Son Dakika Haberler

IŞIKLAR SÖNDÜ. Mustafa Balcı..

IŞIKLAR SÖNDÜ. Mustafa Balcı..
Okunma : 15 views Yorum Yap

Hocam. Yaşamın ortak olduğunu söylüyorlar.
Evet. Yaşam ortaktır.
Nasıl hocam.!
Yaşam, Fedakarlık yaptığında ortaktır. Karşılık beklemeden yaptığın tüm iyi niyetlerin çalışmaların bir gün karşılıksız olarak sana döndüğünde. o zaman farkına varırsın ki. Nerden geldiğini anlamazsın. işte o zaman karşılıksız olarak dönen her nefesin ve ilişkinin sonradan farkına varısın ki. Zaman pekte geç sayılmaz. karşılıksız hiçbir davranış ve hizmet yoktur. Her şeye kanmayın. Sadece sana söyliyebileceğim. dost ve arkadaş ol. Yaşama gül. Gelecek senin dir..bu hayata sıkı sarıl.. koş peşinden yaşamın. o kadar hızlı koş ki, yaşam sana yetişemesin.
Hocam! Yaşamın ortak olduğundan bahsediyorsun. Neden bilgiden yani bilginin ortak olduğundan bahsetmiyorsun.
Bilgi ortak mıdır hocam..
Tabiî ki bilgi ortaktır..
Nasıl bilgi ortaktır hocam. Sizler bu yaşamımda, benim uzun bir yolculuğa çıktığım dönemde yaşamımın ve gelişimimim tam çağında, yani benim paylaşım ve öğrenim çağımda, sizlerden hayatın tüm gerçeklerini öğrenmek istediğim bu zamanda, bilginin ortak olduğunu iddaa ederken, beni gelecek yaşamımda bilgisiz bırakmanız neden..
Hayır! Bilgiyi sadece benden değil. Diğer hocalarından dahi alabilirsin. görece ve sistem gereği şartların, bundan sonra senin hayatında sana ders vermesi gereken başkaları ve yaşamın olduğunu düşünüyorum.
Neden Hocam?
Sizler artık büyüdünüz. Artık genç insanlar olma yolunda ilerliyorsunuz. Bundan sonraki hayatınızda sizlere yeni hocalarınız yaşama hazırlayacak. Yaşamınızda karşılaşacağınız tüm kötülüklere dahi iyi niyetle ve çözüm bularak bakacaksınız. Ben sizlere inanıyorum..
Her şeye çözüm bulabilecekmiyiz? Hocam.
Bulacaksınız. Bulmak zorundasınız. Zorlayın kendinizi. Kendinize inanın. Güvenin. sizler başaracaksınız. Hatta sizlere şunu diyebilirim ki tüm ışığımız sizlersiniz.
IŞIKLAR SÖNDÜ HOCAM.!
Neden?
Ben ilk kahvaltıyı anne sütünde yaptım. Sonra babam, annem ve ben kahvaltıya oturduk. İlk yumurtamı içtim. Kemiklerim güçlensin diye. Sonra bal yedim şeker niyetine. ve ben biraz büyüdüm. Hayatım evde, mutfak köşelerinde yemek kokularında geçti. Ben kahvaltıyı da. Yemeği de iyi bilirim hocam.
Ben beslenme çantası ile ilk karşılaştığımda kiminle annem beni yemeğe çıkartıyor diye düşündüm. Karşımdaki kız kim olacak diye düşündüm. Yaşamımda gizli ilk aşkımı işte o gün tanıdım hocam. Karşımda, beslenme çantamı açan, beni yediren. Gerektiğinde yanağımı okşayan bir kız tanıdım. Evden çekirdeklerini yutarım diye zeytin koymamışlardı. Ve ben zeytini çok severdim hocam. Ben domatesi çok severdim. Doyamam diye vermediler hocam. Yeşil elmayı hiç sevmemiştim. söyleyemezdim..
Siz hocam!
Sevdiğiniz kız arkadaşınız karşısında hiç ekşi yeşil elma yediniz mi?
Siz Hocam!
Sıcak bir vişne suyunuzu sevdiğiniz insanla paylaştınız mı? Tadı gerçekten çok kotü. Hava sıcak, Her şey berbat oldu.. tüm düzen bozuldu, hayallerim yıkıldı.
Ben zeytin’i sevdiğimi sizin zeytin gözlerinizden tat dım. ben domatesi severim, en az sizin yanaklarınız kadar, ben elma şekeri severim ama yeşil elmayı sevmezdim. ben vişne suyunu severdim ama..
Ben şimdi vişne suyunu votkalı içiyorum. yanında siyah zeytinler yeşil olmuş. Yeşil ekşi elmanın üzerinde kahve serpiştirilmiş. Ben, beni senden uzaklaştıran tüm yasakları hiçe sayarak, yanaklarınızı andıran domatesleri meze yapıp yiyorum lakin üzerine biraz zeytinyağı gezdirilmiş. İçimi yumuşatsın diye.
En güzel deniz henüz gidilmemiş olandır. en güzel çocuk henüz büyümedi. büyümedi. en güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz, en güzel söz. henüz söylememiş olduğum sözdür.
