Son Dakika Haberler

Kiev Yeniden Gamalı Haç Saldırısı Altında…

Kiev Yeniden Gamalı Haç Saldırısı Altında…
Okunma : 77 views Yorum Yap

Kiev, yağmacı batının kışkırtmasıyla ateşler içindedir!  

Haritasına bakayım derken aşağıdaki siteye girdim. Önüme Kuman Oğuz yurdu Kırım (Kor-uma) ve Ukrayna (U’koran-ya) düştü. Gördüğüm Kibele heykelleri beni hiç şaşırtmadı. Ancak BABYN adını “baba” diye çevirmişler, bu hatadır.

Kırım ve çevresindeki antik semboller bize Şaman/Kuman kültürünü ve Güneş-Dil öğretisine ait olduklarını söylüyor. Bağlantıdaki sitede kendi dillerinde nasıl yazıldığını görünce, ait olduğu kültürü anlamak çok daha kolaylaşıyor.

(http://tr.wikipedia.org/wiki/Kumanlar )

Bu bağlantıda heykelin adını “Baba” yazmışlar, oysa heykelin altında BABYN yazıyor. Burada tasvir edilen ana tanrıça Kibele’dir. Doğru adı  “Babaanne”, yani koruyucu melek olarak adlandırdığımız  “Umay”’dır. Ona “Güneş Ana” da diyebiliriz.

Kuman Balballarının bulunduğu vadinin adı Bubi Yar, diğer adı Babyn Yar!

     

                       

Göğsünde Hilal (Türk sembolü), Rahim üzerinde doğumu kutsayan eller, göbeğinde KARE, Şaman Türk Tengri sembolleriyle bir Güneş Ana, KOR-ANA, Koranya(Ukrayna) heykeli görüyoruz. Kor-ana, ışık kaynağı güneşin kor halini kutsayan Antik Türklerin Şaman (Işık/Saka) kültürünü ifade eder. (Kur’an ile sesdeş olmasını İslam araştırmacılarının dikkatine sunarım.)

Bu balballardan Kiev yakınlarındaki Babyn Yar vadisinde bolca olması gerekirdi. Çünkü vadinin adında heykellerin adı yaşıyor! Anlıyoruz ki tarihte buralarda büyük etnik ve antik temizlik yapılmış…

Kiev’de son etnik ve antik temizliğin yapıldığı tarih, 1941’de gamalı haçlılar eliyle yapılmış görülüyor.

Gamalı Haçlıların yaptığı bu katliama maruz kalanlar, çoğunluğu vatan savunmasındaki Kırım Türkleri ve kendilerine Beyaz Türk diyen Yahudilerdi. Peki, katliamı yapanların arkasında mali güç merkezi olarak İngiliz Yahudi sermayesi yok muydu diye sormak gerekmez mi? Çünkü, İsrail devletini kurmaya onlar karar vermişti; 1936’da Atatürk Kral Edward’a “Buna asla izin vermem” dememiş miydi?  

 

Tarihte, Romalı dediğimiz Venedik Yahudi tüccar sınıfı…

Bütün büyük savaşların arkasında onları görüyoruz. Onlar, ticaret yollarını kendi tekellerine almak için hep doğuya saldırdılar. Kendi soydaşları olduğu halde, Cenevizli Yahudi tüccarların elindeki kalelere de saldırıp durdular.

1.yy’da, MS.70’de Kudüs’te Romalı bu elitlere karşı kendi parasını basarak bağımsızlık ilan eden Yahudi tüccarın Kastabala Oğuz beyi Tarkan Di Mete ile birleştiği bilinir. Hatta buna MAZATA derler, ölümüne direnmeyi ifade eder. 2001 de “Bir daha Mazata olmayacak” derken, böyle Türklerle birleşip direnen Yahudi tüccar istemediklerini ilan ettiler.

