Son Dakika Haberler

Fransız Mallarını Boykot Etmek Yerine.Mahiye MORGÜL

Fransız Mallarını Boykot Etmek Yerine.Mahiye MORGÜL
Okunma : 88 views Yorum Yap

Bir dostum benden Fransız şirketlerini ve ürünlerini araştırıp liste yapmamı istedi. Oysa benim kafamdaki acil konu başkaydı; Fransa’nın
kararını destekleyen Kürt kardeşlerimize gerçeği nasıl anlatabiliriz,
bir yolunu bulmalıydım.

1915 Ermeni ayaklanmasında ilkin Kürt köylerine saldırmışlardı. Bir
anlamda Kürtleri o saldırılardan kurtarmak için Ermenilere tehcir
kararı verilmişti. O yüzden Kürtler yol boyunca göç konvoylarına
saldırıyorlardı. Boşalan köylere de yine Kürt ağaları el koyuyordu.
Ortada bir Kürt-Ermeni hesaplaşması var gibi. Hani tazminat açılsa o
Kürt köyleri gider.

Fransızlar sonra nerde Ermenilerin arkasında oldu, bilinir; Adana’da,
Antep’te Maraş’ta.

1896 İstanbul’da Osmanlı Bankası baskınında olduğu gibi, Fransa’dan
gelen teröristler halkı birbirine katıp ortalıktan çekiliyor, Fransız
konsolosluğu da onları koruyordu. Dersim’de açılmış olan 8 yabancı
kolejden kaç tanesi Fransızlarındı… Doğu’da Fransız koleji ve
Fransız konsolosluğu açılmış olan yerlere dikkatle bakmak lazım.
Bir de, Fransa Katoliktir, Ermenistan ise Ortodoks’tur, nasıl oluyor
da Katolik haçlı seferlerinden en büyük zararı gören Ortodoks
Ermeniler bugün Katolik Fransa ile dost olurlar, bunu araştırıyorum.
Diyaspora denilen tayfa Ortodoks değil de Ermeniler arasına sonradan
girmiş olan Yahudi kökenli Bagradiler olabilir miydi? (Eren Erdem’e
göre, Hz.Muhammed, Yahudiler için, kimliğini gizleyen anlamında “cin”
deyimi kullanmıştır.)

“Baharat” Yolu ile sesdeş olan “Bagrad” tayfası, İpekyolu’nu kimseye
kaptırmayan Yahudi tüccar sınıfına karşılık geliyor. Bagrad yazıp
internette ararken karşıma Şeddadiler çıktı. “Ermeni beyi Bagrad ile
savaşan Kürt Beyliği” diye bir bilgi düştü önüme. Karusi Beyliği
yerine Kürt Beyliği denilmiş gibi.

Bunları araştırırken Fransız mallarını boykot edelim diyen o mektup geldi.

Ben kendimce tarih araştırırım, şirketlerin adlarını bilmem. Ancak
1992 model bir Renault Toros arabam var, Fransız olduğunu biliyorum.
Kapatılmasını istemek lazım. Gücün yeterse… Galiba Koka Kola Fransız
Yahudisidir, Danone de…
Yoksa ufak tefek makyaj kozmetik şampuan hoş koku, vs, bunları boykot
etmek çok etki yapmaz. Türk sosyetesi ne kadar antiemperyalisttir
ki… Köylüye halka inmez bu boykot.

Şimdi 4.haçlı seferleri dönemini irdeliyorum; Katolik Fransa ve
Katolik İtalya’nın 1200’lerdeki atalarıydılar. Ortodoks Ermenileri
sevmezler, onları da ezdiler. Sonra Ermenilerin arasına Yahudi
tüccarlar girdi, Bagradi onlara denildi. Bunlar Ermenilere egemen
oldu, halk zavallıydı, politika belirleyecek kadar hiç
palazlanamadılar. Bugün bizim halimiz gibi, örneğin yarın”Türkler
Suriye’ye saldırdı” diye tarih yazacak…

Haçlı seferlerine karşı direnen Şamani Oğuzlu beyliklerden biriydi
Şeddadiler. Bence ona Kürt değil KARUSİ Beyliği demek gerekir. O
zaman, Akmenid (MÖ.550’ler) devletine kadar kökleri uzanan, Buhara’dan
Atina’ya kadar uzanan köleliğin yasaklandığı muhteşem bir uygarlıkla
Kürtlerin bağı kurulur. Ki benim saptamam da odur.

