilmiştir!”Gerzek Şaban” filminde abartılmış efektle kadının yüzüne şaplatılan  23 sille  asla burunda kanama falan yapmaz.Bir “Boş ver arkadaş” filmi var: Esas oğlan Tarık ilk silleyi yapıştırıp yapıştırmaz esas kız Hülya semah karikatürü dönmeye başlar,dansı devam edecektir ama üç tura varınca esas oğlan dönüşünü durdurup bir sille daha yapıştırır,sonra bir daha; namerttim burada da kan yok.Yok kardeşim!Bizim filmlerde kan yoktur.”Devlerin Aşkı” da öyle:Tek okkalı sille gelir,lakin kan yine yok…Kan olmadığı için sevgiyi anlatmakta da rahatlıkla tokat kullanılır.”Sultan” filmi cuk oturan örnektir:”Seviyorum-çat,hem de ölesiye-pat,deli gibi seviyorum.Ne gibisi sahnede görüldüğü kadarıyla düpedüz delisin.

 

Cüneyt hastanede yatmaktadır.Düşmanları doktor kılığında odasına gelir,akılları sıra ona iğne yapacaklar… Cüneyt yer mi?Tıbbı bilgisini konuşturur:”Siz doktor değilsiniz,şırıngada hava boşluğu var.” Ne var, ne var?Sıkı durun birazdan türbülansa gireceğiz!

 

Kısaca bizim Yeşilçam filmleri mantık,fizik,zaman-mekan gibi kavramları takmaz.Ve de bir acayip iştahla duygu kırbacı kullanır.Deh der ve seyirci dört nala duygu patikasına dalar…Flüt hikayesi vardır: Çocuğuna bir flüt alacak parası olmayan babanın içki masasındaki isyanını oynar.Seyirci çocuğuna flüt alamayan babanın yürekler acısı durumuna kaptırmış olduğundan flüt kaç para,içki kaç para diye sormaz. Dört dörtlüktür filmlerimiz!Erkek kör olur,dargın olduğu sevgilisi hemşireliğe soyunur.Kendini göremese de esas oğlan sesini tanır.Seyirci heyecanlanır:Durum açığa çıkacak…Senarist işin şeyi olduğundan kadını şöyle konuşturuyor:”Ses sese benzer.”Tam bu noktada seyirci rahatlar. Oh! Tanımadı.Tanımaz tabi! Söz meclisten dışarı;herif düpedüz aptal.Tesadüfün ucunu kaçırmış haberi yok…

 

Melodram diyorlar adına bu bizim filmlerin.Ben meleyen dram diyorum.Kurbanlık koyunların beslenmesini çağrıştırıyorlar da ondan…Kerameti kendinden menkul Netekim Kenan’ın iğrenç cümlesidir:”Asmayalım da besleyelim mi?”Burada durum kesmeyelim de besleyelim şeklini almıştır. Beslediğimiz yeter,daha önemli bir amaç için feda edeceğiz anlamındadır.Asmak ve kesmek ulvi çıkarlar içindir ve konuyu en güzel Ali Baba ve Kırk Haramiler şarkısının şu sözleri anlatır: “Kırk Haramiler-Kırk Haramiler/Doğruluk için biz haram yeriz/Asmak-kesmek,kelle uçurmak,hırsızlıktan altın vurmak/Kırk Haramiler-Kırk Haramiler…”

 

Hala ne alaka diyen var mı?Olmazsa şaşarım!

 

Birinci haber şu:Yüksek seçim Kurulu CHP’nin 6 oy farkla kazandığı seçimde oy kullanma ehliyeti olmayan 7 kişinin oy kullandığına karar verdi.Kuruldaki 11 üyenin 9’unun evet dediği kararla Yalova’daki belediye başkanlığı seçimi iptal edildi.Karar gereği Yalova’daki belediye başkanlığı seçimi aynı seçmen listesi (sanırım ehliyeti olmayanlar çıkarıldıktan sonra)ve adaylarla 1 Haziranda yapılacak.

 

Öteki haber de 12 yıl öncesinden ve aynen şöyle:YSK,Siirt’in Pervari ilçesi Doğan köyünde 706 seçmenin kayıtlı olduğu 17,18,19 numaralı sandıklarda sandık kuralları usulünce oluşturulmadığı için oy kullanılamadığı gerekçesiyle,Siirt’te Millet Vekili Genel seçimlerinin yenilenmesine karar verdi ve CHP millet vekili Ekrem Bilek,AKP millet vekili Mervan Gül ve bağımsız Fazıl Akgündüz’e ait milletvekili tutanaklarını iptal etti.YSK’nın 3 Kasımda milletvekili çıkaran partiler ancak tekrar milletvekili çıkarabilir kararı üzerine,Siirt’te en yüksek oyu alan DEHAP dahil olmak üzere diğer partiler seçimlere katılamadı.9 Mart 2003’deki seçimde oyların %84.8’ini alan AKP Siirt’te 3 milletvekilliğini kazandı. R. Tayyip Erdoğan,Öner Gülyeşil ve Öner Ergenç milletvekili oldu.

 

Eğer filmin meleyen dramına kaptırmamışsanız,Yalova’daki seçim yenilenmesinde aynı adaylarla vurgusunu görürsünüz ki bu olması gerekendir.Siirt seçim yenilenmesinde böyle bir koşul yoktur. Yoktur çünkü ulvi şeyler(!) devrededir.

 

Bu Siirt seçim iptalinden önce bir şeyler olmuştur.Meclis kişiye özel karar almıştır.Hatta zamanın Cumhurbaşkanı Sezer  ilk önüne geldiğinde “öznel,somut ve kişisel” olduğu gerekçesiyle kanunu veto ederek meclise geri yollamıştı.Kanun aynı şekliyle yeniden önüne geldiğinde ise,iptal gerekçesinin önemini pas geçme nezaketini göstererek onaylamıştı.Meclisin kişiye özel karar aldığı yerde kişiye özel seçim iptali niye olmasın?Kişiye özel seçim iptali olunca da niye seçimin aynı adaylarla yapılacağı karara bağlansın ki?İstifa ettirirsin listenin birinci sırasındaki adayı,olursun aday ve iş biter.Yeşilçam senaryosu…Çocuğuma flüt alacak param yok ama içki masası sağlam….

Yeşilçam seyirciye duyguyu yüklemeyi becerdi mi?Becerdi.Demek ki becerilebiliyormuş…

 

Siz şimdi iptalden önce Siirt’te kim ne oy almıştı merak edersiniz:DEHAP:30.352 yani %29.55,AKP: 18.151 yani %17.67,Bağımsız:17.365 yani %16,91,DYP:9549 yani %9.3,ANAP: 6.634 yani %6.46, CHP: 4.644 yani %4.52,SP 4.591 yani %4.47, YTP:1.016 yani %0.99

 

İptal edildikten sonra AKP niye oyların %84.8 ini aldı diye bir yere mi takıldınız?Enjektörde hava boşluğu vardı da ondan….

Karga-karga gak dedi/Çık şu dala bak dedi/Çıktım baktım o dala/Şu karga ne budala…

 

Az gittim uz gittim.Dere tepe düz gittim.Bir de bakmışım bir arpa boyu yol gittim.Arpanız bol olsun!…

 

İrfan Kaban