Kırım’daki Ceneviz kalesini yakan Cengiz Han da Venedik tacirleri adına yaptı bu işi. Torunu Hülagü de oydu, yaktı yıktı Türk kalelerini. Bu olay 3.Haçlı seferidir. Saldırı doğudan geliyormuş gibi görünse de ipler Venedik Dükalığının elindeydi. Arkasından 4.Haçlı seferinde (1204-1260) Karaköy limanı ellerine geçti, Latin devleti kurdular, 4 gün 4 gece İstanbul’u yağmaladılar, Rum Ortodoks ve Bizanslı Yahudi tüccarlar Anadolu’ya (İzmit’e ve Trabzon’a) sığındılar.  (Bkz.”Taksim’in Tarih Dizini”M.Morgül)

Venedik Tüccarları, tarih boyunca işgal ettikleri Asya topraklarında kendilerine direnen yerli Yahudi tüccar sınıfını, onlarla birlikte direnen Oğuzoğullarını ve daha sonraki savaşlarda Selçuklu Horasan Erenlerini, onların fedailerini (onlara Haşhaşi demelerine bakmayın) ve onlarla birlikte direnen Türk ve Ermeni Ortodoksları acımadan katletmişlerdir. Haçlı seferleri buydu, Napolyon’un Rusya seferi de buydu, 1. Dünya savaşının Katolik-Protestan seferi de buydu, 2. dünya savaşının Gamalı Haç seferi de buydu…

Şimdi Yeni Gamalı Haçlılar geliyor, yeni savaş taktikleriyle, yeni dikta yasalarıyla yeni Hitler’ler doğuyor… Tarih tekerrür ediyor.

Sezar’la 48 yıl savaşan Hubyar Sultan(MÖ132-63) da bu Venedik korsanlarıyla savaştı. MÖ.88’de Efes’in üç hilalli Kuret caddesinde Hubyar Sultan’ın emriyle köleleri tarafından öldürülen tefecileri onlardı. Onlar, borç verdiği babanın kızını ve karısını elinden alıp kerhaneye rehin veren Talmutçu Yahudilerdi. Babil’den de onun için kovulmuşlardı.

Efes Akşamı diye tarihe geçen 88 köle isyanını İtalya’da Spartaküsler desteklemişti. Efes’ten Rodos’a kaçabilenlere Şövalye unvanı verdiler. Venedik şövalyeleri 88 akşamını hiç unutmadı, Türk düşmanlığını Rodos’tan körüklediler. Rodos’tan kovulmaları ise Kanuni’ye nasip oldu, oradan Malta’ya kaçtılar ve Malta’da Türklerden nefret etmeyi töre haline getirdiler. Malta’yı İngiliz adası yaptılar. 1918’de İstanbul’u işgal eden İngiliz Vali, vatansever Türk subaylarını ve gazetecileri Malta’ya sürgün etti; Protestan Evangelist İngiliz kraliyet ailesi bunu da aynı intikam öfkesiyle yaptı diyebiliriz. İngiliz işgaline direnen ve Kuvayi Milliye safında yer alan Türk Yahudilerine karşı aynı öfkeyi taşıdıklarını tahmin etmek zor değildir.

….

 

Kiev’in savaşçı Türk kavmi Avador’ların kökeni Hubyar Sultan…

 

Kiev’deki antik Türk/Şamani Anıt Mezarlığının adı BUBİ(Baba) YAR olması hiç tesadüf değildir. İzlerini Kırım Kerc boğazına bakan yüksekçe bir tepede EUBATORE /Avador Anıtında görürüz.

1830’da Kırım Türkleri, Napolyon’un haçlı seferini durdurduktan sonra bu tepeye bir Zafer Anıtı yaptı. Muhtemeldir Rus Yahudileriyle birlikte yapılmıştır.

Zafer tepesinde, Hubyar Sultan’ın antik parasındaki EUBADORE unvanı vardır.  

 

EUBATORE adı, HUBYAR Sultan’ın Parasındaki adıdır.

