Son Dakika Haberler

Rize Üniversitesinin Adı Neden Değişti

Rize Üniversitesinin Adı Neden Değişti
Okunma : 66 views Yorum Yap

Düğün değil, bayram değil, nerden icabetti de adı değiştirildi, başbakanın adı verildi, biri bunu izah etsin. Hem başbakanın adını koyacak başka yer kalmadı mı?
Futbolculuktan gelmiş bir başbakanın adı konsa konsa stadyuma konur. Fenerbahçe –Rize Spor maçıyla açılışını yaptığı stadyuma adının verilmesi uygundu, ona itiraz etmedik.
Öğretmen olanlar bilir, eskiden futbol oynayan öğrenciler kurul kararıyla geçirilirdi. Onlar doğru düzgün derse girmezlerdi, nasıl olsa futbolcu olur bundan, tarihtir, dilbilgisidir, matematiktir, İngilizcedir, bunları bilmese de olur, der, geçirirdik. Bakınız, başbakanımızın İngilizcesi bile yoktur, tercümanla dolaşır.
Rize’de futbola hizmeti çoktur. Dere yatağında yaptığımız, bir gün selden yıkılacak bir stadyumun açılışına bir yıl hazırlandık. “Fenerium” bayraklarıyla, “Rum diyarı” demek olan bu sözcüğü öne çıkartan afişlerle donattık her yeri. Yeni neslimizin hafızalarını bununla doldurduk. Atatürk caddelerimizde, Cumhuriyet meydanlarımızda mavi-beyaz Rum ve İsrail renkleriyle yeni FB formaları astık.
Hani AB’den öyle buyruk gelmişti ya, Rum papazını ekümen-ik yapacaktık… Sayesinde Rize’yi mavi-beyaza boyadık, daha ilan etmeden onu say ki Rize’de egemen/bağımsız yapmıştık bile. “Rum egemenikası” İstanbul’dan önce Rize’de başladı desek yanlış olmaz. (Rizeliler –ka ekinin “cik” olduğunu bilir. Rusçada da böyledir. Ekümenika, egemen-cik, “küçük egemenlik” demektir. )
Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkası çiziyor… Günlük kâr hesabına yatanlar tarihi merak etmezler, bu vatan ana, bu bilim kültürü sana kimden mirastır, öğrenmek istemezler. Onlar, kendi tarihine yabancı kaldıkları için, okullara isim koyarken de tarihten isim almazlar.
Tarih dersinden öylesine sınıf geçenlerle olmuyor. Tarih kitaplarına ne kadar köklü bilgiler koyduğumuz da ortada. Rize’nin tarihini HAYDAR yaylasına çıkartmayız, Kaçkar Dağları tarihte kimlere yurt olduğunu, ilk tıp kitabı LOKMAN HEKİM’in Rize’de yazıldığını, onu eliyle yazan Başoğuzlu Bedri’nin parasında ay-yıldız olduğunu bilmeyiz…
Eğer Rize’de üniversiteye adı konacak kadar büyük bir Rizeli aranıyorsa, bilimle adı örtüşmeli diyorsanız, o kişi Rizeli Lokman Hekim’dir.
Bir başbakan ki, atadan bir olduğu komşularına savaş ilan ediyor, üstelik de dünyanın baş düşmanı Amerika adına, böyle bir başbakanın adı hiç üniversiteye konur mu? Fransa’yla karşılıklı paslaşarak düşmekte olan kendi iç oylarını artırma manevraları… Ortodoks Ermeniler bu işten yine kimin kârı var çok iyi biliyor ve bu kez Hrant Dink’in kardeşi “Durun, bizim böyle bir talebimiz yok” diye haykırıyor…
Rusya’ya dolaylı savaş ilan etmişiz. O da bize. İran’a Türkiye’den atılacak ilk füzeden sonra Rusya bize bomba yağdıracak, olacağı odur. Rusya bombayı nereye atacak; Karadeniz sahillerine… Karadeniz’in neresine; eş başkanın memleketine… Biz çoktan ön cephedeyiz.
Rize’yi savaşın ön cephesi haline getirenleri, üniversiteye ad koymanın gençlerimize öğreteceği ne olabilir?

Fakülteye isim öneriyorum.
Rize Tıp Fakültesi benim mahallemde kuruldu, babaannemin dedesi İslam efendinin adı bu mahallede ve kurşunlu camisindedir. Babaannemin adı da bendedir. Eğer tıp fakültemize daha uygun bir ad konacaksa, Rize tarihi üzerine bunca araştırmamdan sonra, isim önerme hakkımı kullanıyorum.
“Rize Kaçkar Üniversitesi Lokman Hekim Tıp Fakültesi”
Her yıl tekrarlanacak bir de Lokman Hekim Tıp Kongresi öneriyorum.
Daha da ikna olmayanlar, Rize Kalesinin kuyularını açtırsınlar da görsünler neden bunu önerdiğimi. MÖ.63’de, Rize Kalesini ve orda bulunan Lokman Hekim kitabını yağmacı Roma-Ceneviz korsanlarına karşı bir hazine gibi koruyan dedelerimizin, su kuyularına atılmış ve üzeri taşla doldurulmuş kemiklerine ulaşacaklar.
Rize Üniversitesinin adını değiştiren YÖK, bir de kendi haline baksın. Görevlerini piyasaya devredip kendini kapatıyor, az kaldı. Üniversiteleri de işletmeler halinde satılacak. O zaman satın alan tabelasına kendi adını koyacak.
Fener mahallesindeki Rize Üniversitenin adını FENERİUM Üniversitesi koyacak birinin satın alması muhtemel görünmektedir. O nedenle, bugün bana gelen Zümrüt Rize gazetesinde okuduğum bir köşe yazısından öğrendiğime göre Fener mahallesinde fakülte arsasını genişletme çalışmaları vardır ve mahalle sakinleri buna karşı direnmektedir.
Mahallelinin bu yayılmacılara karşı direnişi kutlu bir direniştir, onları yürekten kutlarım. Biz köşe yazarları kalemimizi asıl böyle direnenlerin sesini duyurmaya kullanmalıyız. Yerleşke içim uygun arazi varken, yaşam alanları şimdiden daralmış olan mahallelinin arsaları önce kamulaştırılarak ucuza elinden alınacak ve onlar oradan kaçırtılacak. Asıl daha sonrasını bilmiyor halkımız, sonra bu fakülteler arsalarıyla birlikte yabancı işletmecilere satılacak!
Bir atasözü vardır, “Yahudi dermiş ki hele ayağımı basacak bir yer bulayım.” Emperyalizmin arkasında Yahudilerin bu felsefesi vardır. (Emperial: yayılmacı)
Şimdi Haçlıların yayılmalarına diyalog içinde yardım ediyoruz, onlara ayağını basacak yer açıyoruz, Yahudi lobilerinden, Haçlılardan madalya almayı övünç yapıyoruz, yetmiyor, bu işleri itibarlı işlerden sayıyoruz, itibarını daha da artırsın diye adını üniversiteye verdiriyoruz… Bize ne oldu?
Tarih önünde Rizeli akil adamları bir daha düşünmeye davet ediyorum.

22.12.2011
Mahiye Morgül