Son Dakika Haberler

Hz.Muhammed’siz İslamcılardan Darbe Üstüne Darbe.Mahiye Morgül

Hz.Muhammed’siz İslamcılardan Darbe Üstüne Darbe.Mahiye Morgül
Okunma : 55 views Yorum Yap

İslam dinimize darbe vuruluyor diye başlık atacaktım, durdum. Darbeler Komisyonu kurmuşlar, ortalıkta “darbe” kelimesinden geçilmiyor, yuttum.

Darbelerden hesap soruyoruz tantanası içinde en büyük darbeyi Din Bilgisi ders kitaplarına indirdiklerini gözden uzak tutuyorlar.  En fazla kuran kursu açan natocu Kenan Evren darbe yapmaktan yargılanıyor, o bile şimdi yapılanları yapmamıştı.

Din Bilgisi dersi parçalanarak kalkıyor. Yerine, bütün dinlerin hakkında bilgi veren bir kitapçık Temel Din Eğitimi adıyla geliyor. Eğer Peygamberimizi öğrenmek isteyen veli olursa onu ayrıca seçmeli ders olarak alacakmış. Hem okuldaki ders saatlerini azaltıyor, hem seçmeli koyuyor, dikkat edin.

Bilmem farkında mısınız, bütün aileler çocuklarımızın başına bu yıl ne geliyor, hangi okula gidecek, hangi dersleri alacak, vb bin bir telaş içerisinde kafalarımız allak bullak iken, çaktırmadan Muhammed’siz İslam darbesi yedik.

Güya, bir daha darbe olmasın diye eski mezarları açmak istiyorlar. Aferin Turgut Özal’ın ailesine, mezarın açılmasına izin vermediler. Dikkatleri oraya çekeceklerdi.

Eski nato darbeleriyle bizi uğraştırırken bebelerimizin geleceği yok ediliyor, okul diye, kitap diye, eğitim diye bir şey kalmadı. Parçaladılar, param parça ettiler, şimdi parçasını eğitim diye yutturacaklar bize. Bu da bir darbedir. Bu darbenin merkez komutası ABD menşeli Mesleki Yeterlilik Kurumu adındaki “sertifikasyon ve akreditasyon” kurumudur. Orada, eski diplomalarınızı bile yok ediyorlar, “itibarlı yabancı sertifika” şartı getiriyorlar.

Bir yandan da öğretmenler, veliler, herkes çok şaşkın; yaz tatili öğrenciye 2 ay, öğretmeninki bir ay. Bizim darbeciler İngiliz sistemini, kuzey ülkelerini örnek alıyor. Coğrafya dersi okumamışlar belli ki. Efendim, kuzey ülkelerinde yaz, yani tarım mevsimi çok kısadır, üstelik oralarda çiftlikler işletme şeklindedir, bizdeki gibi aile tarımı değildir, çoluk çocuk bağa göç etmezler, yaylaya çıkmazlar. Bu kadar da kör taklitçilik olmaz. Akdeniz’de siz 19 Mayıs’tan sonra okulda çocuk bulamazsınız. Bu tatil planı burada tutmaz.

Ey yöneticiler. Finlandiya da kuzey ülkesidir, oranın okul takvimini örnek alacağınıza, bizden aldıkları 1968 Müfredatını geri alsanıza. O toplumcu bilimsel müfredatın üzerinden kaç natocu darbe geçirdi Amerika, bitiremedi, şimdi kalan kırıntılarını bu yaşadığımız sivil darbeyle bitiriyor.

İngiltere diyorsunuz, İngiltere’nin kuzeyi, ortası, güneyi üç ayrı eyalettir, farklı program kullanır. Zaten istediğiniz de o, Türkiye’nin eğitimini eyaletlere ayıracaksınız. Şimdi çivileri gevşetmektesiniz, dersleri parçalamakta, konuları kuşa çevirmektesiniz, seçmeli paralı kurslar getirmektesiniz. Artık nesillerimizi eğitimli-eğitimsiz diye ayırdığınız yetmeyecek, bir de “peygamberini bilen, peygamberini bilmeyen” diye ayıracaksınız. Eğer İslam “birlik” demek ise, bu yaptıklarınızı nereye koymak lazım?

Peki, bütün bunları yaparken halka sordunuz mu? Dünya Bankasından gelen danışman heyetlerinizi şeffaf şekilde halka gösterip, “bu adamlar bize eğitim programı yapacak, ister misiniz?” diye sordunuz mu? Adalet Bakanlığındaki “soruşturma aşamasında belge toplama (uydurma!) seminerleri” veren Amerikalıları halka tanıttınız mı? Hukukta, “dizi mahkemeler” sistemine geçtiğimizden halkın haberi var mı?

Şeffaflık olursa bir daha darbe olmaz diyorsunuz. Peki, 2006’da 5544 sayılı bir yasa geçirdiniz, Mesleki Yeterlilik Kurumu yasası, onu neden kapalı oturumda geçirdiniz? On yıl tutanakları açılmayacak olan bu yasaklı yasaya da şeffaflık getirsenize!

Bugün TV’de AKP Kütahya milletvekili İdris Bal öyle diyordu, “Bir daha darbe olmasın diye eğitimi de değiştiriyoruz, demokrat insan nasıl olunur, bunu öğreteceğiz. AKP’nin kapatılma davası bir daha açılamamalı.”

Peygamberini bile bilmeyen, matematikten sıfır çekilen, haritada ülkesini gösteremeyen, dilekçe bile yazamayan, aptal sürüsü bir nesil gelecek ve elbette o zaman kimse size hesap soramayacak, bunu istiyorsunuz değil mi?

Peki, sizi seçenlere “Peygamberimizin Hayatını Din Bilgisi dersinden çıkartıyoruz, çocuklara her dini öğrensinler diye Temel Din Eğitimi koyuyoruz, isteyen velilere ayrıca Peygamberimizin Hayatını seçmeli ders koyuyoruz, ister misiniz” diye sordunuz mu?  (Buraya parantez açmalıyım. Atatürk’ün adını bile doğru öğretmeyen ilkokul kitaplarına bakın da tahmin edin Hz.Muhammed’i nasıl yazacaklarını.)

Ortaokulu da aşağıya çektiniz, insanlar anlayamıyor. 5 yaşında başlayan okula ilkokul deyip de halkı kandırmayın, orası İngiltere’de de anaokuludur. Okulda öğrenecekleri ders bırakmadınız, Hayat Bilgisi kalktı, konularını berhava ettiniz, bu bilgileri çocuklar nerden alacak? Yerine 4 saat oyun… 4 saat oyunu neyle dolduracağına veliler karar verecekmiş… Hangi veli, zeytin toplamakta olan mı, tütün kırmakta olan mı? Ayıp oluyor. Eğitimi devlet planlar, veli değil. Hem bebek yaşta çocuğu mecbur edeceksin okula, hem de boş bırakacaksın…

Okullar eğitim yeri midir, birbiriyle kavga etsin diye çocukların başıboş bırakıldıkları yer midir? Allah’tan korkun! Aileyi neden çaresiz bırakıyorsunuz? Düşmanlarımızın istediği de budur herhalde; saçını başını yolan perişan aile…

Bir darbe yaşıyoruz, evet, sömürge sistemine geçiyoruz. Çocuklarınızla artık Türkçe konuşamayacaksınız, peygamberini bilmeyecek, ama çocuğunuz sofra duasını İngilizce yapacak!

Mahiye Morgül