Parasındaki yazıyı okuyalım: BAZİLEUZ MİDRADATOS EYBADOROZ

Kırım’da, Hubyar Sultan’ın 69 yaşında artık savaşamayacak kadar yorgun düştüğü bu yerde, donanmasını karşıya geçirirken Karadeniz’in fırtınasında ağır hasar verdiğinde, “Yenildiğimi görmektense ölürüm” diyerek intihar ettiği yerin antik adı KERKİN-İTİS (Orkun-Atası) oldu. Sonraki adı GOZLEV, Ulu Oğuz Evi’dir. Buradan geçen nehre de OĞZİ Nehri diyorlar.  Oğuzi Nehri boyunca dağılan Türk savaşçıların AVAR(Avador) adı da onun yerel fonetikle söylenen AVBU-YAR (Baba-Dor) adından gelir.

Anımsatma: D-Y dönüşümü Türklerin önemli fonetiğidir. Yörük-Türük gibi. Dor-Yar… Dor/Tur, Tur-ika/ Tur-ci, Tur-si/Tor-os, bugüne Türk olarak dönüşmektedir. Güneş kültünde Hilal’in oğulları demektir. Kendilerine Türk diyen ilk halk Kırım/Ukrayna ve İskitlerdir.

Kırım halkı 1830’da dikilen Eubadore Zafer anıtını her 9 Mayıs’ta ziyaret eder. 9 Mayıs 1945 Hitler’in yenildiği gündür. Bu anıt Napolyon’u yendiklerinde yapıldı, ancak Nazileri yendiklerinde aynı duyguyu yaşadıkları için o günü ellerinde çiçeklerle bu tepeye çıkarak anarlar.

Ukrayna/Koranya halkı Milattan bin yıl sonra bile Şaman/Kuman inanışındaydı. Batıdan gelen Hıristiyan maskeli Yahudi sermaye sınıfının baskılarıyla Türk soylu olan kimi topluluklar kerhen Ortodoksluğa geçti. Hıristiyan edilenleri kendilerine işbirlikçi katabileceklerini zannediyorlardı, ancak tarih bunun tersini gösterdi.

Anlıyoruz ki, Haçlı saldırılarına direnen Rus Yahudileri kendilerini Türklerin arasında güvende buldular ve kendilerine Beyaz Türk dediler. Bugün de böyle olduğunu anlaşılıyor. Başka gidecek yerimiz kalmadı, “Türk vatandaşı olmaktan memnunuz” diyorlar. Burada, tarihten gelen bir güven duygusu söz konusudur.

İnternette Kiev hakkında yazılanlara baktım ve Kiev forsunda Hz.Ali’nin Zülfikâr kılıcını gördüm. Bunun önemli tarihsel bir anlamı olmalı, değil mi?

Bir başka tarih sayfasını açalım; TUNUS… Hubyar Sultan’ın “Mitri Date” adının Tunus’taki açılımında “Kral Bedri” kavramını görürüz.

Eskiden Tunus’a giden Türk soylu komutanlara DAYI/DATE denirdi. Tunus’un Dayı’ları Rodos’un Venedik korsan saldırılarına karşı direnen Oğuzlu /Türk Beylerdi. Fenikeliler zamanında başlayan bu dayanışmayı irdelediğimizde Hitit-Güneş kültünü orda da görürüz ve Tunus bayrağındaki Ay-Yıldız bu ortak tarihi bize anlatır.

….

Şimdi biraz daha fonetik çalışalım;

BABYN; Babaanne (Sıkıştırılmış “Babyn” diyor, Kibele’yi böyle ifade ediyor.)

KIRIM; KOR-UMA, yani Güneş-nine…

Almanca babaanne OMA, Türkçe bebeği hi’maye (Mae) eden meleğin adı UMAY’dır. (Mahiye adının Rize’deki seslendirilişi Maye’dir.)

Kiyev; Kayı Evi. Yani Oğuzların kolu olan Kayı ile sesdeş.

Kiev; Ki-Ova; Göğ Opa yurdu. Işık yurdu, Saka yurdu.

Dinyeper nehrinin diğer adı Eyzi; Özi, Özü Nehri; Oğuzi Nehri!

Doğu Karadeniz antik adı da Eyzi’dir.

Kırım’ın antik halkı,God; Oğuz, Goz…

Kiev’in diğer adı Sambat: Şam-Vadi, Işık Vadi

Babyn Vadisi; Babi Yar, Hubu Yar.

