Son Dakika Haberler

Amerikan Vakfiye Profesörleri ve Ratking Ajanlığı

Amerikan Vakfiye Profesörleri ve Ratking Ajanlığı
Okunma : 99 views Yorum Yap

Mahiye Morgül
Mahiye Morgül

Cristopher Simpson, 1998’de yazdığı “Üniversiteler ve Amerikan İmparatorluğu” adlı kitabına “Ratking” anlatarak başlıyor. Farelerin kuyruğunu birbirine dolandırmanın adı  “ratking”, birbirine kuyruklarından bağlı olarak ölüyorlar. “İşi Arap saçına çevirmek” dediğimiz, psikolojik savaşın özeti “ratking”.
Amerikan Üniversitelerinde bulunan şirket kürsüleri, psikolojik savaş için “ratking” elemanları yetiştiriyor.
Anladığım şu ki, Amerikan üniversitelerinde şirketlerin sponsorluğunda açılan kürsülerde profesör olmak, şirket ajanı olmaktır. Oralarda, bilimin özgürlüğü için değil, şirketlerin dünya hegemonyasına hizmet için ajanlık yöntemleri geliştiriliyor.
Böyle kürsülerden nemalanan hocalara VAKFİYE PROFESÖRÜ diyorlar.  Şimdi biz de bu sisteme geçiriliyoruz.
Şirketler vakfiye kürsüleri kuruyorlar, finanse ediyorlar, orada kendilerine ajanlar yetiştiriyorlar ve bunları diğer şirketlerin ve ülkelerin içine yerleştiriyorlar. Amerikan şirketleri, dünya egemenliği için, yani emperyalizm için, ajanlarını bizim gibi ülkelere bilim adamı diye ya da bilimsel araştırmacı diye gönderiyorlar.
Şu anda TÜBİTAK ve TÜBA’da böyle yetişip gelmiş şirket ajanı bilim adamları dolu. Onları ODTÜ’ye de yerleştirecekler, gidiş öyle görünüyor. Başbakanın ODTÜ’yü savaş alanına çevirmesi, bu sırada öğretim üyelerine yüklenmesi pek manidardır.
TYÖK de bunun için kuruluyor, 2006’da kurulan MYK buna ön hazırlıktı: Önce, yabancı sertifika piyasası kurdular, sırada yabancı şirket kürsülerini kurmak var. İşte ODTÜ’de açılan Montajcı-Kaynakçı Mühendislik(!) Kursları… Yabancı İngilizce sertifikaları, yabancı kaynakçı sertifikaları, yabancı UDS ve KPDS dil sertifikaları… Sonu yok.
Eğer ODTÜ’lüler sertifika veren kursların kaldırılmasını talep etmezler ve diplomalarını geri almazlarsa, bir de teknokentleri okul bahçesinden kaldırtmazlarsa, pek yakında başlarına gelecekleri önleyemezler. Orta Doğu’ya ajan yetiştirme kürsüleri ODTÜ’de açılır artık…  Onun için önce ODTÜ’de işler Arap saçına dönecek… ODTÜ’de “Ratking” için düğmeye bastı başbakan. Odasında bulunmuş olan dinleme böceği elini çabuk tutması için uyarı bile olabilir.
Amerikan eğitim materyalleri hazırlama şirketi SPAN, 1995-2005 arasında 10 yıl, YÖK Dünya Bankası Dairesinde çalıştı. Bu şirketle beraber çalışan, Kemal Gürüz’den Erdoğan Teziç’e, Hüseyin Çelik’ten Ziya Selçuk’a kadar… İşte sonuçları, mevcut ders kitaplarında beyne asimetri virüsü atılıyor, lütfen eba.gov.tr adresinde bu kitapları görün. Seneye tabletlere yerleştirilecek olan kitaplar bunlar, lütfen resimlerine ve cümlelerine bakın, o vahşeti görün. Kamucu eğitimden piyasacı eğitime geçiriliyoruz…
Amerika’da şirket profesörlerine Vakfiye Profesörü diyorlar. Vakfiye profesörleri, şirketin dünyaya yayılması için, rakiplerini eritmek ve ortadan kaldırmak amacıyla psikolojik savaş yolları geliştiriyorlar. Örneğin eğitimde, kamucu eğitim yapılan ülkelerde “ratking” yoluyla kamucu sistemin önce kaosa çevrilmesi, velilerin kurtarıcıyı beklemesi ve alanın küresel eğitim piyasasına hazırlanması gerekiyordu. İlk önce işin teorik inandırıcılığını sağlayacak bir kuram üretilmeliydi, bunun siparişi verildi ve psikolog H.Gardner zekânın tek değil çok parçalı olduğunu yazdı. Gardner bir Vakfiye Profesörü idi. Türk eğitimcileri bu tezi öğrenmeye Amerika’ya gönderildi.
