Son Dakika Haberler

İlker Başbuğ Paşa kimin mesai arkadaşıydı?

İlker Başbuğ Paşa kimin mesai arkadaşıydı?
Okunma : 6 views Yorum Yap

Tutuklandığında, “2 yıl mesai
arkadaşlığımız var, samimi olarak tutuksuz yargılanmasını isterim”
diyeceksiniz, iki gün sonra, “Ama dosyasında çok suçu var” diyeceksiniz. Bizi
şaşırtıyorsunuz.

İlker Başbuğ ile
gerçekten o kadar iyi arkadaş idiyseniz, neden tutum değiştirdiniz?

Resepsiyonlarda dostça
resimleriniz var. Şubat 2010, Doğramacı’nın cenazesinde randevulaştınız, sonra
görüştünüz.

Resepsiyondan sonra
İlker Başbuğ gazetecilere “Başbakanla paslaşıyoruz” dedi.  Adınız İlker Başbuğ’un dosyasında olabilir.

Resepsiyon
fotoğraflarınızı internetten topladım. Bakışlarınızla bir şeyleri
paslaşıyorsunuz.

Kafamız çok karıştı.
Nato’nun Libya’da ne işi var, dediniz, ertesi gün siz de beraber girdiniz…

Yanına Kenan Evren’i
vereceksiniz, öyle anlaşılıyor. Peki de, hani Kenan Evren’i Sızıntı dergisinde
hoca efendi pek bi alkışlıyordu, artık Kuran kursları serbestçe açılıyordu
ya…  İmam Hatip ve Cami Yaptırma
derneklerinin sayısı fırlamıştı. Şimdi de Cami Yaşatma dernekleri fırlayacak!

Ya Kenan Evren derse
ki, sayemde buralara kadar geldiniz, beni neden yargılıyorsunuz, nankör
müsünüz?  Bir bir sayıp dökse
yaptıklarını…

Hani Evren, ders
kitaplarını beş yılda bir basmaya geçti de,
şimdi siz her yıl yeniden basıp kağıt piyasasını canlandırıyorsunuz,
kitapların içini de boşalttınız ya…

Hani evren,
öğretmenleri 1402 lik etti, dersane piyasası yarattı da, oralarda sözleşmeli
öğretmen çalıştırmayı başlattı ya…   Siz
şimdi öğretmenleri tümüyle sözleşmeli yapıyorsunuz…

Hani Evren, Eğitim
Enstitülerini MEB’den aldı YÖK’e verdi de, siz eğitim fakültelerini kapatıp
şimdi öğretmenliği sertifikalı piyasaya veriyorsunuz ya…

Hani Evren, devlet
üniversitelerinin karşısına vakıf üniversiteleri açtı da, siz cemaat vakıf
okulları açmaya geçtiniz ve öylece paralı İslami elit sınıf yarattınız ya…

Hani Evren, işçi
sendikalarını kapattı, bankadaki hesaplarını kullandı da, siz de işçileri
taşeronlaştırıp bir de kıdem tazminatlarına göz koydunuz ya…

Hani Evren-Özal,
özelleştirme yasaları çıkardı da, siz de babalar gibi sattınız ya…  Artık dışarıdan mali denetçi bile
getiriyorsunuz…

Evren’in başlattığı
Anayasayı liberalize etme sürecini şimdi siz tamamlıyorsunuz ya…

Evren’in prensi,  referandum yasasını değiştirdi, “tüm seçmenin
%50 si ile referandum” yerine “katılan seçmenin
%50 si ile referandum” yasası getirdi de, siz ona sığınıp kendinizi
çoğunluk gösterdiniz, mecliste fazladan sandalye ele geçirdiniz ya…

İlker Başbuğ da, madem
ki mesai arkadaşıydınız, sayesinde nasıl itibarlı olduğunuzu, kozmik odaya
girerken nasıl paslaştığınızı bir bir sayarsa…
Ya da, bilmiyorum ama, hala paslaştığınızı anlatırsa…

….

Anlaşılan, eski
defterleri ortadan kaldırıyorlar, mahkeme dosyalarına tıkıp çöpe atacaklar.
Evren’i  de Başbuğ’u da der dest edip üzerine
çarpı atacaklar. Sonra genel af çıkartıp Öcalan’la birlikte salıverecekler.
Amerikancı 80 darbesinin hesabını sormuş gibi yapacaklar, hem de yeni sömürgeci
anayasaya halktan rıza alacaklar.

Az gittik uz gittik,
altı ay bir güz gittik, bir de baktım arkaya, bir arpa boyu yol gittik…

Hele unutmadan, şu
fotoğraflara bir kere daha bakalım, nasıl paslaştıklarını görelim.
Paslaşanlardan biri içeri
alındı. İçeri alınma sırası diğerindedir, diyebilir miyiz?

Ancak, köşkteki
değişikliği de görün isterim. Paslaşanları ararken düştü önüme.  Kırmızı zemin üzerine altın sarısı olması
gereken Oğuz Güneşi forsumuz matlaşmış…

Hani Evren, 60. yıl
kutlamalarında Hilal’imizi eğriltmişti ya, şimdi paramızda, e-devlette ve hatta
camilerimizde Hilal eğrildi, tıpkı kuyruklu yıldızın kuyruğu edildi.
Nato paşası Evren’in
izini sürerek Türk ve İslam sembollerini birer birer yok ettiğinizi bir gün
soran çıkarsa…

Nato’yu arkasına alan
ister sivil ister asker olsun, birileriyle paslaşmak zorundadır.

Bu karmaşada olan
Hurşit Tolon Paşa’ya oldu. Sanırım o kimseyle paslaşmıyordu.

11.1.2012

Mahiye Morgül