……

Eğer YAR hecesi iki yanı dik yamaç olan vadi olarak değil de, DOR/YAR sesdeşliği içerisinde düşünülürse, bu durumda anlamı DOR BABA olur, ki bu durumda anlamı DOR BEYİ VI.Büyük Bedri namındaki VI.Mitri Date’ye kadar gider. Çünkü Kırım Bahçesaray’da intihar etmek istediğinde zehir içti ölmedi, başını en iyi komutanı olan başkadın savaşçı Fırtına Aba’ya kestirerek intihar etti, bununla da efsaneleşti.

Onu tarihten silme cezasının adıdır Milat. Millet olmuş kaynaşmış Başoğuzlu ulusunu (MİLET UYGARLIĞIDIR) tarihten silerken bütün saraylarını ve heykellerini paramparça ettiler, üzerinden tarla sürdüler. Onu ölümüne kadar hiç terk etmeyen Kırım Türklerini de tarihten silmek Roma’nın planında olmalıydı ki Bubi Yar vadisinde balballar bile yok edildi…

Ve 1941’de aynı vadide Aşkenazi Yahudileri katledildi. Bana Türk mezarlığında öldürülen bir Yahudi iş adamını hatırlattı!

…..

 

Tarih boyunca batıdan müttefik halinde gelen Katolik, Protestan ve Roma-Venedik Yahudi Dükalığının saldırılarına karşı durabilmek için, Anadolu’daki gibi, Kırım çevresinde de Ortodoks Ruslar, Müslüman Tatarlar ve yerli Yahudi tüccarlar aralarında dayanışmaya geçerlerdi. Zamanla birleşerek direnme geleneği bir tür gizli anlaşma halini aldı. (Kırım’da Cenevizli korsan kalesini yıkan Cengiz Han doğudan geldi derseniz, o da Katolik Fransa adına çalıştı, torunu Hülagü bile Alamut kalesini Fransa adına yıktı, böyle bilinmelidir.)

Hepsi Venedik-Ceneviz savaşıdır, pastayı paylaşma savaşıdır, Katolik haçlı seferleri de budur, Niğbolu savaşı da budur, Dünya savaşları da budur…. Bu doğu-batı pasta paylaşım kavgası binlerce yılın kavgasıdır.

Aslında bu olanlar iki büyük sermaye grubuna ayrılmış olan Yahudi tüccar sınıfının kendi aralarındaki küresel egemenlik kavgasıdır. Asya topraklarını engelsiz sömürmek isteyenlerin karşısında böyle bir direniş cephesi hep var oldu, şimdi de var. İstiklal Harbimizdeki tarafları da böyledir, İngiliz savaş gemilerini Karadeniz’e sokmayışımızın ve Ruslarla dayanışma içinde olmamızın izahı da budur. Çok iyi tarih bilen Atatürk’ün “Ruslarla dost olun” vasiyeti bundandır. Selanikli Yahudilerin Atatürkçü olmaları da bundandı; sığınacakları başka yerleri yoktu.

Napolyon’un 1812 Rusya seferi de budur; Katolik Fransa Ortodoks Rusya’ya saldırdı. Ya sonra ne oldu, Moskova’da kalabildi mi? Ben de merak ettim ve İlber Ortaylı’nın bir yazısında cevabı buldum; Türkler sayesinde Napolyon Paris’e geri sürüldü.

Venedik Yahudi tacirlerin acımasızlığını yaşayan diğer Yahudi tacirler (Ceneviz tacirleri), Asyalı Şamani Türklerin içinde her zaman daha güvendeydiler. Venedikliler 1204’de İstanbul’u işgal ettiklerinde İzmit’e kaçanlar da Madrit’ten kovulanlar da Anadolu’da güvence buldular.