Amerikan üniversite sisteminde devletin ve şirketlerin güvenlik kuruluşları ayrı ayrı kürsüler kuruyor. Adı geçen kitapta, “Çoğu zaman sosyal bilimlerin kavram ve projelerini şirketler başlatmış, üniversite kampüsündeki uzmanlar ise peşinden gelmiştir” diyor. Onlara göre “kalkınma”, gelişmekte olan ülkelerdeki kaynakları uluslararası pazarlara taşımak için alt yapı yatırımlarının yapılması anlamına geliyor. “İşlerin rayında gitmesine katkıda bulunarak, hevesli bir takım Amerikalı akademisyenlerin kariyerlerini geliştirmesinden bahsetmeye bile gerek yok” diyor.
Şimdi Türkiye’de, tablet bilgisayarlı eğitime sıra geldiğine göre, eğitim materyalleri hazırlama şirketi SPAN ile iş yapan akademisyenler çok hızlı kariyer geliştirecektir.
Kitaptan bazı başlıklar:
Şirketlerin Yeni Bilim Aşkı
            “Yeni” Derslerin Oluşturulması İçin Dışarıdan Finansman
            Yabancı Hükümetlerin Akademiye Akıttığı Paralar
            Faustiyen (Ahlâksız) Sözleşmeler
            Federal Yardımlardan Şirket Ar-Ge’sine
            İsme Düzenlenmiş Profesörlükler ve Araştırma Merkezleri
Burada verilen örneklerden birinde, Türk hükümetinin Ermeni diasporasının iddialarını çürütmek üzere akademiye verdiği 3 milyon dolardan söz ediliyor. (age.sh.237)
Başka ülkeler ve çıkar grupları da, aynı düşüncelerle akademiye yatırım yapıyorlar. Türkiye, 1993’ten beri Princeton, Harvard, Georgetown ve Chicago Üniversitesindeki vakfiye Türkiye araştırmaları kürsülerine yaklaşık 3 milyon dolar katkıda bulunmuştur.
            Princeton, “Türkiye Araştırmaları Atatürk Kürsüsü” için, Türklerin Ermenilere uyguladığı jenosid veya Türkiye Kürtlerine yapılan baskı konusunda uzman birini seçmek yerine, daha önce Türkiye’nin finanse ettiği bir lobicilik grubu olan Türkiye Araştırmaları Enstitüsü’nün icra direktörlüğünü yapmış olan Heath Lowry’yi seçmiştir…”
Keşke benim hükümetim böyle Amerikan vakfiye profesörlerini kullanacağına, Mehmet Perinçek’in Moskova arşivlerinden getirdiği belgeleri kullansaydı. Mehmet Perinçek de bugün Silivri zindanında yatıyor olmazdı. (Bir an önce dışarı çıkması dileğiyle!)
TYÖK yasasıyla birlikte Amerikan Vakfiye Kürsüleri sistemi geliyor… İlk tepki bu hafta sonu Ankara’da. Protesto yürüyüşü, Tüm Öğretim Elemanları Derneği tarafından düzenleniyor. Başta ODTÜ öğretim üyeleri olmak üzere cübbeleriyle yürüyecekler, ben de oğlumun yerine onun cübbesini giyerek yürüyeceğim.
Bu yürüyüşle sadece ODTÜ’ye yapılan polisli saldırıyı kınama değil, AKP’nin 2006’da kaldırdığı mühendislik diplomaları geri istenmeli, sertifika sistemi getiren 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu yasası protesto edilmelidir.
Yürüyüş, 12 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’de Siyasal Bilgiler Fakültesinin önünden Sakarya Caddesine kadardır.
Tüm Ankaralıları bu yürüyüşe bekliyorum.
…..
Bu arada…
  PKK, Kandil, BDP, KCK, Kemal Burkay… Ratking oldular bile.
Demiştim, ABD asla çözüm istemez, sittin sene birbirine karşı kullanacak, ben olmazsam yaşayamaz birbirinizi yersiniz diyecek, Afganistan’daki gibi kalıcı olarak gelecek…
PKK görüşmeleri sadece iş yapıyor görünmek için, Kürt oyları anayasa geçirtene kadar elinde tutmak için. Kuyrukları kör düğüm oldu bile, Kürt siyasi grupların arasına bir de kan davası soktu mu gör Ratking ölümünü.
Akıl akıl, ulu akıl nerdesin?
Birliğimiz dirliğimizdir, en yaşlı Kemal Burkay, bunu sen de söylemezsen kim söyleyecek?
Mahiye Morgül / 10.1.2013