Son Dakika Haberler

SARDUNYADAN SELAMLAR. Mustafa BALCI

SARDUNYADAN SELAMLAR. Mustafa BALCI
Okunma : 82 views Yorum Yap

Sardunya ilçesinde ziyarette bulundum, Belediye Başkanı, Kaymakam, Emniyet Müdürü, Hastanenin Baş Hekimi her biri makamlarında yoktular. Bir koşu esnafa gitmeye karar verdim, Karşımda pencereleri sonuna kadar açık, bahçesinde kocaman bir asma ağacı her bir dallarında kokulu üzümler, kahvenin tüm çevresini sarmış adam boyunda rengarenk sardunyalar, üç beş masa ve sandalyeler, kimisi iki sandalyeye uzanmış köyün ağası görünümünde yüz dönüm arazi sahibi bir ağa, yan masada ciğerlerine kadar ter kokan kafalarında kasketleriyle, masada ağızlıklara takılmış sarma sigaralar ve tıka basa dolmuş kültablası, masa üzerinde dizilmiş her birinin önünde bulunan domino taşları ve ben yanlarına gittim.
-Selamunaleyküm ağalar.
– Aleyküm selam,
-Kimseler yok mu? Başkanlar, amirler,müdürler, nerdeler?
-Beyim hepsi evlerinde, kimisi tarlasında, kimisi çardağında, hepsi işinin başında vazife yapıyorlar,onlar devlet büyükleri, bir dican varsa söyle bakalım.
-Burada nasıl bir hizmet var ki. Bu adamlar hiç yerlerinde durmaz. Ama her taraf Sardunyalarla dolu. Rengarenk her biri özel yetiştirilmiş bahçeler nasıl, oluyor da bu kadar güzel bir ilçede görev başında olması gereken insanlar yerlerinde bulunmuyor.
-Beyim, bizim buraya gelen devle t görevlileri, her biri boş kalmamak için çiçek yetiştirdiler, her gün boş kalmamak için, yolları çiçeklerle donattılar. başka nasıl olsun ki. Burada bizler öyle oturuyuk işte hee.
-Sen nehabçen bakalım onları. Gel anlat bakalım bile. ney istiyon sen.
-Sizler burada hiç sorunlarla karşılaşmıyormusunuz.
-Sorun ney gayrı. Heçç dimi sakın, varmıy dı bi sorun senin bakım. Bir şey dicen de korkuyorsun gayri de bakkalım de.
-Sizin buralarda hiç devlet büyükleri yok mu başka, Cumhurbaşkanı. Başbakan. Millet vekili. Bakan. Eski Başbakanlar, Eski Bakanlar, Dünyayı yöneten devletlerin Konsoloslukları, Saraylar, onlarca hastane, muhtarlar, biriyle kavga eden bir halk, mevkii sahibi olan herkese elinden geldiği kadar saran kara kalem bir basın. Sorunları olan azınlıklar. Ermeniler. Museviler. Hırıstiyanlar. Kiliseler. Havralar, Gökdelenler, Çarşılar, Plazalar. Metrolar. Her biri kendine münasır binlerce kişilik kendilerine muhtarlık verilmesini hak eden nüfusa sahip kentsel siteler, bakıma muhtaç binlerce kişi. Sağlık ve açlıktan yoksun bir halk. Yok mu? sizde böyle şeyler.
-Sen neler de diyosun gayri. Hele öyle bir yer vamı ki bakım.
-Yok, öyle bir yer yok ta. Hani dedim, geldiğim yerde. Cumhurbaşkanının evine, yoluna gül ekmişler de. Sulamışlar. Yolları yıkamışlar. Suç işlemişler gibi yargılandılar da ondan bir sorayım dedim.
-Bende seni dinliyom gayri. Ama boşa. Buradan kim gelir geçer. Sardunyaların içinden, hele geçen, Karşı Gelincik ilçesinden, Emin ağanın torunun kocası Millet Vekili oldu. Bizde sevindik gayri. Emin ağa Sardunyadan geçerken yola dizildik el salladık, tören yaptık, geçti gitti.
-Başka nerde. Buralardan kim geçer gayrı.-Bizde, geçene de, hizmet edene de, Karşılayana da bok atıyorlar da, birden sizleri burada sakin ve huzurlu görünce hatırladım.
-Hele gel yanıma kulana bişe diyittiri vereyim ayıp amme. Kızmayasın sakın.
-Yoo kızmam niye kızayım ki.
-Bizde boku kubura gönderi veriyola. Siz birbirinizemi atıyorsun hemi? Ayıp olmuyo mu hee…
Mustafa BALCI