İstiklâl Harbinde biliyorlardı ki Türkiye İngiliz-Fransız-İtalyan işgali altına girerse kendilerine burada yaşama şansı verilmeyecektir. Onların Türklere olan güvenlerinin kökeni tarihte daha da eskiye dayanıyor. “3.bin yılın haçlı seferini başlatıyoruz, bir daha Mazata olmayacak” diye ilan eden ABD başkanı Bush’un bu sözünü açarsanız, Türklerle birleşerek direnen Yahudilere tehdit savurduğunu görürsünüz. bu tarihi göreceksiniz. Buna Rotşiller- Rokfeller kavgası da diyebiliriz.

……..

 

Bubi Yar’da Nazi katliamı, yıl 1941.

Bubi Yar’da yeniden Nazi katliamı örülüyor, yıl 2014.

Antik Bubi Yar’ın, Kuman balballarına mekân olduğunu düşünmek gerekir. Orada bu heykellerin korunduğu bir vadi olduğunu tahmin etmek zor değildir.

Bubi Yar (Baba Dor) vadisi, Aşke-nazi (Sak-anasi/Sakalar) kökenli Kievli Yahudilere mezar seçildi. Buranın Oğuzlu yani Türk Anıt Mezarlığı olduğu bellidir. Gamalı Haç’a direnenleri burada öldürmek için özel olarak seçilmiş olduğunu anlamak da zor değil.

Anti-faşist direniş cephesinde Kızıl Ordu askerleri, Tatar, Macar, Gagauz, Kazak, Kazan, Dağıstan, Türkmenistan gibi yerlerden toplanan tüm Rus anti-faşist direnişçileri ve bu ülkelerin Komünist Parti üyeleri, milyonlar öldürüldü, onların sayısı ve adları tarihten silindi. Batı eksenli Yahudi tarihçiler, öldürülenlerin sayısını verirken kendilerine yontmaktadır ve bu yanıltıcı sayılar akıl karıştırmaktadır. Katledilenler sadece Rus Yahudileriymiş gibi göstermek haksızlıktır.

Ayrıca, Bubi Yar’dan Filistin’e gemilerle götürülen Yahudileri de öldürülenler içerisinde göstermektedirler. Bu bölüm hiç konuşulmaz. 1942’de Boğaz’dan geçen gemilerden biri ihbar edilmiş diğerleri geçirilmiş görünüyor, ki ben şahsen onun Türk devletini tarafsız göstermek için yine İngilizler tarafından böyle tezgahlandığını, geminin sadece limandan uzaklaştırıldığını düşünüyorum, çünkü Türk töresinde kendisine sığınanı öldürmek yoktur!

Biliniyor ki, büyük yalanlarla başlatılan 2.Dünya savaşı, gerçekte İsrail devletini kurma planıydı ve düğmeye İngiltere basmış, kraliyet ailesinin Alman akrabası Hitler göreve hazırlanmıştı. Çünkü İsrail devletinin kurulabilmesi için Filistin toprağına bir yerlerden Yahudi toplamaları gerekiyordu.

Bence, ölümü gösterip sıtmaya razı edilmiş Aşkenazi Yahudileri, Karadeniz üzerinden Filistin’e götürüleceklerini bilmeden esir alınmışlar, esir olmam diyenler, zayıf, hasta, çocuk ve yaşlı olanlar öncelikle öldürülmüştür. Seçilen Bubi Yar vadisi, “Türklerle birlikte direnirseniz onların mezarına gidersiniz” mesajını vermektedir.

2001’de Eyüp mezarlığında bıçaklanarak öldürülen Türk Yahudi işadamı Üzeyir Garih’in Fevzi Çakmak’ın mezarının yanında öldürüldüğünde de bu mesaj verilmişti.

Şimdi KİEV’de olanlara bakıyoruz, Kiev yanıyor ve Türkiye’de yeni Nazi yasaları hızla geçiyor. Türkiye bölünüyor, Ukrayna bölünüyor, Çek ve Slovak halkı daha önce bölündü, Yugoslavya bölündü… Kılıcını çekmiş Rodos şövalyeleri yaka yıka gidiyorlar ve işbirlikçi bir Cengiz Han da buldular, öyle görünüyor.

Kiev ortadan bölünecek.

