Son Dakika Haberler

Bilemem! Nereye Sürüldüğümü, Bekleme! Mustafa BALCI

Bilemem! Nereye Sürüldüğümü, Bekleme! Mustafa BALCI
Okunma : 107 views Yorum Yap

Büyük bir aşk ile bağlıydı ceylan derisi koltuğuna!

Ceviz kaplı, budaksız kocaman masası, altın sarısı isimlik, adı kabartma baskı ile yazılmış posta açacağı, küçük suçların ortağı olan sırdaş kalemlerin bir arada olduğu dost hediyesi gümüş kalemlik, mesaiyi sıkıntısı yaz-boz not defteri, gönül yarasından gelen gümüş şekerlik, çekmecede unutulmuş eski içi boş cüzdan, alt çekmecede yarım rujlar, rimeller,dört renkli allık, pencere kenarında orkideler, leylaklar.

Etrafta bekleyen kelaynaklar.

Duvar dibinde, son yağmurdan kalan krem rengi yağmurluk asılı, unutulmuş!

Renkli ceketler, her gün fönlenmiş yorgun saçlar, hafif bir rüzgar esiyor havalanıyor yeller, ince uzun topuklar, bir eda ile çıkıyordu merdivenleri trik trak,trik trak.

Günaydın arkadaşlar!

Sorunlar, gerekçeler, projeler, atamalar, sürgünler, sonunu bekleyen yolcular, etrafta kolcular.

Bu sabah uçuverecekti kuşlar, birileri bir yerlere gidecekti, lakin kimse bir şey bilemeyecekti!

Fen işlerine, Sosyal derslerine, Havuz problemine,  Kültür ve kültürsüzlüğe çözüm bulunmalıydı, bir şeyler değişmeli gönüller kırılmalı, kırılanlar tamir olmalıydı, çünkü işler iyi gidiyordu, başarı vardı, kötü olanlara dokunmaya gerek yoktu! İyi olanların sorunları çoktu.

Asfaltta rekor kırılmış! Başarı ziftle kaplanmış! Gönüller karartılmış.

İmarda yer değişikliği teklif edilmiş ve Bebekte planlananlar gerçekleşmemişti.

Müdürlerin sosyal yardım fonları kesilmeliydi! Hepsi alt tarafı üç beş kişiydi.

Kadroları olanlar sürgün yemeliydi!

Ne gerek vardı demeye gerek yoktu. Sormanın da bir alemi yoktu, nasılsa kadro başkasının, lakin müdürler değişik.

Oturduğu koltuklar aslında beşikti?

Kimin eli kimin ceketindeydi? Kim, kimin adamı belli değilmiydi?

Fiyat araştırılmaları yapılması gerekirdi, etraftan eski dost Fettullahçılar getirilmeli, maliyetler hesaplanmalı, daha ucuza, daha çok verim nasıl alınabilinir, AR-GE oluşturulmalıydı, planlar yapılmalı, projeler üretilmeli, malın değeri hesaplanmalı, mali değer biçilerek hayaller ÖZELLEŞTİRİLMELİYDİ.

Geçen Pazar Belgrat ormanlarında bir sürü kelaynak kuşlarının otlaştıklarını gördüm, yemleniyorlardı! Takım halinde kümelenmiş, zıplayarak, kıkırdayarak, beyaz sakalları saçlarına karışmış bakanlar gördüm, fetvacı olmuşlardı, ya hocaaa. Ya hapip,

Usta’lar pazarlık halinde, önümüz seçim, millet görüşmeler peşinde, dostlukların dostça olmadığı patika yolarda ince hesaplar vardı.

Yürüdüm!

Şapkamın altına gizlenerek, bir tutam sıcaklık hissettim sol tarafımda, pek sağlıklı değil, yaprakları yeni yeşeren ağaç dibine oturdum, yoruldum, düşündüm, üşüdüm.

Düşüncelerimi, Duygularımı, kalemimi teraziye koydum! Hoştu.

Lakin terazinin bir tarafı boştu?

Gerçekle, hayali tartmak istedim, Beynimden geçenleri yazmak, duygularımı açığa vurmak, isyan etmek, sertleşmek, kızdım, sinirlendim, titredim iliklerime kadar, dalda birkaç güvercin gördüm, etrafta karga sesleri, uzaktan gelen göçmen kuşlar.

Pankurda yürüyen puştlar vardı.

Uzaklaştım!

Kendimi sahilde buldum, bank’ta otururken arkama döndüm, yeşillikler içerisinde küçük yalı bozması, pencerede seni aradı gözlerim, renk cümbüşü halinle perde arkasında bir hayal, rüzgar hafif esiyor ağaçların yaprakları sallanıyor sanki fönlü saçlar.

Değmezdi bu kadar sorunlu başlar!

Aklımda çay, simit, iki dilim eski kaşar,

Bu yazıya devam edersem kantarın topuzu kaçar.

Mustafa BALCI