Son Dakika Haberler

25 Kuruşluk Ekmek Davası. Mustafa BALCI

25 Kuruşluk Ekmek Davası. Mustafa BALCI
Okunma : 16 views Yorum Yap

Sarıyer Belediyesi Meclis toplantısında gündem dışı konularda konuşuluyor,

Çok ciddi konular bunlar, Mahallenin muhtarı diye bir dizi vardı,  aynı oyunu burada da gördük, ahalinin sıkıntıları bitmiş, mahalleli kimseye ulaşamadığı için muhtara ekmek şikayetlerini bildirmiş, tabi muhtarın başka işi olmadığından konuyu meclise taşımış, mecliste elinde her guruba dağıtılmak üzere 3 er ekmek getirilmiş, fakat guruplara verilmeden önce toplantıda bulunan çeşitli partililerden oluşan seyircilere gösterilerek, kamuoyu baskısı altında ekmekler guruplara dağıtılmıştır.

Muhtarın gövde gösterisine dönüşen ekmek eylemi nihayetinde başarıya ulaşmıştır, Amaç Muhtarın reklamı mı?  yoksa gündemin saptırılması mı? Gündem oluşturmak mı?

Meclis üyeleri konu ekmek olunca mecburen gündeme girdiler, konuşmaya başladılar, Meclis Başkanı Hüseyin Çoşkun, Konunun Büyükşehir Belediyesi ve Esnaf Odalarını ilgilendirdiğini söyledikten sonra meclis üyelerinin ve Muhtarın sevinci kursağında kaldı.

Meclis üyeleri hık dedi, Durdu. Çünkü konuyu ilgilendirecek mevzuat gündemi fuzili işğal den başkası değildi. Lakin guruplar konu  25 kuruşluk ekmek davası olunca hemen savunmaya geçtiler, Muhtarın unuttuğu bir şey vardı. Meclis üyeleri arasında mesleği 25 yılıdır fırıncılık olan Muzaffer Abdaloğlu’ nu hem muhtar, hem de meclis üyeleri unutmuşlardı.

Muzaffer Abdaloğlu Ekmek fiyatının ucuzluğunun kaliteyi düşüreceğini, ucuz un kullanılarak halk kandırılacaktır. Diyerek asıl konunun ucuz ekmek veren işletmelerin işçisine sigorta yapmayarak telafi eder açıklamasında gerçekleri daha farklı bir şekilde anlatmaya çalıştı.

Aslında kimse Muzaffer Abdaloğlu’ nun  bu şeklide konuşmasını beklemiyordu.

Hiç kimse enflasyon’un 10 yılda ne kadar artığını ve ekmeğin bugün en ucuz halkı kandırmak için kullanıldığını bilmiyorlardı! Gündemi dahi yoktu.

Muhtar aslında farkında olmadan siyasi oyuna alet olmamışmıydı?

Muhtar ya bilgisizdi, belki de başka çaresi yoktu, mahallesinde kahvede çayın fiyatını biliyormuydu. Son yılda ne kadar artmıştı? 1 lira olan çay nasıl Sarıyer de 1,5 Tl oldu, Çok farklı siyasi piyasa gerekçeleri de sunabiliriz, Konum o değil. Sadece tam yerinde vurdum işte diyecekken kullanıldığının ne zaman farkına vardı! Mesele bu..

Yılların siyasetçisi Halil Canarıkan ise her zaman olduğu gibi kendi suçunu Sarıyer Belediyesine atma çabası içinde olması çok tuaf tı, İBB meclis üyesi Halil bey’in aslında 25 kuruşluk ekmek davası ile hiçte alakası yoktu!  Parça başı 25 dolar olmuş olsa işte o zaman farklı bir siyasi gündeme taşınması gerekirdi, lakin nedense toplum, uyutulmuş, aynı şeklide Sarıyer haklıda kendi  yandaş medyasını oluşturmuş, kimin kimi ne amaçla savunduğu belli olmadan, yaşamın ortak değerlerinin hiçe sayıldığı bu ülkenin bu güzide ilçesinde, halkı nasıl daha çok kandırabiliriz’in davası vardı.

Beyinler 25 kuruşluk düşünce içerisindeydi!

Gökhan Zeybek halkın sorunlarının farklı olduğunu, Bugün faşizm’in sadece hükümetin icraatlarını ve muhalefetin  söylemlerini takip ederek bilgi edinilmemesini, asıl tehlikenin ekmekten çok, TOKİ kararlarından geleceğini duyurmaya çalışıyordu!

Kimsenin S….de değildi!

Sarıyer Belediye meclisinde Sarıyer Mahalle Dernekleri ve Kooperatifleri meclis oturumu başladığı anda isyanlarını belirtiler, mecliste seyircilerin konuşması yasaktı. Ancak guruplara istekleri yazılı ve sözlü olarak verilebilirdi. Bir kısım insanlar, meclise muhalif hareket olduğunu sandılar ve seyrettiler,

TOKİ Faşizminin komisyondan çıktığını ve TBBM ne geldiğini bu ay belki bu hafta bunun yasallaşacağını, bu konunun kamoyunda baskı unsuru olacak şekilde konuşulması gerektiğini, Bütün Türkiye’nin buna karşı çıkması gerektiğini anlatmaya çalışan Gökhan Zeybek maalesef, Gündem dışı konuşmada bu konuyu ısrarla açıklamak istedi.

Kentsel Dönüşüm alanı ilan edilecek yerlerin bir daha telafisi olmayacak ve itiraz hakkının olmadığı bir yasa hazırlandığını anlatmaya çalışması ve yasa maddelerini Fotokopi ile çoğaltarak meclis üyelerine, gazetecilere ve seyircilere dağıtması görülmesi gereken bir çalışmaydı,

Meclis tatilin vermiş olduğu bir dostluk içerisindeydi!

Macaristan da yaşanılan tatil mecliste birlik ve beraberliği getirmişti. Herkes suspus olmuşlardı!

Mecliste kimse Central Kavehaz’a gitmemişlerdi. Buda ve Peşte nin iki ayrı şehir olduğunu her birinin sokaka çalgıcıları ve kafeleri ile ünlü olduğunu kimseye anlatmamışlardı, Ttreleybüs ve Tranvayla şehri gezmemişler, Kaz cigeri yememiş, Dreher Macar birasından içmemişlerdi. Tokaji’yi şat yapmamışlardı, barda Türkçe parça isteyip bahşişte vermemişlerdi, Budapeşte’nin meşhur evsizlerine dahi üç beş kuruş vermemişlerdi,

Adam Clark meydanında havalar müsait olmadığından Çok güzel Macar kız populasyonunu görememişlerdi.

Neler gördüklerini yakında yazarım….

Sarıyer halkının 25 kuruşluk ekmek davasının, 25 dolarlık yemek parası ile çözülemeyeceğini anlayamadığından, TOKİ faşizmini nasıl anlayacak merak içerisindeyim..