Kiev’in ortasından Oğuzi nehri geçiyor…

Şehrin batısında demografik yapı çoktan değiştirilmiş, Ortodokslar ordan göçe zorlanmış, gidenlerin yerine Katolik ve Protestan nüfus getirilmiş… Şehrin batısı Katolik, doğusu Ortodoks… Yangınlar şehrin doğu yakasında çıkıyor, AB’den ipini kopartan bindirilmiş kıtalar halinde orda.

Napolyon yeniden Moskova kapısına dayanmıştır, Kiev düşerse Moskova düşer.

Dilerim Suriye’deki gibi yönetim ile halk birlikte Zülfikar kılıcıyla direnir. Aksi halde 1941 Bubi Yar tehlikesi doğar.

Zihin cimnastiği için sayı vereyim: 1941’de Bubi Yar’da 60 bin kişi öldürüldü deniyor, oysa Kiev’in nüfusu 1940’da 840 bin iken 1941’de 180 bin oldu, yani 660 bin kişi öldürülmüş olmalı. Ölenlerin 60 bini Yahudi ise diğerleri kimdi? (Bu sırada Nazilere teslim olan 200 bin kişilik Tatar ordusu, yani silahlarını bir emirle kendi kardeşlerine çevirenler konusuna tarihçiler nedense hiç değinmiyor. Bu emrin nasıl verildiği araştırılmalıdır.)

Daha sonra Kiev’in nüfusu 15 yılda 1.104 334 kişi oldu, yani nüfus hızla arttı, belli ki demografik yapı değiştirildi. Tatar/Kırım Türkleri buradan bir yerlere göç ettirildi.

Bugünlerde TRT Haber kanallarında İngiliz-Amerikan yanlısı yorum programları başladı. Konuşanların, karakol basıp eline silah alıp ölüm saçan göstericilere bir tek “başarı dileklerini” sunmadıkları kaldı.

Tayland’da görülen iç kışkırtma da aynı merkezden tetikleniyor, görünen odur. Dünya savaşı genişliyor, ABD tekelleri iflas ettikçe tek getirisi olan savaş sanayisine sarılıyor…

Büyük felaketler önümüzde ve müttefik olacağımız hiç dost ülke bırakmadık, en zor durumda olan galiba biziz!

Elbet bir yolu vardır, ancak çok çetin olacaktır, 3.bin yılın haçlı seferini ilan ettiklerini unutmayalım.

Dönelim Oğuzlu yurdu Kiev’e.

Kiev, 1.yy’da bütün kutsallarını yitirdi. Balballardan kalanlar Ukrayna’nın başka şehirlerinde çıkıyor. Bizim de bugün kutsallarımız gidiyor. İşte son kutsalımız Hz.Muhammed’in adının yanına koydukları porno resimler, masonik işaretler, cami karikatürleri, dışkı temizleyen Peygamber Efendimiz, besmelesi sayfanın dibinde karanlıkta, yukarıda Türkçe olimpiyat afişi, “…idrar sıçrama durumu varsa çömelerek küçük abdest bozardı” yazıları… Mide bozan yazılar ve resimlerle uyduruk İslam Bilgisi kitapları…

Hz.Muhammed’i de hafızalardan siliyorlar. Bunlar Haçlı Seferi değil de nedir?

Kiev Antik Türk yurdudur, bize Suriye kadar kardeştir, yakındır…

Diren KORANYA, diren SURİYE!

Hilal’in ve Güneş’in oğulları sizinledir!

 

İlgilisine:

Bkz.1.Taksim’in tarih dizini; https://groups.google.com/forum/#!topic/kuvva-i-milliye/14ChFhxXBD4)

Bkz.2. Antik Karadeniz’e Fonetik Yolculuk, http://www.mahiye.net/MAYANA%201970%20DERS%20K%DDTAPLARI/Antik%20Karadeniz’e%20Fonetik%20Yolculuk/Fonetik%20Analizin%20Anahtar%FD,%20Antik%20Karadenize%20yolculuk%201.pdf

Bkz.3. http://www.milliyet.com.tr/butun-zamanlarin-en-unlu-korsikalisi-napolyon/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/09.09.2012/1593434/default.htm

 

21.2.2014

Mahiye Morgül