Son Dakika Haberler

Vakit Tamam Seni Terk Ediyorum

Vakit Tamam Seni Terk Ediyorum
Okunma : 9 views Yorum Yap

CHP derin bir sessizlik içinde, Transfer parası ve maaşları ödenmiş sponsorlu kalem elemanları da artık yazacak bir şey bulamıyorlar.Mevcut yollar tıkanmış, gerçekler ayyuka çıkmış, Sarıyer siyaseti yerinden sarsılması gerekirken, maalesef ortalık o kadar sakin ki. Dal kıpırdamıyor.
Neden bir kaç kelime yazacak bir şey bulamıyorsunuz. Söylenecek hiçbir söz yok mu?
İsterseniz bazı tüyolar vereyim. Çünkü kaynak sıkıntısı çekiyorsunuz. Siyasetin sadece dedikodu kısmıyla ilgilenenler maalesef kendilerine sunulanı yazarlar. Hatta biraz daha ileri gideyim sadece konuşurken muhabbet içinde geçenleri haber yaparsınız. Ancak buna müsaade vardır. Biraz cesaret kalemşörler. Ama haklısınız!
Sizler. Cenazede sadece resim çektiniz dostlarım. Biz ise namazı kılıp cenazeyi kaldıran olduk.
Bir şeyler oluyor, gerçekten çok ciddi şeyler oluyor. Binlerce üye kaydından oluşan yanlış ve hatalı düzenleme, mevcut delegelerin tamamının yok sayılması. Koskoca bir partinin hem de Cumhuriyet Halk Partisinin delegelerinin yok sayılmasından bahsediyoruz. Çıt yok!
03.11.2009 tarihinde http://www.sariyerliler.com/haber_detay.asp?haberID=754 BEN DELEGE OLABİLECEKMİYİM yazımı yazdım. Çünkü o tarihte herkes bu sorunun cevabını bekliyordu! Kimin delege olacağı önemliydi. NASIL OLACAĞI İSE HİÇ ÖNEMLİ DEĞİLDİ.
CHP Sarıyer ilçesinde, Belediye Başkanı olabilirsiniz, Millet Vekili aday adayı olabilirsiniz, seçilmiş Meclis Üyesi olabilirsiniz, Önemli olan yaşadığımız bu günlerde kim delege olacak. Belirleyici kim olacak. Seçen ve seçilen kim? olacak diye sormuş, yazımı şöyle bitirmiştim.
Eken biçer mi? Eden bulur mu? Nasıldı bu cümle kuramadım.
Bugün. Nasıl delege olduğumu öğrendim, biliyorum artık. Siz nasıl delege olduğunuzu hatırlıyormusunuz? Evde mi yazılmıştınız. Çalışırken mi? Uykuda mı? delege oldunuz! Hatırlamıyorsunuz tabi. Birileri bize bunu hatırlattı. Bende hatırlamaya başladım.
Çok düşünmeye başlayınca. Anılar birbirini kovaladı. Derin düşüncelere daldım. Mahalleleri gezdim. listelere girdim. kendi evimde oturan Güney Batıdan akrabalarım olduğunu gördüm. Ben Laz dım. Listeyi görünce KAZ OLDUM!
Gururla taşıdığım delegeliğim vardı. Sokağa düştüm! Sokak sorumlusu oldum. Şimdi ise dağılan kılcal damarları toplamakla uğraşıyorum, zaten üç damar tıkalı baypas halimle ayakta durmaya çalışırken. Birde kılcal damarların tıkanmasını kabullenebilecek durumda değildim. Yaşama dört elle sarılıp mücadeleye devam etme kararı aldım.
Duvardaki aynama baktım. Karşımda saçları kırlaşmış, Pis sakallı, Motivasyon olarak çökmüş, Bitkin bir adam vardı. Elimdeki viski bardağını kocaman aynaya vurarak kırdım. Vakit tamam Seni terk ediyorum dedim. Gecenin bir vaktiydi. Sorumlusu olduğum sokağa çıktım. Köşedeki lambanın altında sigaramı yaktım. Hafif yağmur çiseliyordu, Kafamı kaldırdım, kocaman bir direk, desenli abajurlar loş bir ışık altında kendimi Fransız sokağında lamba altı fahişesi olarak düşündüm. Sorumlusu olarak gördüğüm kendi sokağımda.
Uykusuz bir gecenin ardından sabahın erken saatlerinde gelen bir telefonla uyandım. Uzun bir konuşmaydı yakın dostlarımdan. Gün boyu devam etti. Akşam oldu. Meydan Pup’ a gittim. İçtim, içtim, Masalardan masalara gittim. Sadece ilçe ve seçimlerdi konu olan. Atamalardı. Beni son masaya gönderdiklerinde en samimi dostlarım bana sen Siyaset’ i bilmiyorsun dedi.
Haklıydılar! Kurt Siyasetçilerin yanında ben neyim ki!
Söyleyemedim..
Limanda. Fransız lambalarının loş ışığı altında, Jartiyersiz bir fahişeydim ama EMEKLİ..
Mustafa BALCI.