Son Dakika Haberler

Şam’a Atanan Büyükelçi BOP Koordinatörü.Mahiye MORGÜL

Şam’a Atanan Büyükelçi BOP Koordinatörü.Mahiye MORGÜL
Okunma : 6 views Yorum Yap

Meğerse Şam’a gitmişiz ve BOP koordinatörünü Türk büyükelçisi olarak götürüp yerleştirmişiz. Gazeteci Aslan Bulut açıkladı.
Bu nasıl iştir?ABD adına her işi yapıyoruz. CİA karargahını elimizle kurmuşuz Şam’a.
Göya anlaşmışlar Suriye ile, götürdüğü koordinatör büyükelçinin olayları yakından izlemesine izin verilmiş… İnanılır gibi değil! Biri bize
Biraz daha iç savaş kışkırtılır ve uluslar arası barış gücü adı altında Türk Ordusu ABD namına işgal kuvveti olarak girer… Bilinen yöntem budur.
Ama TSK’da yeni yapılanma, özel orduya dönüştürme işi tamamlanmadığına göre bu iş ABD planında istenen hızda gerçekleşmeyecek demektir. Mesela, askeriyeden kopartılması beklenen bölümler var daha. Şimdi aceleyle askeri tesislerde mali denetleme başlatıldı, verilecek raporlarla ordu evleri gibi bölümler kıstırılacak, bu kurumlar mahkemelik olacak, sonra da icabına bakılacak demektir.
Hedef, “askeri kurumlar çürüdü, bunları kaldıralım” dedirtmek, biz istediğimiz için kaldırılmış olacak o bölümler. Askeri okulların kaldırılmasına kadar gidecek bu iş. Tıpkı KİT’lere yaptıkları gibi, önce çürütecekler, sonra kaldırıp atacaklar. Asıl hedef halkımızı ordusuz bırakmaktır.
Peki bütün bu yok edişler olurken, bizim, yani halkın bir önlem planımız olmayacak mı?
İşte bu konuda Erol Bilbilik’in bir önerisi var. TSK istifalarını değerlendiriyor ve şöyle diyor:
“Milli Dayanışma Kongresi” adlı bir yapılandırmaya gidilmelidir.
İstifalarla Türkiye’ye ve dünyaya verilen 4 ana mesaj vardır
1. İstifalar sadece YAŞ çerçevesinde değil, daha genişçe BOP boyutunda ve kurumsal olarak gerçekleşmiştir.
2. İktidar 1. derece iç ve dış güvenlik üretiminden yetkili ve sorumlu olmasına rağmen; yetkiyi kendi elinde tutmuş, sorumluluğu TSK’ya devretmiştir. Bu suretle O’nu görev yapamaz hale getirerek hedef tahtasına oturtmuştur.
3. İktidar TSK’ya karşı düşmaca bir savaş yürütmüştür. Bu savaşın yürütülmesinde; polis, yargı, medya ve, iç ve dış kuvvetleri kullanmıştır.
4. BOP Eşbaşkanı iktidarı; bir demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, Amerika’ya uyarlı, ‘mukaddesatçı-milliyetçi’ bir İslam devletine dönüştürmektedir.
İstifalar ile ilgili değerlendirmelerim:
İstifalarla verilmek istenen mesajın ana hatlarını şu aşağıdaki not ile geçen haftaki yazımda belirtmiş, devamını bu haftaya bırakmıştım:
“Komutanların istifası gecikmiş olsa da yerinde bir tepkidir. Bu tepkiyi devam ettirerek güçlendirecek bir milli dayanışmanın yapılandırılması gereklidir. Org. Necdet Özel’in, ikinci Hilmi Özkök olarak Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesi bu yapılanmayı daha da acil hale getirmiştir. İstifa eden komutanların Ankara’da birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek istifa nedenlerini hemen açıklamaları gerekmektedir.”
