Son Dakika Haberler

Başbakan BOP’un Eğitim Ayağını Açıkladı.Mahiye MORGÜ

Başbakan BOP’un Eğitim Ayağını Açıkladı.Mahiye MORGÜ
Okunma : 9 views Yorum Yap

Başbakan, 13 Ocak 2009’da, kendi parti meclisinde yaptığı bir konuşmada BOP eş başkanlığının ne olduğunu açıklamıştı. Son günlerde Ulusal Kanal TV’de sıkça yayınlanıyor, not aldım, diyordu ki:
“BOP, Ortadoğu barışına yönelik olarak kurulmuş. Burada Türkiye’ye bir görev verilmiş. Biz bu görevi üstlendik Bunun ekonomi ayağı var. (…) Eğitim özgürlüğünü daha ileri safhalara taşımak için kurulmuş bir projedir.”
BOP’un eğitim ayağının da olduğunu söylüyor. Eğitimde daha fazla özgürlük ne anlama geliyorsa, onu daha ileri safhalara taşıyacakmış…
Anayasamıza göre ülkemizde herkese eşit ve parasız eğitim hakkı vardır. Parası olana özel okulda okuma hakkı da verildi. Peki, nedir bu “eğitim özgürlüğü”?
‘Anadilde eğitim özgürlüğü’ şeklinde anlaşılabilir, o değil. Küresel çetenin eğitim programında herkesin anaokulundan itibaren İngilizce öğrenmesi şartı vardır, ana dilde eğitim programı yoktur. Anadilini öğrenmek isteyen onu seçmeli ders olarak alır, tüm dersleri anadilde görmek başka şeydir, onu hiç vermezler. Kasıt bu değil.
BOP’un ekonomi ayağı, bölgemizdeki kamucu ekonomileri yıkarak küresel piyasanın emrine verir. BOP’un eğitim ayağı da kamucu eğitimin yıkılarak küresel piyasanın emrine verilmesidir. Onlar için “özgürlük”, küresel çetenin önündeki ulusal direnç noktalarının ortadan kaldırılmasıdır. Bu nedenle, Milli ordu kadar milli eğitim de onlara engeldir.
Onlar, eğitimin tümüyle sektöre devredilmesine “eğitim özgürlüğü” derler. Velilerin özgürce sömürülmesidir kasıt. Derslerin okul dışında istediği yerden para vererek alınmasıdır eğitim özgürlüğü ve üstelik sadece parası olanlar içindir bu söz.
BOP kapsamında eğitim özgürlüğünden söz etmek, anayasamızdan “Herkese eşit ve parasız eğitim hakkı” ilkesinin kaldırılmasıdır. Yeni anayasada bunu nasıl türbanlayacaklarını tahmin edebiliriz. Örneğin, “Biz daha kapsamlı eğitim özgürlüğü getiriyoruz, demokratik eğitim açılımı yapıyoruz” diyecekler. Çünkü her konuda akılları bulandırarak geliyorlar…
Küresel çete, NATO eliyle Bereketli Hilal ülkelerini nasıl özgürce(!) parçalıyorsa, eğitim müfredatlarını da öyle özgürce paramparça ediyor. Bunun için 2006 yılında Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) diye bir komite kurdular. İçerisinde on tane Amerikalı olan bu komiteyle, her mesleği, her branşı, her dersi, özgürce, diledikleri kadar çok parçaya ayırıp her birini üçer aylık sertifikalı kurslara çeviriyorlar. Eğitim bitiyor, kurslarda öğrenme başlıyor, ulus devletin eğitim görevi sıfırlanıyor. Dilediğiniz yaşta, dilediğiniz kıyafetle, paranız kadar sertifika toplama özgürlüğünüz olacak.
O zaman, her genç, bir sertifika daha almak için önce iş bulup çalışmak zorundadır. Ancak, tek garantili iş, ön eğitim istemeyen tek iş, Amerika’daki gibi, “paralı askerlik”tir. Orada yüksel okul okumak isteyen her genç önce parasını temin etmek için askere yazılmak zorundadır. Bizim gençlerimize kurulan tuzak da budur.
Yani, “Eğitim özgürlüğü” ile “Paralı askerlik” tek paket programdır.
İşte başbakanın 2009’da AKP parti meclisinde “BOP, eğitim özgürlüğünü daha ileri safhalara taşımak için kurulmuş bir projedir” dediği budur!
Başbakan, asla TBMM’den almadığı ve kendi kendine verdiği, veya kendini başbakanlığa getirmeleri karşılığında üstlendiği bu görevle, milli orduyu da parçalayıp piyasaya devretmek durumundadır. İşte, Türk Ordusunun kurmayları parça parça içeri atılıyor, kozmik odalara giriliyor, düzmece belgelerle davalar açılıyor, genelkurmay dinleniyor, Jandarma ayrılıyor, Havelsan’a kırmızı kart gösteriliyor, başkomutanlık makamı değişiyor, vb… Eş zamanlı olarak, Mesleki Yeterlilik Kurumu adı altında Amerikalı müfredat kırıcıları, eğitimi parçalayarak “eğitim özgürlüğünü!” daha ileri safhalara taşımaya devam ediyor.
Beşiktaş savcıları, YÖK’den, Üniversitelerden ve MEB camiasından hiç kimseyi ifadeye çağırmadıklarına göre, görülen odur ki, buralarda ulusal bir direniş yoktur.
Daha vahim olanı, ne siyasi partilerden, ne de ana muhalefetten buna bir tek laf eden çıkmadı!
Bir daha söylüyorum, eş başkanın Amerika’ya söz verdiği “eğitim özgürlüğü” ile “paralı askerlik” ikisi tek paket programdır!
Düşmanlarımıza inat, son büyük haçlı seferini püskürttüğümüz 30 Ağustos Zafer Bayramını ve İslam âleminin acılar içinde geçirdiği Şeker Bayramını kutlar, her ikisinin de tekrarını gönülden dilerim.
29.11.2011
Mahiye Morgül