Başkenti Babil olan1.Karus’un Egemen/Agmen-id devletidir konu.
Artemis’in babasıdır Karus. Perslerin de atasıdır, İranlılar Kuroş
der. Bilinen bütün Şamani Oğuzlu devletlerin, Darius, Mitridat ve
Anatikos’ların, Pantus, Selevkos, Pers, Sasani ve Selçuklu yönetici
hanedanları burayla bağlantılıdır. Efes’te Kuret caddesinde üç hilalli
lahitlerde yatanlar da, Ahlat şehitliğinde yatanlar da aynı Kor
Ata’larımızdır.

Orta Asya’da yeni bulunan Şamanoğulları sikkelerinin ortasında kare
şeklinde delik ve yarım hilal tespit edilmiş. Ahlat mezar taşlarında
da kare var! Kare, Karesi, Şamani Karesi, sevinçten “dört köşe” (kare)
oldum şimdi! 50 yıl önce Türk Kuruş’unun üzerinde nokta(güneş) delik
vardı. Adı KURUŞ’tu değil mi? Deliğin iki yanında arpa buğday (bereket
duası) vardı… Delik ne zaman yok oldu unuttum, ama arpa buğday 2005 de
Kuruş’tan yok edildi. Karusi izlerini siliyoruz, biz değil, görünmeyen
birileri siliyor…

Kürt adı bize ortak atamız olan Karus’tan mirastır. Başka? Karesi
Beyliği var. Osmanlı devletinin kurucularındandır, adını vermedi ama
bütün törelerini ve sembollerini verdi. Hatta kurulan devletin adı
Tanzimat’a kadar Devleti Âli idi; 1453’e kadar sancağı kızıl,
bayrağında ise kırmızı zemin üzerinde yeşil çevreli üç sarı hilal ve
bir diğer sancakta ise Hz.Ali’nin kılıcı Zülfikar resmi vardı!

Romalılar ve Hıristiyan yağmacılar, Agmenid Karusileri hiç sevmediler.
Çünkü Karusiler faizle borç almayı ve insan satışını (köleliği)
kaldırdı. Çünkü onların Şamani inanışına göre toprak herkesindi, yani
İslami deyimle mülk Allah’ındı. Romalılar İslamiyeti de sevmediler,
çünkü Karusi töreleri orada devam ediyordu…
Bu araştırmamdan sonra diyebilirim ki, Şeddayi Karusilerin bu töresini
kırmak ve onları toprağa bağlı maraba/köle yapmak için, yıllar sonra
özel olarak ağalık formülü icat edildi. Böylelikle insanlar tek tek
satılmayacak ama köyüyle birlikte satılabilecek, ayrıca köyün
erkekleri ağanın istediği yere asker olarak topluca
gönderilebilecekti. Toprak ağanın idi, üzerinde çalışanlar da
ağanındı. Cumhuriyeti kurduktan sonra toprak reformuna sıra geldiğinde
Mustafa Kemal’in ömrü vefa etmedi ve Fransa yine Şeddayi şehri
Dersim’de ayaklanma çıkartıp toprak reformuna da taş koydu. Bugün,
dileyen, toprak ağalığının İslamda yeri var mı, tartışsın bakalım.
Böyle bir tartışmayı açacak cemaat liderinin başı derhal kesilir.

Şeddadi (Şeddayi) anamız Sitti Zeynep’i çok yazdım, burada tekrar
anlatmayacağım. Şeddadi, Kürtçe fonetik açılımında Seyid Ana demektir.
Pülümürlü, Palmira kraliçesi, 270 yılında Roma’da öldürülen Şamani
kraliçemiz, Leyla Sultan. Bütün “Leyla Yar” türkülerinde ona ağıt
vardır. Hıristiyan dünyasında Sevgililer günü diye anlatılan ise
öldürüldüğü gündür. Sevinç gününe çevirdiler ölümünü.

Zeynep Sultan’ın soyundan gelenlerin yönettiği beyliğe şan olmuş adı,
öyle görünüyor; Seyid Dadey, Şeddayiler. İşte o Müslüman Şeddayiler,
Bagrad adlı Ermeni beyine karşı savaşmıştı…
…….
Diyaspora Ermenileri kim ola…

Bir Ermeni’ye “Siz 1915’de Kürtleri öldürdünüz, neden şimdi PKK’yı
destekliyorsunuz?” diye sorsanız, o da size “Şimdi onlara verilsin,
sonra onlardan almamız kolay” diye cevap verirse, pek akıl
erdiremezsiniz değil mi? On yıl kadar önce oldu bu. Şimdi anlamını
buluyorum, bu cevabı ancak bir Bagradi verebilir.