İstifalar yerinde bir tepkidir, ancak zamanlama ve içerik açısından yetersizdir. Tepki; YAŞ toplantısından önce değil de toplantı sırasında, birlikte istifa edilerek verilmeliydi. Gerekçelerin bir basın toplantısıyla halka yansıtılacağı, sivil hayata geçilmesiyle birlikte mücadeleye demokratik yoldan devam edileceği sözü verilerek taahhüt altına girilmeliydi. Bu suretle tepkinin yeterliliği sağlanıp güçlendirilmeliydi. İstifa eden komutanlardan görevi devralan komutanlar ile YAŞ toplantısına katılan subaylar da, komutanlarının gösterdikleri tepkiden yola çıkarak toplantı sırasında, en azından aynı gerekçelerle tepki göstermeli; yine beraber istifa ve demokratik mücadeleyi gündeme getirmeliydiler. Türkiye Cumhuriyeti’nin karşı karşıya olduğu bu büyük yıkımı durdurmaya çalışmalıydılar.
Başbakan’ın elindeki politik-stratejik silahlar:
Başbakan Erdoğan; Amerika’ya uyarlı, ‘mukaddesatçı-milliyetçi’ İslami rejimin kalıcılaştırılması için atılacak tek adımın yeni bir anayasa çıkartmak olduğuna ABD tarafından ikna edilmiştir. Bu nedenle elindeki 1 numaralı silah ‘Yeni Anayasa’dır. ABD’nin taleplerinin yerine getirilmesine imkan verecek 2 numaralı silahı ‘Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’dir. Bu silahla tek başına; boş kağıda atılan imzalarla, büyük bir gizlilik içinde her konuda değişiklik yapılabilmektedir. 3 numaralı silahı ise seçimlerden sonra oluşturduğu ‘61. Bakanlar Kurulu’dur. Bu kurulu oluştururken; uzun süre birlikte çalıştığı ve mutlak iradesine tabi kalacaklarından emin olduğu kişileri, yaptığı yeni görev tanımlamalarına göre Bakanlık’lara getirmiştir. Bu Bakanlık’lara, aynı nitelikteki kadroların başında bulunduğu kuruluşları da bağlamıştır. 4 numaralı silahı da ‘BOP Eşbaşkanlığı Misyonu’ ve onun verdiği güçtür.
Sonuç ve çözüme yönelik bir öneri:
Sonuçta; istifalarla verilmiş bu tepki karşısında Başbakan Erdoğan taktik geri adım atmak durumunda kalmıştır. Daha da geriye çekilmesi için gereken büyük mücadeleye kararlılık ve toplumun tüm katmalarının katılımı ile devam edilmesi zorunludur. Uluslararası reelpolitik ve jeostratejik koşullar Türk Halkı’nın milli devletine sahip çıkması için olağanüstü bir fırsat sunmuştur. Bu fırsat; BOP’un patronu ABD, ve O’nun uydusu AB’nin ekonomilerinin ve silahlı güçlerinin çöküşte olmasıdır. Bununla beraber, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ve milli devletin bütünlüğüne karşı savaş açmış olan AKP İktidarı’nın Başı’nın bu 4 silahı kullanması da güçleşmiştir.
Bu yüzden; kukla AKP İktidarı’na dur diyecek ve Türkiye’nin milli çıkarlarını savunacak, “Milli Dayanışma Kongresi” adlı bir yapılandırmaya gidilmelidir. Kongre’nin Başkanı, Genel Sekreteri, Yönetim Kurulu, (başlangıçta) 10-20 üyesi bulunmalı, ve Merkezi de Ankara’da olmalıdır. Bu Kongre TBMM’nin yeni döneminin başlangıç tarihi olan 1 Ekim 2011’e kadar oluşturulmalı ve yakın gelecekte Türkiye’nin 7 bölgesinde de faaliyete geçirilmelidir.
11.8.2011
M.Morgül