Son Dakika Haberler

Kalanlara Teselli. Burak ÖZBAKIR

Kalanlara Teselli. Burak ÖZBAKIR
Okunma : 120 views Yorum Yap

–          Öhöhöhöh…..

–          Dur yorma kendini. Geldim bak buradayım.

–          Çok uzun zaman oldu. Biliyordum birgün geleceğini.

–          Gitmedim ki ben hiç. Buradaydım hep. Nefes alışlarını bile duyuyordum desem, yalan olmaz.

–          Bana çok uzak geliyordun ama. Sürekli gözlerimi kapatıp, elimi uzatıyordum. Bir oyundur belki bu diye dua ediyor, birgün o karanlığın içinden uzatıp ellerini tekrar yakalayacaksın sanıyordum. Zordu ama inan. Fısıltını bile duyamazken, bu tür şeylere inanmak çok zordu.

–          Biliyordum neler hissettiğini ama senin için beklemeliydim. Çok farklıydın o zamanlar. Zapdedemezsem seni diye korkuyordum.

–          Şimdi?

–          Bilmiyorum.

–          Ama nefret ediyordun gibi geliyordu bana.

–          Başlarda belki ediyordum. Belki niye diye kızıyordum. Daha sonraları umursamamaya başladım. Seni kafamda silmeye başladım.

–          Buradasın ama şimdi.

–          Evet buradayım. Seni silmeyi başaramadım.

–          Hiç gelmedi mi aklına silmeyi başaramayacağın? Az da olsa?

–          Geldi ama teselliyi başka yerlerde aradım.

–          Çok ta iyi yaptın. Ben çok ezildim yokluğunda, çok ciğer kuruttum ama en azından, aramızdan, sen böyle mutlu kaldın. Öhöhöhhöhöhöh….

–          Dur lütfen. Sus. Sanki hiç olmamış gibi düşün. Zaman bir yalandı, bir ilüzyondu, öyleymiş gibi düşün. Hiç ayrılmamışız gibi düşün. Hep birlikte yaşamışız diye düşün. O birbirimize sarıldığımız anları hayal et, hep orda kalmışız gibi düşün.

–          Öhöhöhhhhöööhhöhhöh

–          Hani elele tutuşup yürürdük ve sen onla da yetinmez, sarılsana derdin ya. Sanki kaçacakmışım gibi sıkı sıkıya tutardın ya

–          Öhöhöhöhöhhhhöööhhööh

–          Hiç bırakmamışım gibi düşün.

–          Öhöhööööhhhööhhööhööhhhh

–          Çok özlemişim ben seni gibi düşün. Aklımdan hiç çıkmamışsın gibi düşün. Ben hep senleymişim gibi düşün.

–          Öhöhöhhhhöööhhhhöööh

–          Hanımefendi çıkmanız lazım artık.

–          Biraz daha. Ne olur biraz daha!

–          Hanımefendi lütfen………

Hiç gerçekci bir hikaye değil değil mi? Nerde kaldı bu tür sevgiler, aşklar değil mi?  Siz bu tür saçmalıkları hiç yaşamazsınız değil mi? Sert olmayanın dert olduğu, uçsuz bucaksız bu vahşi coğrafya da siz arkanıza bile bakmayacak kadar güçlü oynarsınız bütün oyunlarınızı değil mi? Siz hep gençsiniz, genç kalacaksınız ve ihtiyarlar gibi maziyi düşünüp düşünüp hiç içlenmeyeceksiniz, değil mi?

Bunlara evet diyen sizler içini verebilecek bir cevabım yok ama hayır diyen birkaç bahtsız için bir soruyla bitireyim: İçinizde sevgisi bir nebze dahi kalmış olan birisine, seni seviyorum, seviyordum, sevecektim demeniz için, onun illa ki ölmesi mi gerekli?

Burak ÖZBAKIR