Diyaspora dediğimiz Fransa Ermenilerinin etkili adamları Bagradiler
görünüyor. İşte, Dersim ayaklanmasında Fransız parmağı aramanın
tarihten gelen kaynağı. Macar Yahudisi olan Sarkozi ile yakın
düşmeleri normaldir. Bu arada, Kamer Genç’e bu kadar saldırılmasına ve
Mehmet Mir Dengir(Tengri) Fırat’ın AKP’den ötelenmesine artık bu
açıdan bakıyorum.

Bir de şu; Öcalan’ın soyu tam araştırılmalı, Bagradi çıkabilir.
Asmadılar, besliyorlar. İdam yasası bile değiştirildi Öcalan için. Ama
Doğu Anadolu’dan Kürt köylerini boşaltıyorlar. Van bile boşaltılıyor.

Cengiz Han’ı düşündüm. Karıları Hıristiyan idi. Katolik veya Bagradi
olmalıydılar, çünkü dönem aynı dönem. 1204’de 4.Haçlı Seferinde
yağmaladıkları İstanbul’u işgal edip Karaköy’de Katolik Latin Devleti
kuran Venedik Yahudi tacirlerine çalışıyordu. Baharat (Bağrad) yolunda
kovboyluk yapıyordu, geçtiği Türk köylerini yakıp yıkıyordu. Onun ve
haçlıların zulmüne karşı kurulan devlettir Büyük Selçuklu(Arapça
Selazki) Devleti. Kudüs direnişinin simgesi, Eyyübi Turan Şah devleti
de öyle kuruldu.

Bence Fransa’yı boykot etmek yerine oturup tarih çalışalım,
dostlarımızı düşmanlarımızı bir daha gözden geçirelim. Katolik
Fransa’yı ve emperyalist Hıristiyan devletleri kendi tarihleriyle
yüzleştirelim ve de, Vatikan papazlarıyla resim çektirenlerin yüzüne
daha dikkatle bakalım. Kürtler adına konuşanlara da bu gerçekleri
anlatalım.

Son olarak, tavrımızı doğru belirlemek için…

Kartlara bir daha bakalım. Bir emperyalist devlete karşı çıkarken
diğer emperyalist devletin istediğini yapmayalım. Mesela, ABD şimdi
Pakistan’ı kaybediyor, İran’ı arkadan dolaşmak için Azerbaycan’a el
veriyor, “Karabağ’ı ben alır sana veririm, Hocalı soykırımını
tanıyorum” diyor. Mesajını Meksika üzerinden verdi. Fransa da
Ermenistan’a halıyı serdi, bize ise pimi çekilmiş el bombası
gönderdi…

Fransa’nın İran’dan talebi yoktur, çünkü Fransız patentli Humeyni,
İran petrol işletmelerini 1980’de onlara verdi. Humeyni mollaları
Lurrileri (Kuzistan Karusileri) Araplaştırarak eritti, Karus’un
başkenti Şiraz’da iki buçuk milyon Kaşgari Aleviyi İran-Irak savaşı
bahanesiyle yok etti, en son 1988’de Halepçe’de Kürt katliamı diye
duyurulan saldırıda Şirazlı beş bin muhalif kadın taburlarını da
zehirli gaz bombasıyla Barzani öldürttü… O günden sonra dünyaya
Kürdistan kartı açılmıştır…

Şimdi; 2001’de ilan edilmiş 3.Bin yılın haçlı seferi devam ediyor.
Asya’daki bütün Karusileri içine aldıkları ateş çemberi daralıyor.
Türkiye Karusileri biziz, Çanakkale’den Hakkari’ye kadar… Bunları bir
daha düşünelim, dersimize sıkı çalışalım.

Boykot mu? Fransız mallarını değil, şu Telekom’u satın alan Lübnanlı
Ermeni kimdi, bizi dinleme ağı kuran, onu felç edecek boykot yapalım.
Ambargoyu kendimize koyalım. Hem arıları da öldürüyor; cep
telefonlarınızdan vazgeçebilecek misiniz?

Sonra, parası Barzani’ye giden sigaraları içmeyelim. Sonra, koka kola
yerine yerli gazoz içelim. Sonra, köylümüz kalkınsın, şalgam suyu,
limonata içmeye var mısınız?

Tarih bilinciyle yola çıkıp, emperyalizmin bütün piyasa tuzaklarına
karşı olalım ve tüketim boykotunu kendi kendimize koyalım. Bilin ki o
gider hedefini vurur!
24.12.2011/Mahiye Morgül