Son Dakika Haberler

ELVEDA EY METANETİN SURETİ.Burak Özbakır

ELVEDA EY METANETİN SURETİ.Burak Özbakır
Okunma : 85 views Yorum Yap

Sanki bir an gibidir, hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan la elveda Ey Şehr-i Ramazan arası. Bir başı hatırlanır sanki, bir de sonu. Hep te “ Vay anasını, anlamadan bitti yine “ diye biter.

Şehr arapça da ay anlamına gelir. Şehr – ay, Eşhur – aylar. Ama ben Şehr-i Ramazan denilince nedense hep hem ramazan ayını, hem de bana göre ramazanı en güzel geçirebileceğiniz mekan İstanbul u hatırlarım. İstanbul la tanışıklklarım hep ramazan ayına denk gelir çünkü. İftarla sahur arasında geçen zamanı uykuya ya da arkadaşlarla bir kahve köşesinde kağıt oyunlarına kurban etmezseniz, o kadar güzel keşfedebilirsiniz ki bu yedi tepeli şehri. Özellikle yaz aylarına denk gelen bu senelerde. Çok güzel olur ramazan geceleri İstanbul da. Hiç uyumuyor hissi verir hepimize.

İftar sonrası Ortaköy ya da Eminönünden bir boğaz turu yapabilirsiniz misal, içinize boğaz havası çeke çeke. Feshane de kalabalığın arasına dalabilirsiniz, gündüze inat. Karaköy de fokurdatırken nargilenizi ya da İstiklal caddesinde turlarken, gurur duyarsınız bu coğrafyayla ve bu coğrafyanın insanlarıyla. Çünkü ramazanı içinde yaşayan ve yaşatan da, bu taraklarda bezi olmayan da, ya da ramazanı yaşamayı bir sonraki seneye erteleyen de karışmalar birbirlerine. Kimse dışlamaz birbirini. Suçlamaz. Tamamen kendi hür iradenizle yaparsınız, ne yaparsanız. Gündüze inat, daha fazla güldüklerini görürsünüz insanların. Gülerler daha özgürce. Farklı olduğunuzu bilirsiniz diğer arap ülkelerinden. Özü arapçadır ama arapça yaşamazsınız dininizi.

İlahi bir aşktır İstanbul ramazanında yaşadığınız. İçiniz ısınır. Bu özgürlüğü yaşadığınızda içinizde ve güzelim şehrinizde, inancınızı ve inancınızı yaşama şeklinizi irdeleme, sorgulama ve bir adım ileri götürme şansını da yakalarsınz.

Hikmet-i ilahidir Kuranı Kerim inanana. Dininizin felsefesi, anlamı nedir, işte tam da onu anlamaya başlarsınız. Birçok hacı hoca öteki dünyaya yatırım gibi anlatırken dininizi, Yunus un “ Cennet cennet dedikleri birkaç huri birkaç melek, isteyene ver onları, bana seni gerek seni “ dediği gibi, olayın özüne bakmaya başlarınız.

Dininiz ve mucizesi Kuran ı Kerim aslında bu dünyayı düzenliyordur sizin için, farkına varırsınız. Tarikat denen Allah a giden yolun herkes için özel olduğunu, Allahla kul arasında olduğunu, öz itibariyle kalp kırmamaya, gönül yıkmamaya dayandığını, sizin yolunuzla inanlarla ya da inanmayanlarla aynı noktada buluşabileceğinizi, dininizin şekillerden ibaret olmadığını, olması gereken herşeyin olması gerektiği gibi olduğunu ve herkesin öğrenmesi gereken şeyi bir şekilde öğrenmeden terk-i diyar etmediğini, dini şeklen kullananların aslında nasıl büyük günahkarlar olduklarını, dininizi gerçekten özümsediğinizde kalp kırmaya, gönül yıkmaya, insanlara kötülük yapmaya, insanları herhangi bir kisve altında sıkıntıya sokmaya hakkınız olmadığını, gönlünüzün ve insanlığınızın bunlara izin vermeyeceğini idrak edersiniz.

Belki en önemlisi de her ne kadar bazı duaları arapça, öz dilinde söyleyebilseniz de, aslında mealini ve ne demeye çalıştığını anlamanın ne kadar ehemniyetli olduğunun farkına varırsınız.

Ramazanı İstanbul da yaşamak, bu coğrafyanın ve 72 milletten insanlarının nasıl bu kadar sene yıkılmadan ayakta kalabildiklerini anlamaktır.