Sabah kalkarım. Karşımda sen. Otururum yemeğimi yerim karşımda sen. Kalkarım kitap okurum içinde sen varsın. Çalışırım karşımda sen.. Diye bir şarkı varmış eskiden..
Bana hiç okunmamış kitap verebilirmisin hocam. Daha henüz yaşanmamış. Hiç eldeğmemiş sözler verebilirmisin. Bana hiç sönmeyen bir ışık verebilirmisin?
Saat 4 yoksun. Saat 5 yok, saat 6. 7 yoksun. Ve ya ertesi gün dahi olmayacaksın. Ama beklide hiç olmayacaksın.. Ne kadar doğruymuş meğer..
Ve ben illet grip den kalan göğsüme inen hıçkırıklarımda isyan edeceğim. Konuşurken kısık kısık öksüreceğim. Soracaklar bana. Grip göğsüme indi diyeceğim. Ama sebebini bir tek ben bileceğim. Kısık, kısık öksürüklerimin. Ama biliyorum ki artık hep öksüreceğim.
Sen kara tahtaya beyaz tebeşirlerle yazarken, son derslerimizde ödevlerimizi. Beni sevdiğin için tahtanın yanında beni çağırır ve tahtaya bakarken aşağıdan tebeşir tozlarını yutardım, o zamanda aslında hep öksürürdüm hocam..
Yakın zamanda beklide ne 4.5. veya 6. 7 . bekli de kimsenin farkında olmadığı ertesi günlerde, seni bekleyen… boş günlerin… Zamansız giderken. Ve belki kim bilir? kim bilir? Tebeşir tozları yüzünden, Ben senden önce gideceğim…
Yaşamın ortak paylaşım olduğunu öğrettiniz..
İçinde sizin olmadığınız yaşamın ortak olduğundan örnek veriyorsunuz. sizin ortak olmadığınız yaşamdan örnek veremezsiniz hocam. Yaşamın fedakarlık olduğundan bahsediyorsunuz..Fedakarlık yapacak ..imkanlar ve imkansızlıklar mı?
Çam dikildiği zaman artık sulamaya gerek yok. köklerinden emiyor demiştiniz.
Yanıldınız. Ve çam kozalaklarını anlatırken fıstıklarından bahsetmediniz.
Ben artık. Ekşi elmaya kahve koymaya başladım. Çam fıstıklarını kabuksuz yiyorum. vişne suyunu sek içemiyorum. Siyah zeytini meze yapsam da, gözleriniz kadar tat vermiyor. Lakin domatesi kabuklarıyla dişlesem bile, salata kabuklarını rakının içine koysam da, kendimi hıyar gibi hissediyorum..
IŞIKLAR SÖNMESİN.
Perdeleri kapatalım.. biraz büyüdüm hocam…
Ben beklide sizi ………….
Mustafa BALCI.
Küçük bir Not:
Yaşam. Hayatın tüm gerçekleri böyledir. Bir gün gelir yalnızlığa alışırsınız. Kimsesizliğe, kimselerin olduğu kalabalık ortamda beklide kendinizi yalnız hissedersiniz. canınız sıkılır. Yazı yazmak istesiniz. Olayı kurgularsınız. Tamam dersiniz. Bir öğrencinin, aslında ögretmenini nasıl sevdiğini yazmak istersiniz.
Sonra gazete köşelerinde, öğrenci öğretmeni sevdi ve aşık oldu dersiniz. Karşılık olmaz. Olamaz. Ufaksınızdır. Tepkiniz farklı olur. İsyan edersiniz. Sevginin ispat yolu yaşamınıza vereceğiniz en büyük cezadır. Bu cezayı kendinize vererek acı çektirmek istersiniz. Kaybeden siz olursunuz.
Oysa ki yaşamda birde hayat hocaları vardır. Büyümüşünüzdür.
Kendinize güveniniz tam. En güzler insanlarla tanışmış. En güzel kadınların tadına bakmış. En renkli hayatı yaşamısınızdır. Hatta profesyonelsinizdir. Bu işleri sizden daha iyi bilen yoktur. Sonra. İşte yaşamın. Acı süprizi başlar.
Aslında hayatı tam olarak öğrenmemişsinizdir.
Hayatı öğrenmek için. Tecrübe dahi yetersizdir. Yaşam koçu kullanmalısınız. Evet, yaşam koçu edinmelisiniz. Bir erkek. Bir bayan olmalı. Birinde paylaştığınızı diğerin de paylaşamıyacağınız için ikisini de bulundurmalısınız. Masraflı bir öğrencilik dönemi yaşayacaksınız. Tekrar eğitim alacaksınız. Eğitileceksiniz. Asıl bu yaştan sonra bir koç a ihtiyacınız olacak..
Ne demişler! Öğrenmenin yaşı yok. Bu yüzden yaşlandıkça herkese hocam diyeceksiniz.
Her şeyi biliyorum mu? diyorsunuz.
Her şeyi biliyorsanız, O zaman sevmeyi bilmiyorsunuz demektir.
Ben denedim. Çok acı oluyor. İşte o zaman bir yaşam koçu gerekiyor.
Yada yaşamının koçunu bulmak.
Ya yaşamının koçunu bulacaksın. Yada koç olacaksın.
Hoşçakalın..