Son Dakika Haberler

DAĞ GİBİ ADAM – UZUN YILLAR SONRA. Burak Özbakır

DAĞ GİBİ ADAM – UZUN YILLAR SONRA. Burak Özbakır
Okunma : 120 views Yorum Yap
Burak Özbakır

–          Selam… Naber?

–          İyidir vallahi. Senden?

–          İyi işte. Değişmemişsin hiç.

–          Sen çok farklısın ama. Hayat yormuş seni. Çok oldu mu döneli?

–          1 sene gidip gelmiştim zaten. Burdaydım hep.

–          Denk gelmemişiz demek.

–          Sahiden ne kadar oldu görüşmeyeli?

–          11 sene 3 ay.

–          Vaaay ! Hatırlıyormusun o kadar net?

–          Buraya gelmeden aklıma geldin. Nedense hesapladım öylesine. İçime doğdu sanırım görüşeceğimiz.

–          İnanmazsın belki ama bende hissettim gelmeden. Vay be! 11 sene olmuş demek. Hayat ne kadar enteresan. O kadar zaman görüşmemişiz ama dün gibi geliyor hala.

–          Yaşanmamışlıkların vardır bana dair. Bana bir asırdır görüşmemişiz gibi geliyor.

–          Yok öyle birşey. Sadece insan gittikçe kaybediyor masumiyetini. Eski masumiyetlerini. O günleri hatırlayınca da özlem duyuyor eski hallerine. Bazen hiç değişmemiş hissediyorsun kendini. Eskiye dair birşey görünce de adapte oluyorsun o hallerine.

–          Değişmek istiyordun ama sen. İyi olmuş, başarmışsın.

–          Senin bazı huyların aynı kalmış ama. Aynı özgüven, aynı nobranlık.

–          Doğrudur. Yemin ettim senden sonra değişmemeye.

–          İyi yapmışsın. Evlilik falan var mı?

–          Çıkmadı ona değecek birisi.

–          Bende de yok birşey.

–          Çok şaşırırdım olsaydı

–          O niye be?!

–          Sen evlenmeye uygun birisi değildin çünkü. Çok belliydi o tür bir hayatı seçmeyeceğin.

–          Hep uzun sürdü benim ilişkilerim Ciddiydi hepsi de. Ama denk gelmedi sadece. Kısmet değilmiş.

–          Sen kısa ilişkilerde yaşayamazsın ki zaten.

–          Belki

–          Yok yok. Yaşayamazsın. Mantaliten uygun değil öyle şeylere.

–          Doğrudur. Sevmem ben öyle yalap şap şeyleri.

–          Bu da senin savunma mekanizman işte.

–          Niye? Daha mı iyi hoppa olmak? Mecbur muyum?

–          Mecburiyet değil tabi ki ama cesaret ister o tür şeyler. Biraz yürekli olmak gerekir.

–          Haydaa !!  Hoppa olunca mı cesur oluyorsun?

–          Demagoji yapma. Anlıyorsun sen benim ne demek istediğimi.

–          Anlamıyorum. Eskiden de anlamazdım.

–          Bağımlısın sen biraz. Tek yaşaman zor. Kendini karşı tarafa bırakacak kadar özgüveninde yok. Olsaydı çoktan terkederdin zaten burayı.

–          Hala nefret mi ediyorsun sen benden?

–          Ben kaçıyorum canım benim. İyi bak kendine.

–          Dur gitme yahu! Konuşuyorduk ne güzel.

–          Sana karşı hçbirşey hissetmiyorum. Bunu kanıtlamak içinde uğraşmak istemiyorum. Olumlu ya da olumsuz bir değerin yok benim için. Sadece gördüğümü söyledim.

–          Anlıyorum neler hissettiğini.

–          Anlamıyorsun. Dedim ya hiçbirşey hissetmiyorum sana karşı.

–          Neye bağımlıymışım peki?

–          Güce.

–          Ne bağımlı olucam be güce. Herşeyim var Allaha şükür.

–          Evin, araban, paran olunca güç sende mi oluyor? İhtiyacın kalmıyor mu hiçbirşeye? Eskiden de söylerdim ama anlamazdın bunları.

–          Neymiş o güç dediğin senin?

–          Sen kendi problemlerini kendin aşabileceğine inanmıyorsun öncelikle. Otonomin yok. Bağımsız kalamıyorsun. Birisinin gelip seni kurtaracağını düşünüyorsun. Yarattığın sanal problemlerle ilgi çekmeyi seviyorsun. Kısacası, yanında bağımlı olduğun güç olmadan yaşamayı istemiyorsun.

–          Bunların hangisini yaptım sana ki böyle konuşuyorsun?

–          Bunları bana yapacağın bir ortam olmadı ki hiç. Farkında değildin ama çok destekliyordum seni.

–          Yerinden bile kaldıramıyordum seni. Ben yokmuşum gibi davranıyordun.

–          Diyorum ya, farkında bile değildin hiçbirşeyin.

–          Hiçbirşey yapmayarak destekliyordun yani beni.

–          Bir insana yapabileceğin en büyük yardım, yardıma ihtiyacı olmadığını anlatabilmektir. Ben hiçbir konuda sıkmadım seni. Kıskançlık krizlerine girmedim. İşime gelmeyen hareketlerinde değişmen için baskı da bulunmadım. Dediklerimi yapman için oyun oynamadım. Arkadaşlarınla, dostlarınla, yakınlarınla beraber olmaktan çekinmedim. Başın sıkıştığında sığınabileceğin bir liman olduğumu her zaman biliyordun.